Özge Ulusoy: Şımarıklığın ve arsızlığın prim yaptığını görmeye tahammül edemiyorum

Özge Ulusoy: Şımarıklığın ve arsızlığın prim yaptığını görmeye tahammül edemiyorum

Matruşka bebekler gibi… Konuştukça içinden başka bir kadın çıkıyor. Sizi durmadan şaşırtıyor. Ama en belirgin özelliği disiplini. Sabahın köründe de uyansanız, bir bakıyorsunuz, o çoktan sabah sporunu yapmış, günlük rutinine koyulmuş bile. Özge Ulusoy ile yeni reklam çalışmasına ve hayata dair konuştuk. Oya Çınar / oya.cinar@posta.com.tr

07 Haziran 2020, Pazar 07:01 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Karantina sürecinde, sosyal medyada en güldüğüm tweet’lerden biri “Şu karantina bitsin, salondaki koltuğu atacağım” olmuştu. Weltew Home’un reklam yüzü olduğunuzu öğrenince aklıma bu geldi…

Hahaha! Çok iyiymiş... Valla ben biraz enteresanım. Survivor’a gittiğimde de aynı şey olmuştu. Hayatımda majör bir değişiklik olunca önce bir panik oluyorum. Sonra “Şartlar böyle, sızlanmak yok, devam et” diyorum. 

BU DÖNEMDE DUAYA SIĞINDIM

Başta hayli zorlandınız o zaman…

İlk iki hafta çok ağladım. ‘Aile büyüklerine bir şey olur mu?’ korkusu beni mahvetti. Muhtaç durumda olanları düşündüm. Geceleri çok ağladım. Sanki dünyanın yükü omuzumdaydı. Zaten dua eden bir insandım ama bu dönemde daha da buna sığındım. 

Sonra nasıl atlattınız? 

Dedim ki “Şikayet edip somurtmak bana bir şey kazandırmayacak.” Her şey geçici. Kendimi böyle ferahlattım. Bu sayede evden eşya atmama gerek kalmadı (Gülüyor). Ama tüm evimi yakın bir zamanda Weltew Home’la dekore edeceğiz. Hayatlarındaki ilk kampanya çalışmalarını en önemli özelliklerine vurgu yaparak "Ustalıkla Zarafet" mottosu üzerine kurmuşlar. Övünmek gibi olmasın, “Ustalık bizde, zarafet de Özge Hanım’da” demişler. 

GELENEKÇİ VE DÜZENİNE AŞIK BİR İNSANIM 

Şu ara herkeste bir yenilik arzusu var… 

Ben hayatımı ve evimi çok seviyorum. Yaşım ilerledikçe daha da sever oldum. Ruhumuz yenilik istiyor, kabul ediyorum. Ama yeniliğin yapıldığı alan önemli. Ben gelenekçi ve düzenine aşık bir insanım. Ama iş moda ve dekorasyona gelince her zaman trendleri takip ediyorum, o alanda değişikliklere de açığım. 

Sosyal medyada izlediğim kadarıyla bir dakika boş durmuyorsunuz… 

Duramam. Orta halli, bürokrat bir aileden geliyorum. Her istediğimiz olmasa da isteklerimizin çoğuna sahip olarak büyüdük. İhtiyacım olmadığı halde küçük yaşlardan beri çalıştım. İlk paramı ilkokul 5.sınıfta, Ankara Operası’nda çocuk balerinken kazandım. O yüzden emek isteyen hiçbir işten gocunmadım, küçümsemedim. Sosyal medya artık hayatımızın çok önemli bir parçası. Bu dönemi de ona yatırım yaparak geçirdim. 

Baba albay, anne öğretim görevlisi olunca insanın göbek adı disiplin mi oluyor?

Annem ve babam, disiplinle birlikte doğru insan olmak için gereken her şeyi öğrettiler, sağ olsunlar. Ama balerin olmamın ve yıllarca Rus öğretmenlerle, hata yapınca kafaya ayakkabı yiyerek çalışmamın da bugünkü düzen ve disiplinime katkısı büyük. 

SPOR HASTALIK HALİNE GELDİ AMA BÖYLE HASTALIĞA CAN KURBAN 

Hayatta en önem verdiğiniz şey ne? 

Güven duygusu. O yüzden artık etrafımda çok az insan var. Zor güveniyorum…

Böyle olmak bir yerden sonra sıkmıyor mu? 

Hiç sıkmıyor. Böyle mutluyum. İnşallah etrafımdakiler de sıkılmıyordur. Spora da aşkla bağlıyım. Kabul ediyorum biraz hastalık haline geldi ama böyle hastalığa can feda. Sağlıklı olmak için hastalandım diyelim. 

Üzerinizde güzellik baskısı hissediyor musunuz? 

Hissetmiyorum. Evet, güzel bulunduğumda mutlu oluyorum ama en klişe haliyle güzellik göreceli. Ve gerçek güzelliğin fiziksel olanla beraber çok başka şekillerde olduğunu bilecek yaştayım. 

60’IMDA 35 GİBİ GÖRÜNMEK İSTEMEM AMA 50 GİBİ GÖRÜNMEK İSTERİM

Yaş almak mı yaşlanmak mı? 

Ben yaş almak diyorum, ikisini ayırıyorum. Zaten ailemdeki herkesin bu konuda maşallahı var. İyi yaş aldılar. Genlerime güvenim tam.

Çok ileri yaşlarda, 30’larda görünmeye çalışmak doğru mu sizce? 

Valla 60’ıma geldiğimde 35 gibi görünmek istemem ama 50 gibi görünmek isterim şahsen. Her zaman yaşının iyisi olmak amacım.

Yaptığınız iş deyim yerindeyse biraz dişli olmayı gerektiriyor. Ama siz bana bazen çocuk gibi geliyorsunuz… 

Beni çok az tanıyarak nokta atışı yapmışsın. Etrafımdaki herkes çocuk gibi olduğumu söyler. Dişli kelimesini hiç sevmem zaten. Dişli ve hırslı olmak, başarıya değil mutsuzluğa ve yıkıma götürür. 

“ANNE OLMALISIN” DİYE BAŞLAYAN SOHBETLERDEN UZAK DURUYORUM 

Geçtiğimiz günlerde oyuncu Hazal Kaya “Doğurmak bir kadını daha kadın yapmaz, doğurmayan kadın eksik kadın değildir” dedi…

Anneliğin çok kutsal bir mertebe olduğunu düşünüyorum. Ama anne olmayan bir kadının tamamlanmamış sayılmasına şiddetle karşı çıkıyorum ben de. Baba olmayan bir adama bu gözle bakıyor muyuz? Asla... 

Bu konuda bir baskı hissetmiyorsunuz o zaman…

“Anne olmalısın” diye başlayan sohbetlerden uzak duruyorum... Bir keresinde kalabalık bir ortamda, anne olmanın tamamlanmak olduğunu söyleyerek beni sıkıştıran, sonra da “Benim en büyük eserim oğlum” diyen bir kadına Türkan Saylan örneğini verdim. Gerçek bir eserin ne demek olduğunu hatırlattım ona. Kaderimde varsa zaten olacak. Ama ben böyle de tam ve mutlu bir kadınım.

ANAÇLIK SAÇINI SÜPÜRGE ETMEKSE O, BEN DEĞİLİM

Yapı olarak anaç mısınız, yoksa her zaman kendini önceleyenlerden misiniz? 

Her zaman karşımdakini daha çok düşünürüm. Hiç bencil değilim. Ama anaçlık başka yerlere çekilebiliyor. Klasik, her şeye koşturan, saçını süpürge eden bir kadın olarak anlayanlar da var. O, ben değilim.

Hayatta öğrendiğiniz en önemli şey ne? 

Başarının çok çalışmak ve dürüst olmakla doğru orantılı olduğu. Herkesin düşündüğünün aksine, iyi olanın uzun vadede hep kazandığına inanıyorum. Vicdanın temizse, güvendiğin insanların söylediklerinin dışında hiçbir şeye kulak asmamam gerektiğini öğrendim. 

“Sırrını çözemedim” dediğiniz neler var? 

Şımarıklığın bazen prim yaptığını görmek. Tahammül edemediğim bir şey şımarıklık ve arsızlık. Bazen kısa vadede de olsa arsızlığın popüler olduğunu görüyorum ve şaşkına dönüyorum. 

Aşkı çözdünüz mü mesela?

Çok uzun zamandır tevekkülle yaşıyorum. Tabii ki tevekkül ettim, kenarda köşe yastığı gibi bekliyorum demek değil bu. Ama hayatın bana getirdiklerini kabul ederek yaşıyorum. 

Hayatınızdaki öncelik sıralaması nasıl? 

Neden hepsi bir arada olmasın ki… Sıralamaya gerek var mı! Bende böyle yürüyor bu işler. Şu an tam da böyle bir ilişki yaşıyorum. İşimi doğru şekilde yapmamdan gurur duyan, işime saygı duyan biri var hayatımda. İşim, ilişkim, ailem, dostlarım hepsi önceliklilerim zaten. Hiçbiri, birbirinden önde veya geride değil. Bir de bence aşk çözülmemiş haliyle güzel.  

HAKKIYLA YAPILDIĞINDA MODELLİK HARİKA BİR MESLEKTİR 

Modelliğin en keyifli zamanlarını yaşadınız. Özlüyor musunuz hiç o dönemlerinizi?

Ah özlemez miyim? Dünyanın yarısını, canım Uğurkan abimin (Erez) yaptığı çok başarılı defilelerle, tüm arkadaşlarımla birikte gezdik. Modellik düzgün yapıldığında dünyanın en güzel mesleklerinden biri. Bazı yanlış isimler yüzünden hafife alındığı olsa da hakkıyla yapanlar gösterdi ki harika bir meslektir. Bana da çok şey katmıştır. 

Parayı en cömert neye harcarsınız? 

Sokak hayvanlarına ve yardım kuruluşlarına doğrudan para harcayabiliyorum. Orada hiç sınırım olmuyor, ne mutlu bana.

Cimriliğinizin tuttuğu bir şey? 

Cimri hiçbir zaman olmadım. Ama tutumluyum. Çok çalışarak para kazanıyorum, havadan gelmiyor. Kıymetini bilirim, dikkatli alışveriş yaparım. Çok pahalı bir şeyi sezonda almam, indirimi beklerim. Benim için lüks, timsah derisinden yapılmış acımasız çantalar değil. Sağlıklı olmak, dünyayı gezebilmek sevdiklerime güzel hediyeler alabilmek, güzel restoranlarda değişik tatlar tadabilmek… Mutluluk ve lüks tanımımda bunlar var. 

BURADAN HERKESE SÖYLÜYORUM, İLAHİ ADALETE İNANIN

Duygusal olarak kötü hissettiğinizde, kendinizi tamir etme yönteminiz ne? 

Ailem ve dostlarım. Ben anlatarak iyileşirim. Konuşur, anlatır tüm hüznümü kusarım. Yakın çevremin başı biraz ağrır ama benim de en zor günlerinde yanlarında olacağımı bildikleri için ses etmiyorlar sanırım (Gülüyor). Her şeyin geçtiğine inandığım için, ayağa kalkar ve yoluma devam ederim. Pes etmek benim hayatımda bir seçenek olmadı hiçbir zaman. Bir de çok emin olduğum bir şey var ki o da ilahi adalet! Bunu okuyan herkese söylüyorum, ilahi adalete inanın. 

HAYVAN SEVMEYEN BİR ERKEKLE OLMAZ 

Gelecek planlarınız arasında evlilik var mı? 

Evlilik kurumuna saygım sonsuz. Annem ve babam 46 yıldır evliler maşallah. Bu konuda kaderciyim ben. Kaderimde varsa olur. 

Nasıl bir erkek sizi etkileyebilir?

Kendine güvenli, nazik, zeki, esprili, dürüst ve merhametli.

Nasıl biriyle asla olamazsınız? 

Kaba ve hayvan sevmeyen biriyle asla olamam.

SABAH UYANDIĞIM HALİME ÇOK YÜKSELİRİM 

Aynada kendinize yükseldiğiniz olur mu? 

Ahahah! Bu lafa çok gülüyorum. Olur valla! Hem de şaşıracaksın ama ben sabah uyandığım halime yükselirim pek. Hafif şiş, kısık gözlerim, yanaklarımda uyku pembeliği olur hep.

Genelde kendinizi ne zaman çok güzel ve seksi hissedersiniz? 

Yaz akşamüstleri… Hafif bronz tene, uçuşan bir elbise, hafif bir makyaj ve nemli saçlarla... Hahahah! Şu an fark ettim, yazı özledim, yaza yükseldim. 

En kolay neye kanarsınız?

Ayakkabı ve çanta indirimlerine. 

En sevmediğiniz özelliğiniz ne? 

Evhamlıyım, endişeli bir tipim. Çok kurarım, kendimi sıkarım. Berbat bir şey.

En bayıldığınız özelliğiniz ne? 

Çok sabırlıyım. Çünkü sabrın sonu selamet, ben bunu hep yaşadım ve gördüm.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çiçeklerin kraliçesi: Gül