Pandemi sürecinde sorumluluğun en büyüğü ailelerin

Neslimizin bugüne kadar yaşamadığı evrensel boyutta bir salgın ile karşı karşıyayız. Bu durum hepimiz için belirsiz ve sıkıntılı geçiyor. Önemli olan ruhsal olarak en az zararla atlatıp yaşadığımız bu durumdan ders çıkarabilmemiz. Beden bütünlüğümüzü önemli derecede tehdit eden bu salgından ruhsal açıdan etkilenmemiz normal. "Aniden gelişen olaylarda verilen psikolojik tepkiler muhtemeldir" diyen Psikolog Buse Irak, konu hakkında detayları anlattı.

11 Mayıs 2020, Pazartesi 10:10 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Küçük çocuklar bilişsel gelişim düzeyleri dolayısıyla tıbbi olan durumlar hakkında yetersiz bilgiye sahiptirler. Bu süreçte ailelerin abartılı davranışları çocukları ve gençleri ruhsal açıdan olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır.

Salgının yarattığı korku ve kaygı bu süreçte çok normaldir. Çünkü bu duygular olmazsa gereken önlemleri tam anlamıyla sağlamış olmayız. Çocuklara da bu durumu anlatırken alınan önlemlerin korumaya yönelik olduğunu onların anlayabileceği dilde anlatmalıyız. Ancak kaygı ve korku durumunun normal olması abartılacağı anlamına gelmemelidir. Abartıldığı zaman ruhsal açıdan etkilenmesinden dolayı doğru zamanda verilen tepkiyi sığlaştırabilir. 

Bulunduğumuz süreç hayatımızda değişikliklere neden oldu. Rutin düzenimizin bozulmasıyla çocukların ruhsal, sosyal, akademik, motor ve zihinsel gelişimlerini sekteye uğratabilir ve bununla birlikte birçok psikolojik sorunlara zemin hazırlayabildiği gibi zeminde olan bazı sorunları da arttırabilir. Çocukların bu dönemi en az sıkıntılarla geçirebilmesi anne babanın ruh sağlığı ile orantılıdır. Çocuklar ailelerini, öğretmenlerini, çevresindeki kişilerin tepkilerini izler ve o tepkilere göre davranırlar. Bu yüzden izlenilen haberlere verilen tepkiler, aramızda konuşulan konuşmalar çocukların nasıl hissedeceği konusunda en önemli belirleyiciler olacaktır. Çocuklarımız etkilenmesin diye yapılan davranışlar, hiçbir şey yokmuş gibi yapılanlar, hareketler çocuklarımız tarafından sezilebilir ve bu durum daha endişeli olmalarına ve ailelerine olan güvenin kaybolmasına neden olabilir. Çünkü güven duygusu bu tip olaylarda çocukların en fazla ihtiyacı olan durumdur. “Korkmanı anlamıyorum, sen artık büyüdün” gibi cümleler ve çocuğunuzu yok saymak korku hissini artırır. Çocuklarınıza bu süreçten etkilenecek kişilere yardım edecek birilerinin olduğunu anlatmaya çalışın, böylelikle çocuklarınızın rahatlamaları sağlanmalıdır.

Ev de aile ile yapılacak aktiviteler ruh sağlığımız için çok faydalıdır. Böylelikle yaptığımız aktivitelerle kaygılı ortamlardan uzak kalmamıza neden olur. Kendimizi faydalı hissedip, bir şeyleri başarabilme duygusu, en önemli ruhsal desteklerin içinde sayabiliriz. Yapılabilecek aktiviteler arasında; resim yapmak, kitap okuma saati düzenlemek, sessiz sinema, kutu oyunları gibi oyunlar oynamak, egzersiz yapmak, çocuklara ev içerisinde sorumluluklarını artırabilecekler görevler vermek sayılabilir.

Yaşadığımız bu süreç bizim seçimimiz olmayabilir ama bu süreçte nasıl yaşayacağımız bizim elimizde.

Kendimizi bile yönetirken zorlandığımız bu zorlu süreçte çocuklarımızdan bir şeyleri saklamak yerine açık olmaya çalışın. Yaşlarına uygun konuşarak belirsizliklerin önüne geçmeye çalışın. Yetişkinler olarak yapılabilecek en iyi şey çocukları dinlemek, tutarlı bir tutum sergilemektir. Çünkü çocuklar her zaman güvene ihtiyaç duymak ister. Çocukların rahatlıkla konuşabildiği bir ortamın sağlanması ileride sorunlarla baş edebilmelerine olanak sağlayacaktır.

Psikolog Buse Irak

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Dikkatli olun ama panik yapmayın!