Pardon, bir hata olmus!

Pardon, bir hata olmus!

Nevzat Pak, kimlik kontrolünde gözaltına alındı. “Gasp yapmışsın” dediler. “Yapmadım” dediyse de dinlemediler. 3 ayrı suçtan yargılandı. “Sen bu suçu tek başına yapmadın” dediler

21 Ekim 2012, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

MEHMET ÇELİK

mehmet.celik@posta.com.tr

O da en yakın arkadaşının adını verdi. 24 yıl hapis cezası aldı. 7 yıl 9 ay 25 gün sonra “Pardon, bir yanlışlık olmuş” deyip serbest bıraktılar. Yakalandıktan 18 yıl sonra ancak beraat edebildi. Hayatı film oldu.

Nevzat Pak’ın hayatını karartan olaylar zinciri, 1979’da başladı. Acemi eğitimini tamamladıktan sonra dağıtımı Siirt’e çıkan Nevzat Pak, yeni birliğine teslim olmadan önce ailesini görmek istedi. Dağıtım sırasında firar etti. Ankara’ya ailesinin yanına gitti. Ailesiyle hasret giderdikten sonra Siirt’e gitmek üzere otobüs terminaline doğru yola çıktı. Ama hayatını karartan bir talihsizlik yaşadı.

Ankara’da otobüs terminalinde yapılan kimlik kontrolü sırasında asker kaçağı olduğu anlaşılınca yakalanıp karakola götürüldü.

KARAKOLDAKİ SÜRPRİZ

Nevzat Pak sadece asker kaçağı olarak yakalandığını zannediyordu. Ancak karakolda bir sürprizle karşılaştı. Yasadışı bir örgüt adına yapılan bazı gasp ve soygun olaylarından sorumlu tutuluyordu. İşkence 3 gün sürdü. Suçlamaları kabul etmek zorunda kaldı. Sorgulayanlar, “Bu suçu 4 kişi işledi. 3 kişi daha bul” dediler. Uzun süre direndi ama sonunda dayağa dayanamadı.

En yakın arkadaşının adını verdi. “Suçunu” karakolda itiraf ettiğini gösteren tutanağı imzaladığı için mahkemesi uzun sürmedi. İki tanık “Gaspçı bu değildi” dedi. Ancak içlerinden biri ifadesinde “Buna benziyor” dediği için karar hemen verildi. Nevzat Pak suçlu bulundu ve 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ankara, Amasya, Tekirdağ, Niğde, Bolu ve Kayseri cezaevlerinde tam 7 yıl 9 ay 25 gün yattı.

BİTMEYEN ÇİLE

Kayseri Cezaevi’nde yatarken bir gün tahliyesinin geldiği söylendi. “Daha yatacak çok yılım var” diye itiraz etti. Gelen haber inanılmazdı: O hapiste yatarken İstanbul’da bir kuyumcunun soyulması olayına karışan örgüt militanları yakalanmıştı. Militanlar Nevzat Pak’ın adının karıştığı gasp olayını kendilerinin yaptıklarını itiraf etmişti.

Bu itiraf Nevzat Pak’ın tahliye edilmesini sağladı. Ama hemen bırakılmadı. Askeri cezaevine konuldu. Asker kaçağı iken cezaevine girdiği için askerliği yarım kalmıştı. Askeri cezaevinde yattıktan sonra askerliğini de yapmalıydı. Nevzat Pak, Ankara’da yakalandıktan dokuz yıl sonra nihayet sokakta rahatça yürüyebildi. Yine de Nevzat Pak özgürlüğünün tadını çıkaramadı. Beraat kararının verilmesi dokuz yıl sürdü.

Yakalandıktan ancak 18 yıl sonra dava sonuçlandı. Dava sürecinde sabıkalı diye bir işe girememişti. Beraat edince hayatının kaybolan yıllarına karşılık dava açtı. Nihayet aklandı ve 745 lira maddi, 5 bin lira manevi tazminat kazandı. Bu arada dönemin Adalet Bakanı Oltan Sungurlu’nun yardımıyla bir işe girdi. İşe girince tazminatını almak istemedi. Bir avukatın, ‘Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidelim’ önerisini de dinlemedi.

Nevzat Pak başına gelenleri anlatıyor:

“Çok bunalmıştım. Burdur’da askerliğini yaparken dağıtım yeri olan Siirt yerine Ankara’ya ailemin yanına gittim. 5-10 gün gezeyim dedim. 9 Kasım 1979’da otobüs terminaline gidiyordum. Yolda jandarmalar çevirdi. Asker kaçağı olduğum için yakalandım sanıyordum.

Polis karakolunda ne işim var derken bana bir gasp olayına karıştığımı söylediler. Beni biriyle yüzleştirdiler. Gaspa uğrayan kişiymiş. O da ‘Evet benziyor’ dedi. Ben ‘Öyle bir şey yapmadım’ dedim, onlar ‘Biliyoruz o kişi sensin’ dediler.

‘4 SUÇ ORTAĞI BUL’

“Mahkemede reddedersin, imzala” dediler. Önüme kağıt, kalem bir de çay geldi. “Şuradan canının çektiği on tane suç yaz bakayım” dedi komiser. Yediğim dayağı bir ben bilirim, bir de Allah bilir. Kağıdı imzalamak zorunda kaldım. Dediler ki, “Dört tane suç ortağı bul.” Bu suçun esası dört kişiymiş meğer. “Ben kimi bulayım?” dedim. Kemal Aslan en iyi arkadaşımdı.

Aklıma başka kimse gelmedi. Onun adını verdim mecburen. Yoksa birini söyleyene kadar yine döveceklerdi. Onu da tutukladılar. Ama o az yattı. Suçu ben üzerime aldım. Yine de Kemal bana küstü. Bir daha konuşmadı. 24 yıl hapis cezası aldım. Geceleri “Allah’ım ben ne yaptım da böyle düştüm?” diye ağlıyordum.

TAHLİYEYE İTİRAZ

Mart 1987’deki cezaevi anonsunu unutamıyorum. Beşiktaş - Dinoma Kiev maçı vardı televizyonda. Maçın 24. dakikasında, ‘Nevzat Pak müdüriyete’ diye anons yapıldı. Maç heyecanlıydı, gitmedim. Maç bitince çıktım müdürün yanına. Önce, niye hemen gelmedim diye kızdı. Sonra ‘Yarın tahliye olacaksın, hazırlan’ dedi. Şaka yapıyor sandım. İtiraz ettim. ‘Bir hata olmasın, benim daha yatacak günlerim var’ dedim.

Müdür, ‘Kusura bakma. Bir yanlışlık olmuş. Karar Yargıtay’dan çıktı. Gerçek suçlular itiraf etmiş’ dedi. Donup kalmıştım. Koğuşa döndüm, arkadaşlarım ‘Niye çağırtmışlar seni?’ diye sordu. Cevap bile veremedim. Hem ağladım hem de güldüm. Şaşkınlıktan koğuştaki arkadaşlarımla vedalaşamadım. Öleceğim aklıma gelirdi de hapishaneden çıkacağım gelmezdi.”

Nevzat Pak’ın uğradığı haksızlık gazetelere konu oldu. Tiyatro oyuncusu ve yazar Ferhan Şensoy bu haberleri okuyunca ‘Bir Tuhaf Soruşturma’ adlı bir tiyatro oyunu yazdı ve sahneledi. Ardından oyunu senaryolaştırdı. Filmin galasına Nevzat Pak da davet edildi. Ancak Nevzat Pak, “Televizyonlara çıkarım, sonra başım derde girer, işimden olurum” diye korkup gitmedi.

(21.10.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İzledikçe gaza geleceksiniz: Borsa ve para konulu 10 film