Paris'te model oldu

Sosyetenin en güzel ve şık kadınlarından Derin Mermerci L'Officiel dergisi için Paris'te özel bir moda çekiminin modelliğini yaptı. Kendi giyim stiline uygun seçilmiş giysilerle görkemli mekanlarda poz verdi...

09 Aralık 2012, Pazar 05:00
A A
Paris'te model oldu

Derin Mermerci, Türkiye’nin en köklü ailelerinden, Mehmet-Ender Mermerci çiftinin en küçük kızı. Kendine özgü duruşu ile her zaman mercek altında olan bir isim. L’Officiel Türkiye’nin Aralık sayısına kapak olan Derin Mermerci’yle moda çekimi, Paris’in gözbebeği Place Vendome’da gerçekleşti. Çekim mekanı, dünyaca ünlü mücevher ustası Alexandre Reza’nın hem ofis hem de showroom olarak kullandığı binasıydı.

1997 yılında En Başarılı Mücevher Tasarımcısı seçilen Alexandre Reza, dünyanın en değerli mücevherlerini üreten Boucheron, Bvlgari, Cartier ve Chaumet’nin baş tedarikçisi. Alexandre Reza, Derin Mermerci’nin ablası Yosun Reza’nın eşi Olivier Reza’nın da babası.

- Derin ismini telaffuz edince hepimizin aklına ilk siz geliyorsunuz. İsminizi niçin Derin koymuşlar?

Babam tam bir deniz aşığıydı. Profesyonel bir dalgıçtı da aynı zamanda. En büyük tutkusu, dünyanın her yerinde derinlere dalmaktı. Annem de tam bir deniz tutkunu, saatlerce sudan çıkmaz. İkisi bu ortak aşklarıyla adımı Derin koymuşlar.

- Sizi giyim konusunda kim etkiler?

Her zaman ablam Yosun ve Tansa’nın stillerinden etkilendim. Tansa’nın sade ve klasik; Yosun’un orijinal ve cesur seçimlerinden etkilenerek kendi stilimi oluşturdum.

- Stilinizi nasıl tarif edersiniz?

Sade ama şık. Şatafatlı ama özgür. Hepimizin kendine özgü bir stili olduğuna inanıyorum. Ruhum nasıl hissediyorsa, onu görselliğe yansıtmaktan yanayım. Yeter ki özgün olsun.

- Kendinizi en çok hangi görünümle rahat hissediyorsunuz?

Deri ceket, jean ve beyaz tişört hayranıyım.

- Vazgeçilmezleriniz?

Deri ceket, jean, tişört ve şallarım. Mesela yolculuğa çıkacağım zaman, mutlaka çantama bir şal atarım. Bir de vintage botlarım; 96 senesinde aldığım ve halen keyifle giydiğim. Her yıl değişik bir sürü kombinin vazgeçilmez tamamlayıcısı onlar.

- Alışveriş sizin için ne demek?

Hiçbir zaman, ‘Bugün alışveriş yapacağım’ diye evden çıkmam. İçinde kendimi iyi hissedeceğime inandığım parçaları ne zaman değerlendireceğimi düşünmeden alırım ve o giysiler günlük hayatımda mutlaka yerlerini bulurlar.

- Stilini beğendiğiniz isimler var mı?

Türkiye’de Düriye Pekin, Fatoş Yalın, Gülden Büyükuçak, Sema Maliki, Sernur Dinçkök ve Bilgün Dereli stilini beğendiğim isimlerden. Türk modacılardan da Zeynep Tosun, Hakan Yıldırım, Arzu Kaprol, Aslı Filinta ve Gül Gürdamar’ı beğeniyorum. Dünyada ise Kate Bosworth ve Diane Kruger’in stilini beğeniyorum.

- İstanbul’da vakit geçirmeyi sevdiğiniz yerler nereler?

Öğlenleri Gram, Delicatessen, Corner House CafÈ, Zanzi ve Lucca’da yemeği tercih ediyorum. Akşamları ilk tercihim Münferit, Da Mario ve Maya. Onun dışında, gün içinde Karaköy ve Asmalımescit’te çok sevdiğim kafeler var. Oralarda dostlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Bir de tabii vazgeçemediğim ev muhabbetleri...

DERiN’iN PARiS’i

Ferdi: Hamburgeri ve mojito’su çok meşhur.

Le Stresa: Paris’in en iyi İtalyan lokantası.

l’Ami Louis: Tipik Fransız mutfağı.

Le Duc: Enfes bir balık lokantası.

L’Auberge Bressane: Paris’in 7. bölgesinde, turistik olmayan et lokantası.

Cafe Rouge: St Germain’de sempatik bir yer. Salataları lezzetli.

Les Fables de la Fontaine: Balık konusunda iddialı.

Kinou: Leziz seçenekler sunan çok şık bir Uzakdoğu lokantası.

(02.12.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Carmen'den 'şaplak'lı klip