Peugeot 308 1.6 THP Otm. : Test bitti, işte sonuçlar…

Peugeot 308 1.6 THP Otm. : Test bitti, işte sonuçlar…

12 Ocak 2012, Perşembe 05:00 Son Güncelleme:
A A
Peugeot 308 1.6 THP Otm. : Test bitti, işte sonuçlar…

Uzun dönem test aracımız Peugeot 308 1.6 THP ile maceramız bu ay sona eriyor. Geçtiğimiz ay Selim Erkek tarafından incelenen 308, bu ay Tulu Darıcan ve Hasan Aytekin tarafından yorumlandı. Toplam 12.089 km kullanılan aracın 20 bin km bakım macerası da ilerleyen satırlarda…



Yorum – Tulu DARICAN

Türkiye’deki en hareketli sınıflardan birisi hiç kuşkusuz kompakt segment ya da otomotiv sektöründeki ismiyle C segmenti… Avrupa’dan, Asya’dan pek çok modelin rekabetini gördüğümüz bu segmentte genellikle üreticilerin tercih ettiği bir tasarım anlayışı var. Bu; “ segmentin en sportif tasarımını ortaya çıkarma ve onu bol motor seçenekleriyle donatma” olarak kısaca açıklanabilir. 307 modeline kadar Fransız üretici Peugeot’da benzer bir felsefeye sahipti. 306 modelini bilenler bu aracın ne kadar sportif göründüğünü hatırlayacaktır. Ancak 2001 yılında Peugeot bambaşka görünen 307 modelini ortaya çıkardı. Otomotiv sektörünü yakından takip edenler için bu geçiş aslında çok büyük bir sürpriz olmadı. Çünkü 1996’da pazara çıkan Renault Scenic ile MPV ismi verilen yepyeni bir segment ortaya çıkmıştı ve birçok müşterinin tercihi bu modele kaymıştı. Peugeot ise MPV’lerin başarısını görerek 306 modelinin halefini tasarlarken MPV gibi görünen ama kompakt sınıf dinamiklerine sahip bir otomobil yaratmak istedi. Bunun sonucu olarak ortaya 307 modeli çıktı. 2002 yılında “Avrupa’da Yılın Otomobili” ödülüne layık bulunan bu model Türkiye’de ne yazık ki yaşadığı birkaç sorun nedeniyle bir türlü istenilen başarıyı gösteremedi. Peugeot 2007 yılında pazara sunduğu 308 ile tüm bu sorunlara nokta koymayı hedefledi. 308, bu yıl makyajlanan olgun bir model olarak öne çıkıyor.

 

İstanbul şehir içinde; Bolu, Bursa, Edirne, Ankara güzergâhında şehirlerarası 5000 km’yi aşkın mesafede kullanma fırsatı bulduğum Peugeot 308 beni tüm kullanımım boyunca tatmin etmeyi başardı. Aracın dış görünümünden başlarsak markanın 307 ile başlattığı akımın devam ettiği çok açık. Fakat makyajla birlikte araca eklenen yeni LED tipi gündüz farları modern bir hava katmış. Yine de modelin az da olsa yaşlandığını belirteyim. 308, kompakt segmentin sportif modelleri yanında çok daha aileye yönelik kalıyor. Bunun MPV benzeri yüksek tavan anlayışından kaynaklandığı çok açık.

 

308’in belki de en çok beğendiğim kısmı iç mekanı oldu. Test aracımızda koyu renkli kokpit kullanılmış olması kaliteli görünmesini engellese de gerçek hiç böyle değil. Kokpitte kullanılan parçalara dokunduğunuzda aslında otomobilin kompakt sınıfın kaliteli iç mekanlarından birisine sahip olduğunu anlıyorsunuz. Bu arada iç mekanda eleştirilecek en önemli nokta kokpitin tasarımının eski görünmesi. En azından makyajla birlikte turuncu renkli standart göstergelerin yerine büyük, içinde navigasyon vs barındıran bir ekran eklenebilirdi. 308’in iç mekanını farklı kılan bir diğer öğeyse daha önce dış tasarımda söz ettiğimiz MPV benzeri çizgiler... Bir de neredeyse tamamı cam olan tavanı da değerlendirmemize dahil edersek kompakt sınıfta 308 kadar ferah bir model bulmak güç. Önde oturanlar yüksek oturma pozisyonu sayesinde otomobilin her yerine çok hakimler. 308’de görüşü zorlaştıran bir öğe bulmak güç… Arkadaysa sınıf standartlarında bir diz mesafesi sunuluyor.

 

Peugeot 308’de 1.6 litrelik benzinli ve turbo destekli bir motor görev yapıyordu. Bu motor VW’nin TSI ailesiyle birlikte kompakt sınıfta sunulan en iyi benzinli motorlardan birisi. Yüksek torku sayesinde otomobil ne şehir içinde ne de şehir dışı yollarda sürücüsünü üzmüyor. Fakat bu noktada otomatik şanzımanı eleştirmem gerekiyor. Klasik tork konvertörlü bu şanzımanın motorla uyumu çok parlak değil. Özellikle Bolu’da tırmandığım dağ yollarında şanzımanın bazen vites düşürmekte geciktiğini, ardından düşüşle birlikte gelen yüksek güçle aracın patinaja düştüğünü gözlemledim. Keza İstanbul şehir içi kullanımımda da şanzıman gazdan ayağımı çekmeme karşın bazen vites yükseltmediğini gördüm. Bu durum özellikle iç mekan gürültüsünü artıran bir detaydı. Yakıt tüketimindeyse tam bir turbolu motor karakteri çiziyor. Eğer gaz pedalıyla dost olursanız 308 ortalama 7-8 litre tüketiyor. Ancak performanslı kullanımın esiri olursanız rahatlıklı 10 litre barajını aşabilirsiniz.

Konfor konusunda 308 tatminkar bir model. Ancak hala 307’de de olan süspansiyonların sesli çalışması sorunu 308’de de sürüyor. Belki Avrupalı tüketiciler yollarının asfalt kalitesi yüzünde bu konuda şikayetçi olmayabilirler ama Türkiye’de bu durum akustik konforu düşürüyor. Yol tutuş disiplinindeyse 308’in iyi olduğu söylenebilir. ESP’nin tüm versiyonlarda standart sunulması önemli. Bu noktada ağır kalan direksiyon tek eleştirilecek nokta. Yine de sistemin hissi ve tepkileri yeterli.

 

Kısacası yılda çok yol yapmıyorsanız ve sportiflikten çok iç mekan rahatlığı ve konforuna önem veriyorsanız Peugeot 308 tam size göre. Özellikle otoban sürüşlerinde aracın hem performansına hem de rahatlığına hayran kalabilirsiniz. Dayanıklılık konusuna gelirsek… Uzun dönem test konuğumuz 308’i teslim aldığımızda 9034 km idi. Testimizin sonundaysa 21 bin km’yi devirdi. Bu süreçte araçla ilgili hiçbir sorun yaşamadık. Bu mesafe kısa kabul edilebilir ama yine de önümüzdeki dönemde aracın sorunsuzluğuyla ilgili ipuçları verebilir.

 

Yorum – Hasan AYTEKİN
Makyaj üstüne makyaj, model üstüne model... Fransız otomobil markası Peugeot, diğer markalara nazaran on yıllara yayılan üretim kararlarını bir, iki yılda alırken, eski modellerini küçük makyajlarla parlatmayı ihmal etmiyor. Pazarlamanın tüm gücünü kullanan Peugeot, 308’de tasarım güzelliği, güçlü motor ve donanımı ile dikkat çekiyor.

 

Bir otoparkta,  test aracımız ile aynı renkte makyaj öncesi bir 308’i uzun uzun inceleme imkanı buldum. Tasarım olarak test aracımızda belki birkaç çizgi ve LED’li farlar dışında bence önemli bir değişiklik yoktu. Ön tarafta son dönemde Led çizgi farlar Peugeot’un şık tasarımını tamamlamış ve çok hoş bir uyum sağlamış.  Yanda yukarı doğru devam eden tasarım çizgileri 308’e gayet atak bir görünüm katmış. Bana hoş gelmeyen tasarım unsurları ise yan aynaların konumu ve ön tasarımın gücüne rağmen sönük kalan arka tasarım oldu.  Gri rengi ile tasarımını gayet belirgin gösteren test aracımızın kırmızı versiyonun da gayet şık bir tercih olacağını düşünüyorum.

 

Test aracımızın boyutlarına gelince piyasadaki rakiplerine göre ortalama değerler sunan araç kompakt yapısı ve duruşu ile tasarımını çok güzel şekilde sergilemiş. 4276 mm uzunluk, 1815 mm genişlik ve 1498 mm yükseklik değerlerine sahip test aracımız değerlendirilebilecek yakın bir rakibi olan yeni Astra HB’den hem biraz kısa hem de biraz alçak kalıyor. (Yeni Astra HB için uzunluk 4419mm, genişlik 1814mm ve yükseklik 1510mm) Bu farklılık 308’de küçük bir sürtünme katsayısı katkısı yaparken, bu ölçüler ile bagaj hacminde 430 litrelik Peugeot 308 verisi (Astra ‘nın 351 litre) markanın boyutları kullanmadaki başarısını gösteriyor.

 

İç mekanda iyi malzeme, iyi tasarım ve konfor öne çıkıyor. Yeni 308’de yumuşak plastikten konsol, göze hoş gelen çizgiler test aracımızın iç mekanın -eski 308’deki gibi- beğeni katsayısını yine yüksekte tutmuş. Tasarımı ve ferahlığı ile iyi iç mekanlara imza atan Peugeot, bu kalite algısını cam tavan dahil, direksiyon simidi hariç her yerde güzel yansıtmış. Cam tavanın ferahlığı kapanmak için birçok markanın kullandığı ince perdelere nazaran daha izole bir malzeme tercih edilmiş olması çok daha iyi bir seçim olmuş. Orta konsolda cep telefonlarını koyabileceğiniz bölme, kol dayama, kolayca alışılan iç mekan özellikleri ile test aracımız beğenimi kazanırken, ses izolasyonu ile de övülmeye değer bir araç olmuş. Rahat koltuklar bayanlar için biraz alçak konumlansa da sürücü, ön ve arka yolcular için gayet rahat bir yolculuk sağladı.

 

Test aracımızda 156 HP’lik 1.6 litrelik benzinli bir motor görev yapıyor. Peugeot’un Türkiye’de sattığı en güçlü 308 olan test aracımız, bu şanzımanın ile gayet keyifli bir yolculuk yapmamı sağladı. 156 HP kadar 1400 devirde ürettiği 240 Nm torkuyla dikkat çeken aracımız, turbo beslemesi, otomatik seçeneği ile önemli bir sorun sergilemedi. Şehir içi 10.8, şehir dışı 5,5 ve karma 7,4 litre yakıt tüketimi fabrika verisi sunan test aracımızda benim ortalama yakıt tüketimim ise 9 litre olarak gerçekleşti. Ayrıca yine fabrika verilerine göre 9.1 saniyede 0’dan 100’e çıkan aracımız, kullanımım boyunca şehir içi ve dışında hızlanmakta istekli bir tutum sergiledi. Otomatik viteste etkisi ile test aracının ara hızlanmaları çok canlı olmasa da, bu motorun gücü tatmin etmesini bildi.

 

Test aracımızla şehir içi, şehir dışı yaptığım yollarda orta sertlikte süspansiyonlar gayet iyi çalıştı. Şehir içi için sert bulduğum direksiyon, uzun yolda ise çok rahattı. İçi ve dışı ile çekici bir görünüm sergileyen 308 daha çok çalışılmış bir direksiyonu hak ediyor. Ayrıca ben yan aynaların konum olarak -sürücünün görüş açısına daha çok girecek şekilde - aracın ön tarafına doğru ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum.   Yeni 308’in müzik sisteminden, ses izolasyonundan, uzun yoldaki rahat ilerleyişinden, frenlerin aşırı yığılma yapmadan stabil duruşundan ve Peugeot’un standart olarak ESP sunmasından, klimasından, merkezi kilit ile otomatik kapanan ışık ve aynalarından memnun kaldığımı da ayrıca belirtmeliyim.

 

Peugeot 308 ile İstanbul’da şehir içinde, İstanbul – Ankara  –Konya (Şereflikoçhisar) arasında 3000 Km civarında kullandım. Özellikle Ankara –Gölbaşı-Tuz Gölü –Şereflikoçhisar hattında 308 ile çok keyifli gündüz ve gece kullanımlarım oldu. Ben 308’in uzun yolda hem gündüz hem de gece rahatça kullandım. Şık duruşu, güçlü motoru ve otomatik konforu ile beğenimi kazanan 308 bu dönem boyunca soğuk Ankara sabahında kısa bir süre otomatik şanzımanının vitese geçmemesi dışında bana sorun çıkartmadı. Şehir içinde bana ağır gelen direksiyon ise birkaç günlük bir alışma evresi gerektirdi. İç mekandaki saklama bölümlerini, klima ve müzik sistemlerini rahatça kullandığım 308’in ön konsolundan bir ara gelen küçük tıkırtı ise bir süre sonra kendiliğinden yok oldu.  Motor gücünü her an hissettiğim 308’in otomatik şanzımanı ise şehir içinde büyük avantaj sağladı. Sonuç olarak Peugeot 308’in bu direksiyona rağmen, Alman rakiplerine iddialı bir alternatif olduğunu düşünüyorum.

 

 

Servis maceramız

Peugeot 308’in kilometre göstergesi 20 bin km’yi gösterdiğinde Peugeot Tekoto’nun yolunu tuttuk. Son 11 bin kilometrede bize hiçbir sorun çıkarmayan aracımızın uzman incelemesinde ne gibi sorunlar çıkaracağını merak ediyorduk. Kamuoyunda oluşmuş ‘Peugeot modellerinin çabuk dağıldığı’ ön yargısını sorgulamak için 308’i neredeyse hiç korumadan kullandık. Bol bol ani hızlanmalar yaptık. Türkiye’nin en kötü yollarında hız kesmeden yol aldık. Deyim yerindeyse 308’in canını okuduk! Birkaç saat sonra servisten çıkan aracın faturasını gördüğümüzde şaşırdığımızı itiraf etmeliyiz. 308’de yağ ve filtre değişimi haricinde hiçbir eksiklik görülmemişti. 295 lira tutan 20 bin bakımında aracın ön fren balatalarının 5 bin km sonra değiştirilmesi gerektiği not düşüldü.
 

 

Peugeot 308 1.6 THP
Otm. bakım masrafları

20.000 KM : 295,76 TL
40.000 KM : 420,53 TL
60.000 KM : 295,76 TL
80.000 KM : 420,53 TL

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.