Peygamber adaleti

Hz. Muhammed, toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine’deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, yüzden fazla topluluk ile bazen mektupla bazen de bizzat kendisi konuşarak çeşitli anlaşmalar yapmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır.

15 Mayıs 2020, Cuma 13:39 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Bir aradalardı

Bir aradalardı

Peygamberimiz döneminde imzalanan anlaşmalar toplumda adaleti sağlamıştır. Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra, çok farklı insan topluluklarıyla karşılaşmıştır. O dönemde, Medine’de büyük bir etkinliğe sahip olan Yahudiler, Hıristiyan toplulukları ve o güne kadar İslam’a girmemiş, eski dini anlayışlarını sürdüren müşrikler bir arada yaşamaktaydı. Hz. Muhammed böyle bir ortamda, toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine’deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır.


'Siyasi bir birlik'

'Siyasi bir birlik'

Araştırmacı T.V. Arnold, Peygamberimiz’in kurduğu bu toplumsal birliğin önemini şu şekilde ifade etmektedir: “Önceleri tek bir emire kesinlikle itaat etmemiş olan o Arabistan, birdenbire siyasi bir birlik haline geliverdi. Mutlak amire kendisini teslim etti.


Hoşgörüyle yaşamak

Hoşgörüyle yaşamak

Yüz kadar küçük sosyal gruptan meydana gelmiş olan ve sürekli olarak birbirleriyle karşılıklı düşmanlıklarda bulunan küçük-büyük nice kabilelerden Hz. Muhammed bir birlik meydana getirdi.” Kuran’da pek çok ayetle de bildirildiği gibi diğer dinlerden insanlarla hoşgörü içinde yaşamak, İslam ahlakının öngördüğü bir ahlaktır. Müslümanlar, tüm insanlara karşı aynı adaletli ve hoşgörülü tavrı göstermekle sorumludurlar. Yahudi, Hıristiyan, müşrik, Budist ve hatta ateist de olsalar Allah’ın emrettiği bu adil ve dürüst tavırlar kalplerinin İslam’a ısınmasına vesile olacaktır.


Müşriklere de adelet

Müşriklere de adelet

Peygamberimiz kitap ehli ile olduğu gibi müşriklerle de toplumsal düzeni sağlamak için bazı anlaşmalar yapmıştır. Müşriklere her zaman için adaletle davranılmış, onların korunma ve himaye talepleri Peygamberimiz tarafından kabul edilmiştir. Peygamberimiz onları himayesi altına alarak, güvenliklerini sağlamıştır.


Medine vesikası

Medine vesikası

Peygamberimizin Hıristiyan, Yahudi ve müşrik topluluklarla imzaladığı en önemli anlaşma Medine Vesikası’dır. Medine Vesikası 622 yılında, farklı inançlara sahip olan halkların taleplerine cevap vermek üzere, Hz. Muhammed’in önderliğinde kaleme alındı ve yazılı bir hukuki sözleşme olarak hayata geçti. Bunun sonucunda da birbirine karşı düşmanca duygular besleyen farklı din ve ırklara sahip topluluklar bu anlaşma içinde yer aldılar. Hz. Muhammed bu sözleşme yoluyla her fırsatta birbirlerine saldıran, düşmanca duygular besleyen ve uzlaşamayan toplulukların arasındaki çatışmaların son bulabileceğini, onların anlaşarak bir arada yaşayabileceklerini gösterdi.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Allah vefayı sever