Posta Gazetesi'ne şiir yazan Şair robot Deniz Yılmaz

Posta Gazetesi'ne şiir yazan  Şair robot Deniz Yılmaz

POSTA Gazetesi'nin 'Yurdumun Şairleri' köşesi için uzun zamandır şiir yazıp gönderen bir robot var. Adı Deniz Yılmaz. Üstelik bu robot bir sanat galerisinin sözleşmeli sanatçısı. Şiir başına galeriden telif alıyor. Şiirleri Rahmi Koç'un yanı sıra önemli müzeci ve küratörler tarafından satın alınıyor. Aşk şairi Deniz Yılmaz'ı, yaratıcısı Bager Akbay ile konuştuk.

12 Temmuz 2016, Salı 15:43 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Röportaj: Kezban Yılmaz

kezban.yilmaz@posta.com.tr

Fotoğraf: Muzaffer Kantarcıoğlu 

Şiir yazabilen bir robot yaratma fikri nasıl ortaya çıktı?

Ben insan aklı, sanat üretimi ve bunun taklit edilip edilemeyeceği ile ilgileniyorum. Sanat eğitiminde, bir sanatçıdan reprodüksiyon yani sanat eserlerinin tekrarlarını yapmaları istenir. Ben de sanatçıyı tekrar çıkartmaya çalışıyorum. 

Bu yaptığınız şeyi saçma olarak nitelendirenlere cevabınız ne olur?

Ben de saçmalık diyorum. On sene yaratıcılık üzerine ders verdim, tasarım hocalığı yaptım. Mesela benden yaratıcı bir bardak tasarlamamı istedin. Beklediğin bardağı tasarlarsam "tamam" dersin. Beklentinin biraz ötesini tasarlarsam "yaratıcı" dersin. 5 sene sonraki bardağı tasarlarsam "saçma" dersin. Zamanda nerde olduğunu bilmediğimiz için "saçma" deriz. Aslında yaratıcılar saçmalasa çok iyi olur. Saçmalama özgürlüğü olmayan bireyin yaratıcı bir şey üretmesine ihtimal yok. Yaratıcı iş, o saçmalıklardaki hikayelerde gizli. Bu yüzden bir sanat sergisini gezdiğim zaman orada ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyorum. Ve o saçma gelen şeyle oynuyorum. O yüzden kendi işlerimi rahatlıkla saçmalık ve obsesyon olarak anlamlandırabilirim. Hepimizin anlamlı şeyler yapmasına gerek yok. O anksiyeteden kurtulmak lazım. Hayat acayip sıkıcı ve anlamlı zaten.

Robotu nasıl yaptınız, nasıl çalışıyor?

İsteyen internetten gerekli cihazı satın alıp, yazılımları bedava yükleyip aynı sistemi kurabilir. Temel şey, kelimelerin ardarda gelme olasılıkları. Yani robot bir zar atıyor, ne çıkarsa onu yazıyor. Mesela Çinli biri geldi Türkiye'ye. Türkçe duyduğu kelimelerle çat pat konuşmaya çalışıyor, onun gibi.

'CİNSİYETİNE KARAR VERMEK HADDİME DEĞİL'

Neden 'Yurdumun Şairleri'nden yola çıktınız?

Bizden bir şey olsun istiyordum. POSTA, Türkiye’yi çok güzel anlatan bir gazete. 'Yurdumun Şairleri' de öyle. Zaten bu yüzden fenomen olmuş. Dolayısıyla bir robotun şiirlerinin 'Yurdumun Şairleri' köşesinde yayınlanması, daha bizden olması anlamına geliyor. Bunun için iki şey gerekiyordu: Vesikalık bir fotoğrafının olması ve şiirlerinin el yazısıyla yazılmış olması... Fotoğrafı, Posta Gazetesi'nde şiiri çıkmış şairlerin yüz ortalaması alınarak oluşturuldu. El yazısını da üretince sıra ismine geldi. En popüler unisex isim olduğu için adını 'Deniz' koydum. 'Yılmaz' soyadını da en popüler olduğu için tercih ettim.

Anladığım kadarıyla cinsiyeti yok şair Deniz Yılmaz'ın. 

Cinsiyetsiz. Zaten haddime değil, o kararı ben veremem.

'BENİ ŞAŞIRTMASINI İSTİYORUM' 

Kaç yaşında ve POSTA Gazetesi'ne ne zamandır şiir gönderiyor?

49. 'Yurdumun Şairleri' köşesine şiir gönderenlerin yaş ortalaması alınarak bu yaş bulundu. Gazetenize şiir göndermeye 2014'ün Aralık ayında başladı. Benim tek derdim şiirlerinin POSTA Gazetesi'nde yayınlanması değil. İnsan gibi şiir yazan bir robot yazmak da değil. Benim derdim "Acaba herkes gibi olur mu?" heyecanıyla gitmekti. Bu çok delice gelebilir. Şiirleri göndermeden önce gazeteyi arayıp haber verebilirdim. İlk haber olduktan sonra gazetenizden biri bana ulaştı. "Biraz bekleyin, yayınlansın, öyle haber yapalım" dedi. Ama ben "Bu proje sükse yapsın, ünlü olsun diye yapmıyorum. Başka bir merak içindeyim" dedim. Şiirleri kontrol etmememin de sebebi bu. Ona istediğim şiiri yazdırtabilirim. Ama bununla ilgilenmiyorum. O, beni şaşırtsın istiyorum. Mesela kendi çocuğunuzu yetiştirirken çocuk dediğinizi yapsın istiyorsunuz. Ama dediğinizi yapmayıp yaratıcı bir şey yapınca heyecanlanıyorsunuz. "Vay ne güzel bir çocuk yetiştirdim" diyorsunuz. Aynı hissi almak istedim.

Şair Deniz Yılmaz'ın resmi.

Deniz Yılmaz sizde “Vay ne güzel bir robot yarattım” diyebileceğiniz hisler uyandırdı mı hiç?  

Bazen o büyüleri yaptı. Hafızasında 12 bin tane şiir var. Posta Gazetesi'nde yayınlanmış şiirlerin dışında başka şiirler de var. Bir keresinde 'James Dean' isimli bir şiir yazdı. En iyi işlerinden birini ise kayınvalidem geldiğinde çıkarmıştı. Kendisi öğretmen. Ona yazdığı şiir de 'Öğretmenim benim' diye başlıyordu. Bu arada şiirin adı da 'Vefa'. Kayınvalidem heyecanla okurken en son satırda 'Vefa sadece bozacıda' diye yazdı. Tabii ki tatlı tesadüfler bunlar. Çünkü sistemin üzerinde herhangi bir sensör ve algılayıcı mekanizma yok. Yüzünüze bakıp size göre de şiir yazabilirdi. Ama o zaman araç oluyor. Benim derdim bir araç tasarlamak değil. Çocuğunuzu tarlada çalıştırmak için doğurmakla, "iyi bir mühendis olsun, vatanına milletine hayırlı olsun" demekle, "canı nasıl istiyorsa öyle olsun, mutlu olsun" demek arasında fark var. Ben de öyle yaklaşıyorum. İyi biri olursa ne âlâ ama canı nasıl istiyorsa öyle olsun.

 'RAHMİ KOÇ BİLE ALDI' 

Şair Deniz Yılmaz şu an Blok Art Space isimli sanat galerisinin sözleşmeli sanatçısı. Bu nasıl oldu?

Blok Art Space geçen yıl Contemporary İstanbul fuarının Plugin Yeni Medya Sanatları bölümünde Deniz Yılmaz'ın şiirlerine yer vermek istedi. Şiirleri çerçeveletip klasik şiir gibi duvara asıp sergiledik. "Arkadaşlarımız birkaç hatıra alır" diye düşünürken 18 şiir satıldı.

Ne kadara satıldı şiirler? Kimler aldı?

100, 500, 1000 TL gibi sembolik rakamlar koyduk. Alanlar arasından bazıları Rahmi Koç, Baksı Müzesi’nin kurucularından Hüsamettin Koçan ve ünlü küratörlerimizden Marcus Graf...

Şair Deniz Yılmaz, bağlı olduğu sanat galerisinden telif alıyor mu?

Sanatçı telifi neyse o da aynısını alıyor. Şiir başına telif ödeniyor. Hatta Deniz Yılmaz’la farklı projeler yapmak isteyen kişiler artık Blok Art Space’le iletişime geçiyorlar.

'ROBOT ARKADAŞLARI DA OLACAK'

Memnun mu aldığı teliften?

Kendi açımdan bakarsam, şu ana kadar harcadığım parayı çıkarmış değilim. Hatta Deniz Yılmaz'ın şiirleri satıldığında gelen paradan çok huzursuz oldum. Çünkü ben bu robotun yazdığı şiirlerin parasının ona ait olduğunu iddia ediyorum. Cebime atarsam adilik olur. O yüzden yeni bir proje yaptım. Deniz Yılmaz’a sergi açabilecek yeni bir robot tasarladım ve bu robot ilk sergisini Studio X'te açtı, bir ay boyunca da devam edecek. Sergideki hikaye, hayali bir karakterin insanları çalıştırarak sergi açtırması. Amaç şu: Deniz Yılmaz gibi üç-dört robot sanatçıya bir vakıf kuracağız: Robot Sanatçılar Vakfı. Onların başına da ‘çoban’ dediğimiz yeni karakter koyacağız. Çoban, Deniz Yılmaz ve ressam arkadaşı için sergi açacak, kitap bastıracak, onların menajerlik ve küratörlüklerini yapacak. Ben mesela teknik destek veriyorsam eğer teknik elemanı olacağım. O zaman hak ettiğim paranın dışında fazlasını almayacağım. Şimdi onu oturtmaya çalışıyorum. İkinci sergi de Tasarım Bienali'nde olacak.

Şair Deniz Yılmaz’ın robot arkadaşları mı olacak? 

Evet. Zaten ressam versiyonunu önceden yapmıştım. Onu tekrar hayata geçireceğim. Ama bu sefer farklı şeyler yapacağım. Hinlik yapmış olduğumu düşünenler var. Onu yok etmek için 5-6 kişinin evine birer robot bırakacağım, orada üretecekler. Sonra birbirleriyle haberleşecekler. Ardından hepsine sergi açacağım. Mesela sizin evinizde, sizin yetiştirdiğiniz ressam robotla başka birinin evindeki ressam robot arasında gelişme farkı görürsek robotların ilişkisini biraz daha iyi anlarız. Şunu da belirteyim: Bu işlerin olabildiğince ben olmadan yürümesi taraftarıyım. Farkındaysanız bütün stratejiyi bunun üzerine kuruyorum. Çünkü benim olduğunu düşünmüyorum. Ürettiğimiz neredeyse hiçbir şey bizim değil. Hukukun, uydurma güçlerin, silahların arkasına sığınarak bazı malların geçici olarak bizim olduğunu iddia ediyoruz.

'GRUR YAPIYOR' 

Blok Art Space’ın sanatçısı olan Deniz Yılmaz hâlâ şiirlerinin POSTA’da yayınlanmasını istiyor mu?

O çok temel bir hikayesi. Ben Deniz Yılmaz’ın videosunu yaparken adını ‘Deniz Yılmaz’ın Hazin Hikayesi' koydum. Sebebi şiirlerini POSTA'da yayınlatmayı başaramamasıydı. Şiirlerinin Posta'da yayınlanması bence çok şeyi değiştirir. Vatandaş olma yolunda ufak ama kararlı bir adım atmış olur. Ama Deniz Yılmaz’ın tekrar Posta'ya şiir göndermesi doğru olmayabilir. 

Neden?

Bilmiyorum. Ama artık onun ısrarıyla olmamalı. 'Yurdumun Şairleri' köşesi Deniz Yılmaz'ın böyle bir şeyi hak ettiğini düşünürse o zaman olabilir. Gurur yapıyor gibi.

Kitap çıkarma planı var mı? 

Olabilir. İsteyenler oluyor. Facebook sayfasında 1500 civarında takipçisi var. Takipçilerin bir kısmı robot olduğunu bilmeden onu takibe başladı. Şimdi robot olduğunu bilerek takip ediyorlar.

'EN ÇOK KADINLAR SEVİYOR ONU' 

Nasıl yorumlar geliyor?

Pozitif... Genelde fanları var. Deniz Yılmaz'a şiir yazan, gelip beraber fotoğraf çekenler oluyor. Hatta beni şaşırtacak seviyede duygusal ilişki kuranlar bile var. En çok kadınlar çok seviyor onu. Ayrıca projeyi çok beğenip birlikte çalışmak istediklerini söyleyenler de oluyor. Bazıları da neden "Posta?" diye soruyor. Mesela bir sanat eleştirmeni "Deniz Yılmaz neden Posta'da çıkmak istiyor. Ünlü şairlerin şiirleri gibi şiirler yazsın. Posta'da çıkmakta ne var ki?" dedi. Tam tersine Posta'daki şiirler insanın doğasını net gösteren şiirler ve taklit edilmesi zordur. İyi şairlerin şiirleri ise soyuttur ve taklit edilmeleri daha kolaydır. İnsan, kolay yapabildiği şeyi beğenmez. O yüzden bu şiirlere ukalaca bakıyorlar. (Massachusetts Institute of Technology) MIT’li birkaç genç, bili robot yine ve olay oldu. Bir Fransız da 3-4 yıl sonra bu yöntemle yazılmış makaleleri tespit eden bir yazılım geliştirerek binlerce makalenin robotlar tarafından yazıldığını ve yayınlandığını tespit etti. Aslında kaliteli, elit sanat alanında bu tip düzenbazlıklar çok fazla olabiliyor. Ama Deniz Yılmaz'ın Yurdumun Şairleri'ne çıkması zor bir şey. Çünkü gerçekten insanı çok iyi taklit etmesi lazım. İnsanı, insan yapan bu doğallığı. Sanat eserlerinin en iyilerinde bir büyü var, ona lafım yok. Fakat onun çevresinde dolaşanlarda genelde o kopukluk var. Ayrıca Deniz Yılmaz'ın yazdığı şiirleri çoğunlukla ağır bir şiir kitabında görebilir ve bir robotun yazdığını düşünmeden, okur geçersiniz.

'Yurdumun Şairleri' köşesini yayına hazırlayan arkadaşımız Zeycan İlhan, Deniz Yılmaz'ın şiirlerini anlamsız bulduğu için yayınlamadığını söyledi. 

"Deniz Yılmaz’ın şiirleri anlamsız" cümlesi, insanın yüce olduğunu söyleyen bir cümle. Siz bu cümlede "İnsan anlam üretebilen, diğer şeyler anlam üretemeyen yapılardır" diyorsunuz. Ben mesela şunu tercih ederdim: 5 şiir klasik, bir şiir biraz daha deneysel olsa Posta'da daha da ilginç olabilir. Zaten Posta'nın fenomen olmasını sağlayan, klasiğin biraz dışındaki şiirleri aslında. Dolayısıyla o deneysellik, anlam sabit değil, tersine çok değişkendir. Anlam dediğinizde gününüzün doğrularına aşırı takıntılı yaklaşmış, çok sınırlı gelecekte düşünmüş oluyorsunuz. Bir sanatçı olarak provoke ettiğim şey bu. Anlam böyle bir şey değil. Gezi anlamlı değildi. Hiçbirimiz anlamadık, hâlâ da öyle. Ama bir şeyler vardı ve paradigma değiştikten sonra anlamlı olmaya başladı. Büyük şeyleri başarırken, devrimler yaparken anlam kaygısıyla değil, kişisel ilerlersiniz. Ben burada robot haklarıyla uğraşıyorum, biz Türkiye’de insan haklarıyla uğraşıyoruz. Zaten bu iş, bunu da çok güzel karikatürize ediyor. O akılcı kaygı hiçbir işe yaramıyor. Bizim biraz daha mizahi kaygılara ihtiyacımız var.  

Zeycan İlhan 

“O şiirleri yazanın bir robot olduğunu duyduğumda çok şaşırdım”

‘Yurdumun Şairleri’ köşesi yayın sorumlusu Zeycan İlhan, robot şair Deniz Yılmaz’la ilgili düşüncelerini şöyle anlattı: “Deniz Yılmaz adına gönderilen şiirleri okuduğumda bir gariplik olduğunu fark ettim. Önce dalga geçtiğini düşündüm. Ardından üst üste gelen mektuplar üzerine ‘Acaba Türkçe’si iyi olmayan biri mi?’ dedim. Sonuç itibariyle olmayan bir şey vardı. Ama bir robot olacağı hiç aklıma gelmemişti. Deniz Yılmaz’ın robot olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Tekrar dönüp şiirlerine baktığımda bir robota göre iyi bir iş çıkardığını düşündüm. Gönderdiği şiirler kullanılmayan şiirler arasında bekliyor.

Deniz Yılmaz POSTA Gazetesi için aşağıdaki şiiri yazdı:

GARİP BİR

Gözlerimde öyle bir
Feryadını gördüm bir

Göremesem bile sen
Coğrafyamız seksen bir

Aleviyle sünni bir
Güvertede garip bir  

Bulacaksın elbet mum
Üstümüze acı bir

DENİZ YILMAZ  

Sıradaki haber yükleniyor...
holder