Prostat kanseri tanı ve tarama ile ilgili tavsiyeler

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, erkeklerde en sık rastlanan kanser türlerinden olan prostat kanserinin tanı ve taramasıyla ilgili tavsiyelerde bulundu.

17 Eylül 2020, Perşembe 13:41 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Erkeklerde en sık görülen kanseri türü prostat kanseri. Kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer alır. Prostat, yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde, erkeklerde mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir organ.

Prostat kanseri ise prostat dokusunu oluşturan bazı hücrelerin anormal seyrederek tümör sonucu meydana gelir. Tümörler, prostatın sadece belirli bir kısmında gelişebileceği gibi birden çok kısmında da gelişebilir.

Çoğunlukla 65 yaş üstünde daha sık görülen bu kanser türü, erken dönemlerde belirti vermeyebilir. Ancak tedavi edilmezse zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı yaratabilir. Hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikayetler meydana gelebilir. Tanı ve tedavide geç kalınması durumunda kanserli dokular prostat içinde sınırlı kalmayıp çevre dokulara yayılım gösterebilir.

Prostat kanserinin tedavisi, tümörün derecesi ve evresine göre planlanır. Derecesini saptamak, uygun tedavinin uygulanması ve hastalığın seyrini takip etmek açısından önemlidir.

Prostat kanserinde en önemli risk faktörleri yaş ve aile öyküsüdür. Prostat kanserinin yaşla beraber görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50’sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmaz. Bu nedenle, erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması öneriliyor.

Prostat kanseri sıklıkla belirti vermeden gelişir. Belirtileri idrar yaparken yanma, zorlanma ve idrarda kanama, semende kanama, ileri evrede kemik metasazları, buna bağlı kemik ağrıları ve bazen kırıklar görülebilir. 

Tanı yöntemleri

Tanı yöntemleri

Günümüzde sağlıklı bir erkeğin prostat kanseri olacağını ortaya koyan bir erken tanı yöntemi yok. Artan yaş ve genetik yatkınlık prostat kanserinde ortaya koyulmuş risk faktörleri. Bu risk faktörlerinin ışığında hastalara erken tanı amaçlı testler yapılıyor.

Ailesinde prostat kanseri öyküsü olmayan erkeklerde prostat kanseri taraması 50 yaş ve sonrasında tavsiye edilirken, ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlarda daha erken yaşlarda tarama tavsiye edilir. Tarama amaçlı kullanılan yöntemler parmakla rektal muayene (prostata yönelik) ve kan testiyle PSA ölçümüdür.

PSA testi ve prostat muayenesi: Kan örneğiyle bakılan PSA (prostat spesifik antijen) testiyle prostat kanseri erken teşhis edilebilir. Erken teşhis, tedavi olanaklarının artması açısından önemlidir. Prostat kanserinin taraması ve teşhisinde PSA testi, prostat muayenesiyle desteklenebilir.

Multiparametrik MR: Prostat kanseri şüphesi olan hastalarda tanıyı destekleyebilecek bir görüntüleme yöntemi. Kanserli hücre ve dokular hücre yoğunluğundaki artış ve kanlanma gibi kimi özellikleriyle sağlıklı dokulardan farklı bir görüntüye sahiptir. Bu sayede multiparametrik MR ile görüntülenmeleri mümkün. Ayrıca Multiparametrik MR ile tümörün prostat kapsülünü aşıp aşmadığı ve olası lenf nodu sıçramaları tespit edilebilir. Ayrıca bu MR görüntüleri hastaya prostat biyopsisi yapılırken kılavuz olarak da kullanılabilir.

Prostat biyopsisi: Mikroskop altında incelemek ve çeşitli testler yapmak amacıyla, vücudun herhangi bir kısmından doku ya da hücre parçası alınması işlemine biyopsi denir. Prostat biyopsisinde de prostatın farklı bölgelerinden örnekler alınır. Standart prostat biyopsisinde, lokal anestezi altında rektuma yerleştirilen özel bir cihaz yardımıyla prostattan rastgele parçalar alınır. Daha sonra, patolojik incelemelerde bu dokular içinde kanserli hücre olup olmadığına bakılır.

Standart prostat biyopsisi: Prostat biyopsisi makat yoluyla özel bir ultrason eşliğinde, otomatik biyopsi iğneleriyle yapılıyor. Bu şekilde yapılan biyopsi işlemleri genelde lokal anestezi eşliğinde yapılıyor ve herhangi bir yatış gerektirmiyor.

MR-Ultrason füzyon biyopsi: Bu yöntemde hastanın daha önce çekilen multiparametrik MR görüntüleri, prostat biyopsisi yapılan ultrason cihazına aktarılarak tümörün tam yeri belirlenebilir. Böylelikle klasik biyopsilerdeki gibi “rastgele” parça almak yerine “hedef gözeterek” direkt şüpheli odaktan biyopsi yapılır. 

Tedavi yöntemleri

Tedavi yöntemleri

Prostat kanseri tespit edildikten sonra tedavi, hastalığa bağlı faktörler (evresi, yaygınlığı) ve hastaya bağlı faktörler (genel durumu, yaşı, ek hastalıkları) göz önünde bulundurularak planlanır. Prostat kanserinin tedavisi; ameliyat, radyoterapi, hormonoterapi şeklinde düzenlenebilir. Hastanın içinde bulunduğu şartlar ve genel durumu göz önüne alınarak tedavi şekli belirlenir.

Günümüzde prostat kanseri tarama testlerinin kullanımının artmasıyla erken evrede saptanabilir. Çevreye yayılmamış erken evredeki (lokal) prostat kanserinde en sık kullanılan tedavi cerrahi tedavidir. Gereği halinde hormon terapisi veya radyoterapi ile kombine edilebilir.

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Böbrek hastaları ev hemodiyalizi yaparak çalışmaya devam edebilir