Ramazanda kalbiniz huzur, vücudunuz sağlık bulsun

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç tutanların beslenme tarzında önemli değişiklikler oluyor. Yanlış beslenme tercihleri; kilo artışı, tansiyon, ülser, reflü, kabızlık gibi sağlık sorunlarına neden oluyor. Bu tür şikayetlerin önüne geçmek için Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu’nun çağrısına kulak vermek gerekiyor: “Ramazanda beslenmenizi iftar, iftar sonrası ve sahur olmak üzere 3 öğünde gerçekleştirin. Kemik sağlığını korumak için peynir, süt ve yoğurt tüketmeyi ihmal etmeyin“.

04 Mayıs 2020, Pazartesi 10:33 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ramazan ayında sağlıklı beslenme kurallarına uyulmaması başta kilo artışı olmak üzere, tansiyon, mide yanması, ülser, gastrit, reflü, kabızlık gibi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmesinin önemli olduğunu belirten Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, şu önerilerde bulundu: “Orucunuzu su, hurma, zeytin, peynir ve çorba gibi yiyecekler ile açın, mümkünse 10-15 dakika ara verin, daha sonra ana yemeğe geçin ya da normal akşam yemeğinizi yiyin. Kemik sağlığınız için önemli olan kalsiyum mineralini ihmal etmeyin. Bunun için kalsiyumun en zengin kaynağı olan süt, yoğurt ve peynir tüketimine özen gösterin. Ancak bu konuda dikkat edilmesi gereken bir nokta var; Kalsiyumun kemiklerimiz tarafından emilimi için vücudumuz mutlaka D vitaminine ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle D vitamini ile zenginleştirilmiş peynirleri tercih edin. Domatesle birlikte ekmeğin katığı, salataların süsü, karpuzun yoldaşı, çorba ve makarnanın zenginliği, böreğin katkısı, omletin ana maddesi, kahvaltının vazgeçilmezi olan peyniri normal zamanda olduğu gibi ramazan sofralarınızdan da eksik etmeyin. Peynirin az tuzlu olanlarını tercih edin. Çünkü tuz susuzluğa neden olur. Tansiyon yükseltebilir. Gıda güvenliği açısından ambalajlı peynirleri tercih edin.” 


Sahuru atlamak kilo artışı nedeni

Sahuru atlamak kilo artışı nedeni

Sahuru atlamanın büyük bir hata olacağı uyarısında da bulunan Garipağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Günlük beslenme normal zamanda 4-6 öğün şeklinde gerçekleştirilir. Vücudun ihtiyacı olan enerji ile karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller ve su olarak bildiğimiz 50 adet besin ögesi öğünlere dağıtılarak vücuda alınır. Ramazan ayında öğün sayısı, iftar ve sahurdan oluşan 2 ana öğün ve iftar sonrası yapılan ara öğün olmak üzere toplam 3 öğün şeklinde planlanıp uygulanmalıdır. Sahurun atlanması durumunda iftar ve iftar sonrasında tüketilen besinlerle günlük gereksinimin karşılanması zorlaşır, vücut direncinin düşmesine ve kilo artışına neden olabilir. Bu nedenle sahur, hem günlük enerji ve besin ögeleri gereksinimlerinin karşılanmasına destek verir; hem de metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolü sağlanmasına yardımcı olur. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, omlet, çorba, tam buğday veya çavdar ekmeği, az yağlı börek, tost, meyve, domates, salatalık, havuç gibi besinleri tercih edin ve bol sıvı tüketin.” 


İftardan sonra dinlenmek yerine hareket etmenin kilo kontrolünde son derece yardımcı olduğuna da dikkat çeken Garipağaoğlu, ev içinde de yapabileceğimiz kısa mesafeli yürüyüşlerle besinlerin sindiriminin kolaylaştığını hatırlattı. 


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Oruç tutmanın sağlığa yaraları