Riskli binada 2 seçenek

İzmir depremi herkesin aklına yeniden "binamız sağlam mı?" sorusunu getirdi. Çoğu kişi binası riskli çıkarsa hemen yıkılmasından korktuğu için tespit yaptırmıyor. Binanızı test ettirmekten korkmayın. Tek çözüm yıkım değil, güçlendirme de mümkün. Meltem Kara Söyleyenoğlu/POSTA

04 Kasım 2020, Çarşamba 08:27 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Vakit kaybetmeyin

Vakit kaybetmeyin

İzmir'de yaşanan 6.6’lık deprem sonrası çöken binalar, bir kez daha yaşadığımız binaların sağlamlığını, güvenilirliğini sorgulattı. Herkesin aklında ‘acaba binamız sağlam mı?’ sorusu var. Ancak çoğu kişi bina riskli çıkarsa hemen yıkılmasından korktuğu için tespite yanaşmıyor. Can güvenliğiniz için vakit kaybetmeden binanızı test ettirin.

Öncelikle tespit

Öncelikle tespit

Tek çözüm yıkım değil, güçlendirme de mümkün. Peki hangi yolu seçeceksiniz? Bunu anlamak için önce binanın durumunu bilmeniz gerekir. Oturduğu binanın riskli olduğunu düşünenler öncelikle tespit yaptıracak. Burada önemli bir ayrım var. Bilgilendirme amaçlı deprem dayanıklılık testi ile kentsel dönüşüm kapsamındaki riskli yapı tespiti birbirinden farklı.

Raporun maliyeti

Raporun maliyeti

Deprem dayanıklılık raporu, uzman firmalar tarafından hazırlanıyor ve sonuç maliklerle paylaşılıyor. Riskli yapı tespitini ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın lisans verdiği firmalar yapıyor ve risk varsa süreç hemen başlıyor. Dayanıklılık testinin maliyeti daire başına 300-400 lira olurken, riskli yapı tespitinde daire başı maliyet 400-500 lirayı buluyor.

Nasıl anlaşılır?

Nasıl anlaşılır?

2000 yılından önce yapılmış bir binanın riskli olma ihtimali yüksek,

Hazır beton kullanılmamışsa,

Beton dayanımı C10 ve daha azsa,

Bodrum katında rutubet; kolon, kiriş demirlerde paslanma varsa,

Kolon ve kirişlerde çatlaklar varsa,

Taşıyıcı kolon ve kirişler kesilmişse binanız riskli olabilir.

6.5 milyon

20 yılda dönüştürülmesi hedeflenen konut sayısı.

100 bin

Her yıl İstanbul’da dönüştürülecek konut sayısı.

300 bin

Her yıl Türkiye genelinde dönüştürülecek konut sayısı.

490 bin

Kandilli Rasathanesi’nin raporuna göre, İstanbul’da olası 7.5 ve üzeri şiddetli bir depremde hasar alması muhtemel bina sayısı.

438 bin

İstanbul’da güçlendirilerek kurtarılabilecek bina sayısı.

Devlet desteği

Devlet desteği

Hem kentsel dönüşüme hem de güçlendirmeye devletin destekleri oluyor. Devlet, protokol imzaladığı bankalar aracılığıyla 50 bin liraya kadar bina güçlendirme kredisi sunuyor. Binadaki her bağımsız bölüm için ayrı ayrı en fazla 50 bin lira kredi kullandırılıyor. Kentsel dönüşümde ise 125 bin liraya kadar kredi veriliyor. Her iki seçenekte de 120 ay vadeli krediye devlet 0.40 puan destek sağlıyor. Ayrıca devletin illere göre değişen 715 lira ile 1.150 lira arasında kira yardımı var.

Güçlendirmede süreç nasıl işliyor?

Güçlendirmede süreç nasıl işliyor?

Güçlendirme seçeneği, yıkıp yeniden inşaya göre daha hızlı ve daha az maliyetli. Güçlendirme için iki yol bulunuyor. İlk önce tespit yaptırmalısınız. Bu tespitten binanın bazı noktalarında zayıflık olduğu sonucu çıkarsa güçlendirme yaptırabilirsiniz. İkinci seçenekte ise riskli çıkan ve dönüşüme girecek binada malikler, itiraz ederek yıkım yerine güçlendirme isteyebiliyor.

Yıkım yerine

Yıkım yerine

Bu durumda, tebliğ edilen 60 günlük süre içinde ev sahiplerince, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun ispatlanması gerekiyor. Ardından 4/5 çoğunluk ile güçlendirme kararı alınması, güçlendirme projesinin hazırlatılması ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsat alınması gerekiyor.

Yüzde 40'ı aşmayacak

Yüzde 40'ı aşmayacak

Güçlendirme için ‘bir daire parası gider’ gibi yanlış bir algı var. Güçlendirmenin maliyeti binadaki hasara göre değişir. Bazı binalarda bir-iki ekleme yapılırken, bazı binalarda daha büyük işlemler yapılabilir. Bu da maliyeti değiştirir. Uzmanlar, güçlendirmenin yıkılıp yeniden yapılma maliyetinin yüzde 40’ını aşmaması gerektiğini vurguluyor. Eğer bina ekonomik ömrünü tamamlamışsa yeniden inşa öneriliyor.

Dönüşüm için 1 kişi yeter

Dönüşüm için 1 kişi yeter

Çoğu binada ‘aidat bile toplayamıyoruz, tespit ücretini toplayamayız’ düşüncesiyle başvuru yapılmıyor. Ancak herkesi ikna etmenize gerek yok, risk tespiti için çoğunluk aranmıyor. Kat maliklerinden birinin müracaatı ile tespit yapılabiliyor. Bunun için lisanslı firmalara tapu ve kimlik fotokopisi ile başvurmak yeterli.

Tapuya şerh koyuluyor

Tapuya şerh koyuluyor

Başvurudan sonra lisanslı kurumlar risk raporu hazırlıyor. Rapor, 7 gün içinde belediyeye gönderiliyor. İnceleme sonucunda riskli olduğu belirlenen binaya tapuda şerh işleniyor ve ev sahiplerine tebligat gönderiliyor. Ev sahiplerinin karara 15 gün içinde itiraz edebilme hakkı var. İtirazı teknik heyet inceliyor. Riskli olduğu kabul edilirse 60 gün içinde yıkım yapılıyor. Teknik heyet binanın riskli olmadığına karar verirse tapudaki şerh kaldırılıyor.

60 gün süresi var

60 gün süresi var

Yapının riskli çıkmasına rağmen malikleri 60 günde yıkım yapmazsa, 30 güne kadar ek süre tanınıyor. Bu süre sonunda da malikler yıkım yapmamışsa, elektrik, su ve doğalgaz hizmetleri durduruluyor. Yıktırılamayan yapılar Bakanlıkça veya il müdürlüklerince yıkılıyor veya yıktırılıyor. Yıkımın masrafları hisseleri oranında maliklerden alınıyor.

438 bini kurtarılabilir

438 bini kurtarılabilir

Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, Kandilli Rasathanesi’nin raporuna göre, İstanbul’da olası 7.5 ve üzeri şiddetli bir depremde hasar alması muhtemel 490 bin binadan yüzde 89’unun hafif veya orta hasar görmesinin beklendiğini, bu 438 bin binanın güçlendirmeyle kurtarılabileceğini söyledi. Türkkan, “Kriterlere uygun şekilde güçlendirilen binaların, deprem güvenliği açısından yeni binadan hiçbir farkı kalmıyor” dedi.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Görüntülü konuşma sayesinde enkaz altında kalmaktan son anda kurtuldular