10 bin kilometrelik sır: Caretta Tuba geri döndü! İşte şaşırtan rotası

Yıllar önce İztuzu’ndan mavi sulara uğurlanan caretta caretta Tuba, denizlerin hafızasını kanıtlarcasına yeniden Dalyan'a döndü. 5 ayda 10 bin kilometrelik yolculuğunda izlediği rota ise bilim insanlarını şaşırttı.

Dalyan İztuzu Plajı'ndaki DEKAMER, caretta caretta türü deniz kaplumbağaları üzerinde araştırmalar yürütülüyor. Bölgede yaralı bulunan kaplumbağalar, merkezde tedavi edilip tekrar denize bırakılıyor. 2019 yılında yaralı bulunan caretta caretta türü bir deniz kaplumbağasına 'Tuba' adı verildi.
Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde (DEKAMER) tedavi edilen 25 ile 30 yaşlarında olduğu tahmin edilen dişi, 'iribaş' cinsi deniz kaplumbağası üzerine uydu takip cihazı takılarak 28 Ağustos 2019'da İztuzu Plajı'ndan denize bırakıldı. Tuba, geçen sürede 28 bin kilometre yol katederek, İyon Denizi açıklarına ulaştı. Tuba'nın rotasını gösteren harita 9 milyon kişi tarafından görüntülenip izlendi.

5 AYDA 10 BİN KİLOMETRE YÜZDÜ
2024 yılının Nisan ayında sinyali kesilen Tuba, tekrar Dalyan'a gelerek İztuzu Plajı'na yuva yaptı. 9 Ağustos'ta düzenlenen törenle ikinci kez cihaz takılarak mavi sulara salınan caretta caretta Tuba, 5 ayda 10 bin kilometre katetti. Uydu izleme verilerine göre Tuba, güzergahında Gökova Körfezi, Bodrum Yarımadası, İstanköy (Kos) ve Rodos Adası çevresinde tekrarlayan hareketler kaydedildi.

Bu durum, deniz kaplumbağalarının tek yönlü uzun mesafeli bir göçten ziyade kıyı ve ada çevrelerini aktif biçimde kullandığını ortaya koyuyor. İzleme periyodunun sonunda Tuba, Bodrum Karaada'nın güney kıyıları civarında bulunduğu tespit edildi.

HANGİ ROTALARI TERCİH ETTİKLERİ GÖRÜLÜYOR
DEKAMER'den yapılan açıklamada, "Uydu izleme çalışmaları, deniz kaplumbağalarının denizel alanları nasıl kullandığını ve hangi rotaları tercih ettiğini anlamamız için önemli veriler sunuyor.

Bu veriler, deniz kaplumbağalarının yalnızca uzun mesafeli göçler yapmadığını, aynı zamanda belirli alanları tekrar tekrar kullandığını da ortaya koyuyor. Uydu takibi sayesinde bu alanları daha iyi tanıyor ve bilimsel verilerle koruma çalışmalarımızı sürdürüyoruz" denildi.