Dünya ateş çemberi içinde! Türk Toraks Derneği'nden kritik veriler

Türkiye ülke genelinde bir haftayı aşkın süredir devam eden orman yangınlarıyla mücadele ederken, diğer yandan yangın söndürme mücadelesinde destek bekleyen komşu ülkelerin imdadına yetişiyor. Veriler ise, sadece Türkiye'nin değil dünyanın ateş çemberinin ortasında kaldığını gösteriyor.

Türk Toraks Derneği yanan orman alanları ve yangınlarla mücadele eden ülkelerin verilerini derledi.

Konuya ilişkin açıklama Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç'tan geldi. Doç. Aykaç, yaşanan iklim krizinin Akdeniz bölgesinde 3 derecelik bir sıcaklık artışı etkisi göstermesiyle orman yangınlarının yüzde 96-187 oranında artabileceğini söyleyerek, dünya geneline ilişkin kritik verileri paylaştı.

Uzman isim, "Her yangının ateşleme nedeni aynı değildir; ihmal, kasıt, altyapı arızaları ve doğal nedenler rol oynayabilir. Ancak bilimsel kanıtlar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını ve kuraklığı ağırlaştırarak yanıcı örtünün nemini azalttığını, yangın mevsimini uzattığını ve başlayan yangınların büyüyüp şiddetlenmesine elverişli koşulları artırdığını gösteriyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) son raporuna göre, Akdeniz bölgesinde yangın yönetimine bağlı olarak, 3 °C'lik bir sıcaklık artışı altında yanan orman alanları %96-187 oranında artabilir." dedi.

Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, "Her yangının ateşleme nedeni aynı değildir; ihmal, kasıt, altyapı arızaları ve doğal nedenler rol oynayabilir. Ancak bilimsel kanıtlar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını ve kuraklığı ağırlaştırarak yanıcı örtünün nemini azalttığını, yangın mevsimini uzattığını ve başlayan yangınların büyüyüp şiddetlenmesine elverişli koşulları artırdığını gösteriyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) son raporuna göre, Akdeniz bölgesinde yangın yönetimine bağlı olarak, 3 °C'lik bir sıcaklık artışı altında yanan orman alanları yüzde 96-187 oranında artabilir." açıklamasında bulundu.

Uzman isim, "Fransa İçişleri Bakanlığı’nın 27 Temmuz 2026 tarihli açıklamasına göre, ülkede yılbaşından bu tarihe kadar 116 bin 85 hektar alan yandı. Gironde ve Landes'taki büyük yangınlar kitlesel tahliyelere yol açtı. 1 Ağustos tarihli en yeni saha güncellemesinde güneybatı Fransa'daki büyük yangının belirlenen çevrenin içinde tutulduğu ve yaklaşık 198 bin kişinin evlerine dönüşüne izin verildiği, ancak Fransa'nın başka bölgelerinde yeni yangınlar nedeniyle yeni tahliyelerin yaşandığı aktarıldı." ifadelerine yer verdi.

Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, "Avrupa Komisyonu, Fransa ve İspanya'daki yangınlar nedeniyle 300 binden fazla insanın yerinden edildiğini ve her iki ülkeye Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması üzerinden uluslararası hava ve kara desteği gönderildiğini bildirildi." dedi.

Kuzey Amerika'da da yangın yükü ağır. Kanada Kurumlararası Orman Yangını Merkezi'nin 26 Temmuz güncellemesinde 932 aktif yangın, yılbaşından beri 4 bin 147 yangın ve yaklaşık 3 milyon 447 bin 715 hektar yanmış alan bildirilmiş. ABD Ulusal Kurumlararası Yangın Merkezi'nin 23 Temmuz güncellemesinde ise 70 büyük yangına müdahale edildiği, yılbaşından beri 41 bin 377 yangın meydana geldiği ve yaklaşık 1,58 milyon hektar alanın yandığı belirtildi.

Doç. Aykaç, 2025 yılı verilerini de paylaşarak, "Geçtiğimiz sene Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Yılı Meteorolojik Afetler Değerlendirmesi raporuna göre, Türkiye'de 3 bin 224 orman yangını meydana gelmiş ve bu yangınlarda 81 bin 472 hektar ormanlık alan zarar görmüştür." diye konuştu.

Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilara Esmen ise, yangın dumanının partikül madde başta olmak üzere karbon monoksit, azot dioksit, ozon ve çeşitli organik bileşiklerden oluşan karmaşık bir kirletici karışım olduğunu söyleyerek, " İnce parçacıklar akciğerlerin derin bölgelerine ulaşabilir, kan dolaşımına geçebilir ve yangın alanından kilometrelerce uzağa taşınabilir. Maruziyet; göz ve hava yolu tahrişi, öksürük, nefes darlığı ve akciğer fonksiyonunda azalmadan astım ve KOAH alevlenmelerine, bronşite, kalp-damar etkilerine ve erken ölüme kadar uzanan sonuçlara yol açabilir." dedi.

Resmî tahliye ve sağlık uyarılarına uyulmalı; güvenliyse dumanlı saatlerde kapalı ortamda kalınmalı.
Pencereler ve kapılar kapalı tutulmalı; klima ve havalandırma sistemleri dışarıdan duman almadan iç havayı döndürecek biçimde çalıştırılmalı.
İç ortamda sigara içilmemeli; mum, tütsü ve şömine yakılmamalı; kızartma gibi parçacık üreten faaliyetler azaltılmalı.
Dışarı çıkmak zorunluysa yüze doğru oturan N95/FFP2 sınıfı maske kullanılmalıdır. Cerrahi maskeler ve ıslak bezler ince parçacıklara karşı yeterli koruma sağlamaz. N95/FFP2 maskeler karbon monoksit ve diğer gazlara karşı korumaz.
Astım ve KOAH hastaları düzenli ilaçlarını sürdürmeli, rahatlatıcı ilaçlarını erişilebilir tutmalı ve tedavi planları hakkında hekimleriyle görüşmeli.
Artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, bayılma, şiddetli baş dönmesi veya dudaklarda morarma durumunda acil sağlık hizmetlerine başvurulmalı.