En mutsuz olduğumuz yaş belli oldu! Bilimsel araştırmalar ortaya çıkardı

Bilim insanları, mutluluğun yaşam boyunca dalgalı bir seyir izlediğini ortaya koydu. Gençlikte ve yaşlılıkta mutluluk yükselirken belirli bir dönemde düşüş yaşanıyor. Peki, insanlar en çok hangi yaşta mutsuz oluyor? Bilim bu konuyla ilgili ne diyor?

Yeni araştırmalar, insanların hayatlarının bazı evrelerinde mutluluk seviyelerinin belirgin şekilde azaldığını gösteriyor. Sosyal medya ve akıllı telefonların etkisiyle gençler arasında da endişe verici bir mutsuzluk eğilimi gözleniyor.

BİLİM İNSANLARIN EN MUTSUZ OLDUĞU YAŞI BELİRLEDİ
İngiltere’deki Dartmouth Üniversitesi’nde yapılan kapsamlı bir araştırma, insanların yaşamları boyunca mutluluk seviyelerinin nasıl değiştiğini ortaya koydu. Mutlulukla ilgili araştırmalar yapan Profesör David Blanchflower’ın yürüttüğü çalışmaya göre en mutsuz olunan dönem ergenlik değil tam aksine orta yaş. Araştırma, mutluluğun yaşam boyunca 'U' şeklinde bir eğri izlediğini gösteriyor. Gençlikte yüksek, orta yaşta düşük, yaşlılıkta ise yeniden yükselen bir seyir.

ORTA YAŞTA MUTLULUK DÜŞÜYOR
Blanchflower, yirmi yılı aşkın süredir mutluluk ve refah üzerine yaptığı araştırmalarda insanların orta yaşta belirgin bir mutsuzluk yaşadığını tespit etti.

2006-2009 yılları arasında İngiltere Merkez Bankası Para Politikası Komitesi’nde de görev yapan Blanchflower, "Gençken mutlusunuz, yaşlılıkta yeniden mutlusunuz. Fakat orta yaş en zor dönem." ifadelerini kullandı.

GENÇLERİN MUTLULUĞU AZALIYOR
Araştırmanın dikkat çekici bir diğer sonucu ise gençlerin mutluluk seviyelerindeki düşüş. Blanchflower ve ekibi, son yıllarda gençlerin giderek daha mutsuz olduklarını gözlemledi. Özellikle 2013 yılından itibaren 'U' şeklindeki mutluluk eğrisinin bozulduğunu belirten araştırmacılar, gençlerin ve özellikle genç kadınların refahında ciddi bir gerileme yaşandığını vurguluyor.

SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ
Uzmanlara göre bu değişimin en önemli nedenlerinden biri akıllı telefonlar ve sosyal medyanın yaygınlaşması. 2007’den sonra hızla hayatımıza giren bu teknolojiler, gençlerin sosyal davranışlarını köklü biçimde değiştirdi.

Blanchflower, "Çocuklar akıllı telefonlarla vakit geçirirken yüz yüze etkileşimden uzaklaşıyor. Oysa beyin, sosyal ve duygusal gelişim için bu etkileşimlere ihtiyaç duyuyor." diyor.

