Mutfaktaki sessiz tehlikeye karşı dikkat! Canan Karatay da uyarıyor: Evde varsa hemen çöpe atın!

Mutfaklarımızın vazgeçilmez yardımcısı, temizliğin sağ kolu gibi görünen bulaşık süngerleri, aslında göründüğü kadar masum olmayabilir. Uzmanlar, mutfaktaki sessiz tehlikeye karşı dikkatli olunması konusunda uyarıyor. Peki, bulaşık süngeri nasıl kullanılmalı, ne sıklıkla değişmeli? İşte detaylar...

Nemli yapısı ve gözenekli dokusuyla bakteri üretmeye oldukça müsait olan mutfak süngerleri, doğru kullanılmadığında mutfağın en hijyenik değil, en kirli eşyasına dönüşebiliyor. Peki, bu gizli tehlikeden korunmak için nelere dikkat etmeli? İşte uzman uyarılarıyla bulaşık süngeri hijyenine dair bilmeniz gereken her şey...

MUTFAKTAKİ GÖRÜNMEZ "BAKTERİ KAMPI"
Pek çoğumuz süngeri eskiyene ya da parçalanana kadar kullanmaya meyilliyiz. Bilimsel veriler durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Almanya’daki Furtwangen Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, kullanılmış süngerlerde milyonlarca bakteri hücresi tespit edildi. Süngerin sürekli nemli kalması ve üzerine yapışan yemek artıkları, mikroorganizmalar için adeta bir üreme alanı oluşturuyor. Bu da aslında temizlediğimizi sandığımız tabaklara bakterileri ellerimizle yaymamız anlamına gelebilir.
Verdiği sağlıklı yaşam tavsiyeleri ile tanıdığımız Prof. Dr. Canan Karatay da bu malzemelerin sağlık açısından barındırdığı risklere dikkat çeken isimler arasında. Karatay, konuya ilişkin olarak "Biz evde sünger kullanmıyoruz, bez kullanıyoruz, bezi sürekli yıkıyoruz. Bulaşık süngerlerindeki mikroplar çok sıcak suda ölür. Sıcak suda ne bakteri kalır ne virüs. Deterjan öldürmez, sıcak su öldürür. Bu konulara dikkat edilmeli, daha bulaşık süngeri kullanılıyorsa sık sık yenilenmeli" idiyor.

VEDA VAKTİ GELDİ Mİ? İŞTE O KRİTİK SÜRE
Uzmanların bu konuda ortak bir kararı var: Bulaşık süngerini haftada en az bir kez yenisiyle değiştirmek en sağlıklı yöntem. Ancak takvime bakmanıza gerek kalmadan şu belirtiler de size ipucu verebilir:
- Süngerden rahatsız edici kötü kokular gelmeye başladıysa,
- Renginde solma veya lekelenmeler oluştuysa,
- Dokusu bozulup parçalanmaya yüz tuttuysa süngerinizle vedalaşma vaktiniz gelmiş demektir.

Özellikle çiğ et, tavuk veya balık ile temas eden yüzeyleri sildiyseniz, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) o süngerin ya derhal çok iyi dezenfekte edilmesini ya da doğrudan çöpe atılmasını öneriyor.

SÜNGERİN ÖMRÜNÜ UZATMAK VE HİJYENİ KORUMAK MÜMKÜN MÜ?
Evinizdeki süngerin bakteri yükünü hafifletmek için şu küçük ama etkili adımları izleyebilirsiniz:
- Süngeri işiniz biter bitmez iyice durulayın ve suyunu sonuna kadar sıkın. Unutmayın, nem bakterilerin en sevdiği şeydir.
- Bazı uzmanlar süngeri mikrodalgada veya bulaşık makinesinde yüksek ısıda yıkamanın bakteri yoğunluğunu azalttığını söylüyor. Bu yöntemlerin tam bir sterilizasyon sağlamadığını, sadece riski geçici olarak düşürdüğünü aklınızda bulundurun.

DAHA SAĞLIKLI ALTERNATİFLER NELER?
Son yıllarda hijyen bilincinin artmasıyla birlikte, bakterilerin tutunmasının daha zor olduğu silikon fırçalar veya çabuk kuruyan yıkanabilir mikrofiber bezler popüler hâle geldi. Bu ürünler, gözenekli süngerlere göre çok daha hızlı kuruduğu için bakteri barındırma riskini en aza indiriyor.
Sağlıklı bir mutfak için en zayıf halka olan süngerleri düzenli değiştirmek, sağlığınızı korumak adına atabileceğiniz en basit ve en kritik adımlardan biri.

