Pet şişede su alırken bu detaya dikkat! Tüketim tarihi geçmiş su içilir mi? Meğer yıllardır yanlış biliyormuşuz

Market raflarında şişe suların üzerindeki tarihleri görünce hepimiz "Su da mı bozuluyor?" diye düşünürüz. Uzmanların bu konudaki cevabı ise şaşırtıcı ancak oldukça net: Hayır, su protein veya yağ gibi bozulacak maddeler içermediği için çürümez ya da kendi kendine bozulmaz. Peki, madem su bozulmuyor neden son kullanma tarihi var?

Suyun kendisi bozulmasa da bu her zaman aynı kalitede kalacağı anlamına gelmiyor. İçinde bozulacak proteinler, yağlar olmasa da zaman içerisinde suyun kalitesi düşebiliyor. Bu durumun yanı sıra pet şişelerdeki plastik karışımı ile suyun etkileşime giriş süreci de göz önünde bulundurulduğunda aslında bu tarihlere anlam vermek mümkün oluyor. Peki, üzerindeki tarihi geçen her su kalitesiz mi ve bu suları içmek insan üzerinde ne gibi etkiler uyandırıyor?

ŞİŞELERİN ÜZERİNDEKİ TARİH NE ANLAMA GELİYOR?
Aslında şişelerin üzerindeki o tarih, sütün veya etin üzerindeki "son kullanma tarihi" gibi değil. Bu, daha çok "tavsiye edilen tüketim tarihi" olarak belirleniyor. Yani üretici firma size, "Eğer bu tarihe kadar suyu içerseniz, tadı, kokusu ve berraklığı ilk günkü gibi taze olur" diyor. Bu tarihi yazmak da yasal bir zorunluluk olarak kabul ediliyor.

Üzerinde tavsiye edilen tüketim tarihi geçirilmiş bir su içmek ise dünyanın sonu değil elbette. Sadece sudan ilk günkü berrak ve temiz tadı almama ihtimali ortaya çıktığı için üreticiler belirlenen tarih aralığında tüketimin çok daha önemli olduğuna dikkat çekiyor.

ASIL SORUN PLASTİK ŞİŞELERDE!
Burada asıl dikkat etmeniz gereken su değil, içinde bulunduğu plastik şişe. Çoğu su şişesi PET (polietilen tereftalat) adında bir plastikten yapılıyor. Bu plastik zamanla ve uygun olmayan koşullarda beklediğinde değişime uğrayabiliyor.

Araştırmalar, plastik şişelerin uzun süre beklediğinde "asetaldehit" adında bir maddeyi suya bırakabildiğini gösteriyor. Bu madde sağlığınız için büyük bir risk oluşturmasa da suyun tadını ve kalitesini değiştirebiliyor. Aldığımız suyun daha "tatlımsı" veya "plastik gibi" kokmasının sebebi bu olarak kabul ediliyor.

SAKLAMA KOŞULLARI DA ÇOK ÖNEMLİ
Suyun kalitesini korumak için nerede ve nasıl sakladığınız da büyük önem taşıyor. Tarihi geçmese dahi yanlış saklanan sular da hem tadını ve kalitesini kaybediyor hem de sağlığımız açısından risk oluşturabiliyor.
Su şişelerini kesinlikle güneş ışığı altında bırakmamak gerekiyor. Yüksek sıcaklık, plastiğin daha çabuk bozulmasına ve suya daha çok kimyasal madde geçmesine neden oluyor. Bu nedenle serin yerlerde ve hatta mümkünse dolaplarda muhafaza etmek en mantıklı seçenekler olarak değerlendiriliyor.

Sıcak havalarda araç içinde uzun süre bekleyen su şişeleri de aynı riski taşıyor. Bu nedenle arabada su bırakmamak, unutulduysa da mecbur kalmadıkça o suyu içmemek ve yenisi ile değiştirmek gerekiyor.
Suyu serin, kuru ve karanlık bir yerde saklamak en doğru seçenek olarak görülüyor.

Plastik şişelerdeki suların raf ömrü, uygun koşullarda saklandığında ortalama iki yıl olarak kabul ediliyor. Su bozulmasa da ambalajı ve saklama koşulları suyun kalitesini doğrudan etkiliyor. Bu yüzden üzerindeki tarihe dikkat etmek ve suyu doğru şekilde saklamak hem sağlığınız hem de daha iyi bir içim deneyimi için önem taşıyor.