Petrol krallarını kıskandırıyordu! Lüks otomobil sesleri yerini çaresizliğe bıraktı: 4,5 milyona vatandaşlık satılıyor

Pasifik’in derinliklerinde bir zamanlar zenginliğiyle dünyayı kendine hayran bırakan o meşhur ada, şimdilerde tarihinin en kritik virajından geçiyor. Lüksün ve ihtişamın başkenti sayılan bu küçük kara parçasının içine düştüğü dramatik durum, tüm dünyada şaşkınlık yaratırken ada yönetiminin varlığını sürdürebilmek adına devreye soktuğu akılalmaz yöntem ise duyanları hayrete düşürüyor. Peki, bu büyük çöküşü durdurmak için bulunan son çare ne?

Kişi başına düşen gelirle bir dönem dünya devlerine kafa tutan Nauru, geçmişin parıltılı günlerini mumla arıyor. Doğal kaynakların tükenmesiyle başlayan hazin öykü, adayı bugün varoluşsal bir sınavla karşı karşıya getirdi. İşte tüm detaylar!

RÜYA GİBİ BİR YAŞAM SUNAN ADA İFLAS NOKTASINDA
Pasifik’in ortasında bir zamanlar zenginliğiyle parmakla gösterilen bir ada bulunuyor. Bu ada, lüks otomobillerin seslerinin eksik olmadığı Nauru'dan başka bir yer değil. Adeta zenginliğin timsali olan bu adanın hayatta kalabilmesi için sıra dışı bir yönteme başvuruluyor.

Nauru Adası, bir dönem kişi başına düşen milli gelirde petrol zengini Arap ülkelerini bile geride bırakıyordu. Şimdilerde ise ekonomik çöküşü durdurabilmek ve iklim krizine karşı fon oluşturabilmek için 105 bin dolar yani yaklaşık 4,5 milyon TL karşılığında vatandaşlık satılıyor.
Adanın bu dramatik dönüşümü, sadece bir ekonomik gerilemeyi değil; aynı zamanda kontrolsüz tüketim ve doğal kaynakların tükenişinin hazin öyküsünü de gözler önüne seriyor.

Nauru’nun bu görkemli ama kısa süren altın çağı, 1900’lü yılların başında keşfedilen fosfat rezervlerine dayanıyordu. 1968’de bağımsızlığını kazanan ülke, madenlerin kontrolünü eline alınca adeta para içinde yüzmeye başladı.
New York Times’ın 1982’de "dünyanın en zengin demokrasisi" olarak tanımladığı adada halk, alışveriş yapmak için özel uçaklarla Singapur’a gidiyor. Adanın tek ana yolunda lüks spor otomobillerle tur atıyordu.

"Beyaz altın" olarak görülen fosfat rezervleri 1990’larda tükendiği zaman bu rüya yerini beklenmedik bir kabusa bıraktı. Üretim durup gelirler kesilince ekonomi fiilen çöktü, devlet borçlarını ödeyemez hale geldi. Bir zamanlar dünyaya borç verebilecek güçteyken bir anda dış yardımlara muhtaç bir iflas noktasına sürüklendi. Şimdi ise kalıcı bir gelir kapısı oluşturmak için yatırım yoluyla vatandaşlık programını devreye soktu.

Nauru, geçmişin parıltılı günlerinden çok uzakta bir hikayeye başlamış bulundu. Açık bir şekilde varoluşsal sınav veriyor. Yaklaşık 4,5 milyon lirayı gözden çıkaran yeni vatandaşlar, belki Nauru pasaportuna sahip olacaklar. Ama aynı zamanda bir dönemin en zengin ülkesinin kurtarma operasyonuna da ortaklık etmiş olacaklar.