Sosyal medyada saatlerce kaydırırken 2 kere düşünün! Beynin karar verme mekanizmasını felç ediyor
Sosyal medyada içerik izlerken bazen durup kalıyoruz. Parmağımız ekranda, gözümüz videoda... Aslında nedenini tam olarak bilmiyoruz. Ama beynimiz o an tanıdık bir durumla karşılaşıyor. Güven hissi, yakınlık algısı ve fark etmeden devreye giren bir mekanizma bizi orada tutuyor. Peki, bu durum hangi sebepten kaynaklanıyor? Bilimsel bir açıklaması var mı?

Sosyal medyada içerik izlerken bazen durup kalıyoruz. Parmağımız ekranda, gözümüz videoda... Aslında nedenini tam olarak bilmiyoruz. Ama beynimiz o an tanıdık bir durumla karşılaşıyor. Güven hissi, yakınlık algısı ve fark etmeden devreye giren bir mekanizma bizi orada tutuyor. Peki, bu durum hangi sebepten kaynaklanıyor? Bilimsel bir açıklaması var mı?

Hilal Boğazkesen - Posta.com.tr / Bir videoyu izlerken bir tane daha deme hissi tanıdık geliyor. İçerik bitmiyor, biz de duramıyoruz. Bunun nedeni alışkanlık değil sadece. Beynin karar verme sistemi sürekli uyarılıyor, dur sinyali gecikiyor. Sonuçta zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz.

Dijital bir çağda yaşıyoruz ve her gün ortalama bir futbol sahası uzunluğunda içeriği baş parmağımızla kaydırıyoruz. Lakin bazı içerikler var ki adeta dijital bir fren etkisi yaratarak bizi durduruyor.

Bilim dünyası, bu durumu sadece ilgi çekici içerik olarak görmüyor. Aynı zamanda doğrudan nörobiyolojik bir mekanizma olarak açıklıyor. Sosyal medya platformları, insan evriminin en temel taşlarını dijital birer olta olarak kullanıyor.

İnsan beyni, evrimsel süreçte hayatta kalmak için yüzleri tanımaya ve göz bebeklerindeki mikro değişimleri anlamlandırmaya programlanmıştır.

Sosyal medya fenomenlerinin kameraya doğrudan bakarak konuşması, beyinde sahte bir göz teması illüzyonu yaratıyor. Normal bir sosyal etkileşimde olduğu gibi bu durum beynin sosyal ödül mekanizmalarını harekete geçiriyor.

2006 yılında Aza Raskin tarafından icat edilen sonsuz kaydırma özelliği, beynimizin doğal durma sinyallerini yok etmek üzere tasarlanmış bir nörolojik tuzak.

Fiziksel dünyada bir gazete bittiği zaman ya da bir kitabın sayfası kapandığında beyin görev tamamlandı sinyali gönderiyor ve bir sonraki eyleme geçiyor.

Dijital dünyada bu sonun olmaması, beynin karar verme mekanizmasını felç ediyor. Sürekli veri akışı, Prefrontal Korteks'i yoruyor ve yeter artık deme irademizi zayıflatıyor.


