'Tatil nasıl geçti?' diye sorup hayatınızın hatasını yapmayın! Tüm acısını sizden çıkaracak o burçlar...
İş yerinizde veya ailenizde tatilden yeni dönmüş birileri varsa bu kuralları ezberleyin. Rahatından koparıldığı için dünyaya öfke kusanlarla, yuvadan ayrılmış gibi melankolikleşip hırçınlaşanlar zodyak haritasında ifşa oldu. İşte valizini bile açmadan etrafındakileri darlayan o 2 burç ve şoke eden huyları!

İş yerinizde veya ailenizde tatilden yeni dönmüş birileri varsa bu kuralları ezberleyin. Rahatından koparıldığı için dünyaya öfke kusanlarla, yuvadan ayrılmış gibi melankolikleşip hırçınlaşanlar zodyak haritasında ifşa oldu. İşte valizini bile açmadan etrafındakileri darlayan o 2 burç ve şoke eden huyları!

Çevrenizde işe başlar başlamaz adeta ofisi birbirine katan, trafikte seyir halindeyken normal zamanlardan çok daha fazla ve agresif şekilde korna çalan veya gün boyu sürekli oflayıp puflayarak gezen birileri varsa, o kişilerin muhtemelen bu iki burçtan birine ait olması kaçınılmazdır. İşte tatilden dönüş sendromunu hayatında en ağır, en öfkeli, en gergin ve çekilmez şekilde yaşayan o 2 burç!

Eğer mevcut iş yerinizde, arkadaş ortamınızda veya doğrudan ailenizin içinde tatilden henüz yeni dönmüş bir Boğa veya Yengeç burcu ferdi varsa, onlara döndükleri ilk 3-4 gün boyunca kesinlikle kritik ve sorumluluk gerektiren işler vermeyin. Mümkün olan en yüksek toleransla, sakinleşmeleri ve kendilerine gelmeleri için onlara biraz zaman tanıyın ve en önemlisi "Tatiliniz nasıl geçti?" sorusunu sorarak detayları çok fazla deşmeyin. Aksi takdirde, tatilin bitmiş olmasının tüm acısını ve hırsını hiç suçunuz yokken sizden çıkarabilirler!

Listenin tam olarak ilk sırasında yer alan burç, astroloji dünyasını yakından takip edenler için hiç de şaşırtıcı değil; hayattaki zevkine, kendi rahatına ve lüks konforuna en düşkün burç olarak bilinen Boğa, tatil bitişlerinin yaşandığı o kasvetli günlerde adeta birer barut fıçısına dönüşüyor.
NEDEN BU KADAR SİNİRLİLER?
Bir Boğa burcu bireyi için tatil demek; birbirinden lezzetli ve gurme yemekler, ucu bucağı olmayan kesintisiz bir uyku düzeni, kaliteli ve konforlu yataklar demektir. Bunların da ötesinde hiçbir sorumluluk ve stres taşımadan sadece anın, lüksün tadını çıkarmaktır. Tatil bittiğinde o kendi elleriyle kurduğu lüks ve konforlu düzenden zorla kopup, sabahın kör saatinde uykusuz şekilde işe gitmek, biriken e-postalara cevap vermek ve bitmek bilmeyen o günlük koşturmaca içine yeniden girmek onların hayata bakış doğasına ve karakterine tamamen aykırıdır.

Tatilden kendi evlerine döndükleri o ilk hafta boyunca kelimenin tam anlamıyla aşırı huysuz, çekilmez ve memnuniyetsiz olurlar. Seyahat dönüşü valiz açıp yerleştirmekten nefret ederler; öyle ki o dolu valiz günlerce, hatta haftalarca odanın tam ortasında öylece kalabilir. İşe geri döndükleri o ilk günlerde karşılarına çıkan her şeye ama her şeye söylenirler. Masalarına gelen kahveleri azıcık soğuk gelse bile bundan devasa bir kriz ve kavga çıkarabilirler. İçinde bulundukları o harika konfor alanları ellerinden zorla alındığı için tüm dünyaya karşı derin bir sinir beslerler.

Zodyak kuşağının en duygusal, en hassas burcu olarak tanınan Yengeçlerin, tatil dönüşlerinde nasıl bu kadar sinirli, hırçın ve agresif bir karaktere büründüğünü görmek sizi ilk etapta çok şaşırtabilir. Ancak bilinmesi gerekir ki onların içindeki bu büyük öfke, aslında yaşadıkları derin bir hayal kırıklığından ve ağır bir melankoliden beslenmektedir.
NEDEN BU KADAR SİNİRLİLER?
Yengeç burçları, tatile gittikleri coğrafyaya ve mekana karşı çok hızlı bir şekilde aidiyet duygusu geliştirirler. Zaman geçirdikleri o huzurlu deniz kenarını, konakladıkları o şirin butik oteli veya yazlık evlerini saniyeler içinde kendi asıl "yuvaları" gibi benimserler. Ayrılık ve dönüş vakti kapıya dayandığında ise, kendilerini güvenli yuvalarından zorla kopartılıp atılmış gibi hissederler. Rutin hayatın beraberinde getirdiği o boğucu stres, biriken faturanlar ve bitmek bilmeyen sorumluluklar duygusal iç dünyalarını tamamen altüst etmeye yeter.

Yengeç burçlarının tatilden dönüş süreçleri ilk başlarda derin iç çekişler, hüzünlü bakışlar ve yoğun bir melankoliyle start alır. Ancak çok kısa bir süre sonra bu hüzünlü hava, ani parlama krizlerine ve çevreye karşı yoğun bir agresifliğe evrilir.
Etrafındakilere sürekli olarak "Neden dönmek zorundaydık ki?", "Bu hayat neden bu kadar monoton ve sıkıcı?" diyerek çevrelerindeki insanları adeta darlayabilir ve ruhsal olarak bunaltabilirler. Dönüş yolculuğu esnasında ve özellikle o ilk iş gününde kendilerine yapılacak en ufak bir eleştiriye ya da şakaya bile zerre kadar tahammülleri yoktur. Söyleyeceğiniz en ters kelimede veya takınacağınız bir tavırda hemen sert bir savunmaya geçip, hiç acımadan kalbinizi çok kırabilirler.

