Tıp dünyasının açıklayamadığı olay! Ölen kız kardeşinin ameliyat iziyle dünyaya geldi

1957 yılında İngiltere'de yaşanan trajik bir kaza, iki küçük kız kardeşin hayatını kaybetmesine yol açtı. Ancak bu kayıptan bir yıl sonra dünyaya gelen ikiz bebekler, verdikleri tepkiler, vücutlarındaki izler ve unutulmuş anılarıyla tıp ve paranormal dünyayı karşı karşıya getirdi. Reenkarnasyon iddiasının odağındaki Pollock ikizlerinin gizemli ve bir o kadar tartışmalı hikayesinin tüm detayları haberimizde!

Tıp dünyasını yıllarca ikiye bölen ve Virginia Üniversitesi'nden bilim insanlarının radarına giren bu vaka, paranormal araştırmaların en çok konuşulan dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. Ölen ablalarının anılarını yaşatan, tavan arasındaki oyuncakları sahiplenen ve bebekliklerinden itibaren ailelerini şaşkına çeviren ikizlerin şaşırtıcı hikayesi ve şüphecilerin dikkat çektiği detaylar açıklandı!

Tarih 5 Mayıs 1957'yi gösteriyordu. İngiltere'nin kuzeyindeki Northumberland bölgesine bağlı Hexham kasabasında huzurlu bir pazar sabahı yaşanıyordu. 11 yaşındaki Joanna Pollock ve 6 yaşındaki kız kardeşi Jacqueline, 9 yaşındaki arkadaşları Anthony ile birlikte kiliseye doğru yürüyordu.
O sırada yolda kontrolden çıkan bir otomobil hızla kaldırıma daldı. Aracı kullanan kasabalı bir kadındı ve kaldırımın hemen yanındaki yüksek duvar çocukların kaçmasına imkan tanımadı. Joanna, Jacqueline ve Anthony kazada olay yerinde hayatını kaybetti. Pollock ailesi için bu yıkım, tarif edilemez bir acının başlangıcıydı.

Kızların babası John Pollock, kasabada süt dağıtımı yapan ve Katolik inancına mensup biriydi. Ancak geleneksel dini anlayıştan farklı olarak ruhun yeni bir bedende yeniden doğduğuna, yani reenkarnasyona güçlü bir şekilde inanıyordu. Kızlarını kaybettikten sonra her gece bu inancın gerçekleşmesi için dua ettiği aktarılıyordu.
Eşi Florence ise Kurtuluş Ordusu çevresinde yetişmişti ve eşinin bu inancına kesinlikle karşı çıkıyordu. Hatta araştırmalara göre bu fikir ayrılığı, çiftin evliliğini bir dönem bitme noktasına getirdi. Ancak kısa bir süre sonra Florence yeniden hamile kaldı.

4 Ekim 1958'de, feci kazadan yaklaşık 17 ay sonra Florence ikiz kız bebekler dünyaya getirdi. Bebeklere Gillian ve Jennifer isimleri verildi. Yıllar sonra 1978'de yapılan kan testleriyle kızların tek yumurta ikizi olduğu kesinleşti.
Aile, ilk garipliği doğumun hemen ardından fark etti. Jennifer'ın sağ gözünün üstünde, ölen ablası Jacqueline'in küçükken geçirdiği kaza sonucu oluşan yara izine tıpatıp benzeyen bir çizgi vardı. Ayrıca belinin sol tarafında, yine Jacqueline'deki doğum lekesiyle aynı noktada koyu renkli bir leke bulunuyordu. Tek yumurta ikizi olmalarına rağmen Gillian'da bu izlerin hiçbiri yoktu.

İkizler 3 yaşına geldiğinde aile, ölen kızlardan kalan oyuncakları tavan arasından indirdi. İkizler oyuncakları görür görmez hiç tereddüt etmeden sahiplendi. Gillian, Joanna'ya ait bebeği; Jennifer ise Jacqueline'in bebeğini aldı. Her ikisi de bu bebekleri kendilerine "Noel Baba'nın getirdiğini" iddia etti.
Görgü tanıklıklarına göre anneleri Florence bir gün Gillian'ın Jennifer'a "Gözlerinden kan geliyor, araba sana orada çarpmıştı" dediğini duydu. İkizlerin çalışan bir motor sesi duyduklarında panikle "Araba bize doğru geliyor!" diye bağırdıkları ve araçlara karşı anormal bir korku besledikleri de kaydedildi.

Pollock ailesi, ikizler henüz 9 aylıkken Hexham kasabasından taşınmıştı. Kızlar 4 yaşına geldiğinde aile kasabayı tekrar ziyarete gitti. İkizler daha önce hiç görmedikleri halde parkın ve salıncakların yerini tarife gerek duymadan bildi ve doğrudan oraya gitmek istediklerini söyledi.
Ayrıca 4,5 yaşındayken Jennifer, babasının üzerinde gördüğü ve annesinin yıllar önce süt dağıtım işinde giydiği eski önlüğü hemen tanıdı. Gillian ise annesini o kıyafetle hiç görmediği için önlüğü tanıyamamıştı. Ancak kızlar büyüdükçe bu tür anılar ve tepkiler yavaş yavaş kayboldu.

Vakanın basına yansımasının ardından Virginia Üniversitesi'nden ünlü psikiyatrist Dr. Ian Stevenson olayı incelemeye başladı. Hayatını çocuklardaki reenkarnasyon iddialarını araştırmaya adayan Stevenson, aileyle defalarca görüştü ve şu noktalara dikkat çekti:
- Genetik Çelişki: Tek yumurta ikizlerinin aynı genetik yapıya sahip olmasına rağmen doğum lekelerinin yalnızca birinde olmasını genetikle açıklamak yetersizdi.
- Şüpheci Anne Etkisi: Annenin reenkarnasyona inanmaması, hamilelik sürecinde psikolojik bir yönlendirmenin olma ihtimalini zayıflatıyordu.

Vakanın en zayıf halkası ise anlatılan tüm bu olayların yalnızca anne ve babanın aktarımlarına dayanmasıydı. Araştırmacı Ian Wilson, acılı babanın reenkarnasyona olan saplantılı inancının gözlemlerini çarpıtmış olabileceğini, ölen kızlara ait bilgilerin ev içinde konuşulmasıyla çocukların bunları bilinçaltına kaydetmiş olabileceğini savundu.
İkizler yetişkinlik dönemlerine ulaştıklarında ise çocukluklarına ve ablalarına dair hiçbir şey hatırlamadıklarını ifade ettiler.