Virüsler meğer birbirini dinliyormuş! Rakiplerini kandırmak için öyle bir yöntem buldular ki...
Bilim dünyasında çığır açan keşif: Virüslerin birbirleriyle kimyasal sinyaller aracılığıyla "konuştuğu" ve birbirlerinin mesajlarına "kulak kabarttığı" ortaya çıktı. Ancak bu viral iletişim her zaman dostane değil; araştırmalar, bazı virüs türlerinin rakiplerini yanlış yönlendirmek ve manipüle etmek için yanıltıcı sinyaller ürettiğini gösteriyor. İşte viral dünyanın karanlık yüzü.

Bilim dünyasında çığır açan keşif: Virüslerin birbirleriyle kimyasal sinyaller aracılığıyla "konuştuğu" ve birbirlerinin mesajlarına "kulak kabarttığı" ortaya çıktı. Ancak bu viral iletişim her zaman dostane değil; araştırmalar, bazı virüs türlerinin rakiplerini yanlış yönlendirmek ve manipüle etmek için yanıltıcı sinyaller ürettiğini gösteriyor. İşte viral dünyanın karanlık yüzü.

Hilal Boğazkesen - Posta.com.tr / Exeter Üniversitesi'nden araştırmacılar, bakterileri enfekte eden faj virüslerinin, çevrelerindeki bakteri yoğunluğuna göre aktif saldırı veya kış uykusu (lizojenik) moduna geçme kararı aldıklarını saptadı. Hücre içine salınan kimyasal peptitler aracılığıyla kurulan bu iletişim ağı, sadece aynı tür içinde yardımlaşmayı değil, farklı türler arasında karmaşık manipülasyon ve sabotaj stratejilerini de barındırıyor.

Bilim dünyası, yaşamın en temel ve gizemli yapılarından biri olan virüslerin karmaşık bir iletişim ağına sahip olduğunu keşfetti. Geleneksel olarak basit ve cansız varlıklar olarak görülen virüslerin, birbirlerinin kimyasal "konuşmalarını" dinledikleri ve hatta başarı şanslarını artırmak için rakiplerini kasten yanlış yönlendiren yanıltıcı sinyaller ürettikleri tespit edildi.

Birleşik Krallık'taki Exeter Üniversitesi'nden, aralarında doktora öğrencisi Rebecca Woodhams ve araştırmacı Robyn Manley'nin de bulunduğu bir ekip, Cell dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada, bakterileri enfekte eden faj virüslerinin (bakteriyofajlar) karmaşık davranışlarını inceledi. Bu virüsler, bir hücreye girdiklerinde iki temel strateji arasında seçim yapmak zorunda kalırlar: Hücreyi öldürüp yeni parçacıklar salmak (aktif çoğalma) veya uykuda (pasif) kalarak doğru zamanı beklemek.

Araştırmacılar, bu kritik kararın virüsler tarafından rastgele verilmediğini, çevredeki bakteri (konak) yoğunluğuna dayalı olarak alındığını söylüyor. Rebecca Woodhams bu durumu şöyle açıklıyor: "Eğer çevrede çok sayıda bakteri varsa, fajlar öldürme yolunu seçerek bu potansiyel konakları hemen enfekte etmeye çalışır. Ancak konak sayısı azsa ve çoğu zaten öldürülmüşse, virüsün uykuya dalıp, kaynakların bol olduğu daha iyi zamanları beklemesi çok daha güvenli bir tercihtir." Bu davranış, yiyecek kaynakları tükendiğinde hayvanların kış uykusuna yatmasına benzetiliyor.

Daha önceki çalışmalar, fajların birbirlerine peptit adı verilen kimyasal sinyaller göndererek bu stratejik kararları koordine ettiklerini göstermişti. Yüksek peptit oranları konak sıkıntısına, düşük oranlar ise konak bolluğuna işaret ediyordu. Ancak yeni çalışma, bu iletişimin sadece aynı tür virüsler arasında kalmadığını, diğer virüs türlerinin de bu mesajlara "kulak kabarttığını" ortaya koydu.

Bu viral dinleme faaliyeti, dinleyen tür için her zaman avantajlı olmuyor. Araştırmacılar, laboratuvar deneylerinde bir virüs türünün, başka bir türün sinyallerini algıladığında manipüle edildiğini gözlemledi.
Araştırmanın yazarlarından Robyn Manley, bu şaşırtıcı durumu şu sözlerle detaylandırıyor: "Bir faj, başka bir türden gelen sinyalleri algıladığında, bu mesaj kendisine yönelik olmasa ve kendi mevcut durumunu yansıtmıyor olsa bile, hücreyi öldürmek yerine uykuda kalma eğilimi gösteriyor."

Daha da ilginç bir bulgu, bu sinyalizasyonun bazen tek yönlü olması. Örneğin, "A virüsü" "B virüsünün" sinyallerini algılayıp anlayabilirken, "B virüsü" "A"dan gelen sinyallere duyarsız kalabiliyor. Manley, bu asimetrik iletişimin de bir strateji olduğunu belirtiyor: "Bu durum, başka bir virüsün hücreleri öldürmesini engellediği için sinyali gönderen virüse doğrudan fayda sağlayabilir; ancak karşı taraftaki virüs için yanlış karar verme ve kaynak kaybı gibi bir bedeli olabilir."


