Romatizma ile ilgili merak ettiğiniz her şey

Romatizma ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Cemal Bes'e sorduk. // Özlem Gökmen Çelenk

20 Ekim 2019, Pazar 10:21
A A
Kireçlenmede kemiklerde büyüme, çıkıntılar oluyor mu?

Kireçlenmede kemiklerde büyüme, çıkıntılar oluyor mu?

Evet. Özellikle ayak başparmağına gelmeden ayak iç yan kısmında yeni kemik oluşumu olabiliyor. 


'Halluks Valgus' olarak adlandırılan bu durum hastayı muzdarip eder.


Ayak anatomisi değiştiği için hasta her ayakkabıyı giyemez.


Ayakta olan kemik çıkıntısı gözle görebildiğimiz bir şey.


Ama omurgada bu durumu gözlemleme şansımız yok, yalnızca grafilerle görebiliyoruz.


Kireçlenme bazen kamburlaşmaya da yol açıyor.


Kamburluk yapan ankilozan spondilit diye bir başka hastalık daha var.


Ancak bunun ayrımı da kolay, ankilozan spondilit genellikle 20-30'lu yaşlarda görülüyor, kireçlenmeye ise 40 yaşın altında pek rastlanmıyor.

Kireçlenme olanlarda şeker, tansiyon riski daha mı yüksek?

Kireçlenme olanlarda şeker, tansiyon riski daha mı yüksek?

Obez olanların zaten tansiyon, şeker hastası olma riski ya da ürik asit seviyesinin yüksek olma ihtimali beklenen bir şey.


Şöyle bir bağlantıdan söz edebiliriz:


Kireçlenmesi olanda hareket kabiliyeti sınırlı.


Hareketi kısıtlanan biri haliyle kilo alır.


Kilo da tansiyon, şeker gibi hastalıkların riskini artırır.


Ya da tam tersi diyabeti olan obez hastada zaten kireçlenme riski artmıştır.


Kireçlenme nasıl tedavi edilir?

Kireçlenme nasıl tedavi edilir?

Tedavinin ilk adımını bazı tavsiyeler oluşturuyor.


Örneğin hasta mutlaka kilo vermeli.


Tedavide kullandığımız bazı ilaçların kiloyu artırma kapasitesi var, buna dikkat etmek lazım.


İkinci adımda hastalıkla ilgili bilgilendirme yer alıyor.


Kireçlenme genetik potansiyeli olan, iç organları etkilemeyen, hayatı tehdit etmeyen bir hastalık.


Bu bilgileri hastaya aktarmak gerekiyor çünkü bazılarının psikolojisi bozulmuş oluyor.


En çok da el parmaklarındaki şekil bozukluğu nedeniyle travmatize oluyorlar.


Ben bu durumdaki hastalara şu örneği veriyorum:


"Yaş aldıkça bazı insanların saçı dökülür, bazılarının da kireçlenme nedeniyle yeni ufak kemikler oluşur.


Bu sizin süsünüz.


Ağır bir hastalık gibi görmeyin."


Yük binen diz, kalça gibi eklemlerinde kireçlenme olanlar da eklemleri aşırı yoracak aktivitelerden kaçınmalı, ağır yük kaldırmamalı.


Tedavide üçüncü aşama ise fizik tedavi ve ilaçlardır.


Kasları güçlendirmek için fizik tedavi

Kasları güçlendirmek için fizik tedavi

Fizik tedavi, "Ağır yük kaldırmayın", "Eklemlerinizi aşırı yormayın" gibi yardımcı önerileri destekliyor.


Mesela dizlerde sorun olan hastaların dizlerine daha az yük binmesini sağlayacak diz üstündeki kaslar geliştiriliyor.


Farklı fizik tedavi uygulamaları da var, bunların bazıları suda, bazıları da kaplıcada yapılıyor.


El parmaklarını düzgün bir şekilde kullanmaya yönelik bazen atel dediğimiz yardımcı araçlar gerekli olabiliyor.


Fizik tedavi bir kısım hastada gerçekten yararlı.


Ama hastaları en çok karşımıza getiren yakınma, ağrı.


Fizik tedavi ağrıyı gidermede bir yere kadar etkili.


İleri evde hastalarda ameliyat gerekliliği doğabiliyor.


Eklemlerin hareketi sırasında çıtırtı şeklinde sesler çıkıyor mu?

Eklemlerin hareketi sırasında çıtırtı şeklinde sesler çıkıyor mu?

Evet. 


Genellikle hareketin fazla olduğu büyük eklemlerde biraz hareket edildiğinde rahatlıkla duyulan sesler olabiliyor.


İnsanın ayağı, dizi tam açılacak şekilde hareket edebilmeli.


Kıvırdığı zaman da kalçasına değecek esneklikte olmalı.


Dizinde ileri evre kireçlenmesi olan bir hasta dizini bükemiyor.


Ağrıyı tamamen geçirecek bir ilaç var mı?

Ağrıyı tamamen geçirecek bir ilaç var mı?

Dört dörtlük bir ilaç yok.


Ama ağrıyı hafifleten, gideren ilaçlarımız var.


En sık parasetamol grubu ilaçlardan yararlanırız.


Kireçlenme 40 yaş üstü hastalığı olduğu için bu hasta grubunda genellikle tansiyon, şeker, böbrek, mide gibi problemler oluyor.


Parasetamol bu hastalarda güvenle kullanılıyor.


Ama parasetamolün yetmeği durumlarda şayet engel bir durum yoksa, nonsteroid antienflamatuar dediğimiz ilaç grubunu ya da yangı giderici ilaçları seçebiliriz.


Diyelim ki hastanın dizinde problem var, hareket etmesini zorlaştırıyor, yürütmüyor.


Bu durumda diz içine kortizon enjeksiyonu ya da kıkırdağın yenilenmesini kolaylaştırıcı hyaluronik asit iğneleri yapılabiliyor.


D vitamini depolayın

D vitamini depolayın

D vitamini eksikliği kireçlenmeyi kolaylaştırıyor.


D vitaminin en zengin kaynağı ise güneş ışığı.


Güneşli bir ülkede yaşadığımız için D vitamininden yeterince istifade ettiğimiz düşünülüyor ama durum öyle değil.


Güneş olduğunda en az 1 saat kol ve bacaklar güneş görmeli.


D vitamini içerdiği için süt ve süt ürünleri de tüketilmeli.


D vitamini düzeyi eksik olanlar dışarıdan takviye alabilir.


Abartmadan yürüyün

Abartmadan yürüyün

Kireçlenmede yürüyüşün faydası çok.


Haftada birkaç gün 45-60 dakika yürüyün.


Hareketsiz kalmak kireçlenmeyi daha da artırır.


Ama yürüyüşü de abartmamak lazım, 3-4 saat yürümek oradaki travmayı kolaylaştırır.


İmkanınız varsa yüzün, yüzme bilmiyorsanız öğrenin.


Yüzme büyük efor sarf etmeden birçok kas ve ekleminizi kullanabildiğiniz yegana spor.


Sakatlanma riskiniz sıfır.


İğneler kaç kez yapılır?

İğneler kaç kez yapılır?

Diz içine kortizon enjeksiyonu yapılacaksa 3 aydan kısa aralıklarla olmamalı.


Daha sık yaparsanız bu kez kortizon kıkırdağa zarar verir.


Hyaluronik asit iğneleri için de aynı süre geçerli.


Bir de yarar görüyorsa devam edilmeli yoksa kesilmeli.


Son yıllarda seçilmiş vakalarda PRP yöntemi de yarar sağlıyor.


Bu yöntemde hastadan az miktarda kan alınıyor, kan bazı işlemlerden geçirilip hastanın dizine enjekte ediliyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Az uyuduğu için övünenler yanılıyor!