Rubato Grubu’nun solisti Özer Arkun hakim karşısına çıktı

Rubato grubunun solisti Özer Arkun, kız arkadaşını darp ettiği gerekçesiyle 7 ayrı suçtan 40,5 yıla kadar hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Sanık, müştekinin kendisine ve çocuklarına beddua ettiğini savunarak suçlamaları reddetti. Müşteki ise sanığın yüzüne defalarca yumruk ve tokat attığını söyleyerek, “Aynada yüzümün halini görünce çığlık attım” dedi. Mahkeme, müşteki avukatının sanığın tutuklanmasına yönelik talebe ilişkin bir karar oluşturmadı.

12 Ocak 2021, Salı 16:38 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Rubato grubunun solisti Özer Arkun’nun, eski kız arkadaşı Burcu Y.’yi darp ederek hakaret ve tehditlerde bulunduğu gerekçesiyle 7 ayrı suçtan 40 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Özer Arkun ve taraf avukatları katılırken, talimatla ifadesi alınan müşteki Burcu Y. ise duruşmaya gelmedi.


“Bana ve çocuklarıma hakaret etti”

“Bana ve çocuklarıma hakaret etti”

Duruşmada kimlik tespiti yapılan sanık Özer Arkun, aylık ortalama gelirinin 15 bin lira olduğunu söyledi. Arkun savunmasında, çocuğuyla görüştüğü için müştekinin kendisine 'surat yaptığını' belirterek şunları söyledi:

“Kendisine çocuğumla görüşmemin sorun oluşturmaması gerektiğini, bunun evlendiğimizde daha büyük sorunlar oluşturacağını söyledim. Bana ve çocuklarıma hakaret etmeye başladı. ‘Allah senin de çocuğunun da belasını versin’ diyerek beddua okudu. Bunun üzerine evden gitmesini söyledim. Kapıya yöneldim. Önüme geçti, kapıyı kilitledi. Anahtarı alıp üzerime saldırdı. Üzerimdeki tişörtün yakasından tutarak çekiştirmeye başladı. Birbirimize zararımız olmasın diye ellerinden tutarak anahtarı almaya çalıştım. Rapor almayı ihmal ettim, almış olsaydım boynumdaki tırnak izleri görülecekti” dedi.

‘Seni işinden edeceğim’ diyerek tehdit etti

‘Seni işinden edeceğim’ diyerek tehdit etti

Boğuşarak yatak odasına kadar gittiklerini söyleyen Arkun şöyle devam etti:

“Einden anahtarı alıp çıkmayı düşünüyordum. Üzerimdeki tişörtü çekiştirmesinden dolayı yırtılmasıyla yere düştü. ‘Burnum’ diye bağırdı. Her şeyi bırakarak ‘ne oldu’ diye hamle yaptım. Burnunda kan vardı. Kucaklayıp banyoya götürdüm. Bu arada hakaret etmeye devam ediyordu. Yüzünü gözünü yıkadım, 'hastaneye gidelim' dedim. Üzerimdeki yırtık tişörtle burnuna tampon yaptım. Hastaneye gidene kadar tehdit ve hakarete devam etti. ‘Seni polise vereceğim, göreceksin gününü, seni işinden edeceğim’ diyerek tehdit etti. Muayenesi tamamladıktan sonra ne olduğunu sordum. ‘Yok bir şey, gidelim’ dedi. Ben de kendisine ‘beni polise şikayet edeceğini söylüyordun, ne oldu’ dedim. O da merdivenlerden düştüğünü söylediğini ifade etti."

Daha sonra birlikte eve gittiklerini anlatan Arkun şunları söyledi:

“Ben temizlerken çektiğini gördüm. İşim bittikten sonra neden çektiğini sordum. ‘Ben bunları siliyorum zaten, sana yanlışım olmaz’ dedi. Olaydan sonra 1 ay aramızda münakaşa olmadı. İkinci kez çocuğumla görüştüğümde tekrar bana ve çocuğuma beddua okudu. Bu duruma ikinci kez müsaade etmeyeceğimi, kendisiyle asla evlenmeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine beni tehdit edip şantaj yaptı. Kendisinin sürekli işinden olduğunu ve mağduriyetini söylemesi nedeniyle vicdani hareket ederek ve tehditlerinden de bıktığım için 6 aylık maaşım olan 40 bin lirayı banka havalesiyle hesabına gönderdim. Bu miktarla dalga geçti, çerez parası olduğunu söyledi."

Suçlamaları reddetti

Suçlamaları reddetti

Müştekinin yüzüne bardak fırlattığı, kendisini yatak odasına kapattığı, telefon ve bilgisayarını alıp kullanmasına engel olduğu şeklindeki iddialarının doğru olmadığını söyleyen Arkun, “Kendisine küfür ettiğim iddiasını da kabul etmiyorum. Bilakis ben sürekli kendisinden hakaret gördüm. Kendisine yumruk atmadım. Burnuna aldığı darbe boğuşma esnasında istemeyerek oluşmuştur” diye konuştu.


Bunun üzerine söz alan sanık avukatı Serkan Toper, “Müştekinin sürekli hakaret eden ve saldırgan davranışları söz konusudur. Müvekkilim de kendisini savunmuştur. Yaralanma kaza sonucu meydana gelmiştir” diyerek müvekkilinin tüm suçlardan beraatine karar verilmesini istedi.


“Kapıyı kilitleyerek dışarı çıkmamı engelledi”

“Kapıyı kilitleyerek dışarı çıkmamı engelledi”

Talimatla Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifadesi alınan müşteki Burcu Y. ise şunları söyledi:

“Olay günü Özer’in çocuğuna evleneceğimizi söylemediğini öğrendim. Niçin söylemediğini sordum. O da sinirlenerek elindeki su dolu bardağı yüzüme fırlattı. Bardak burnuma isabet etti. Hırkamı alarak evden ayrılmak istedim. Ancak evin kapısını kilitleyerek ve anahtarlarını alarak dışarı çıkmamı engelledi. Telefonu ve bilgisayarımı alarak birilerini aramama engel oldu. Ben yatak odasına girerek kapıyı kilitledim. Sanık pişman olduğunu söyleyip açmam için bana yalvardı. Açtım, önce sarılarak özür dilemek istedi."

“Yüzümün halini görünce çığlık attım”

“Yüzümün halini görünce çığlık attım”

Müşteki ifadesinin devamında şunları söyledi:

“Beni öpmeye çalışması ve onu iteklemem üzerine sağ kolumu bükerek kafama, yüzüme defalarca yumruk ve tokat attı. Kendimde değildim. O sebeple daha fazla ayrıntı hatırlamıyorum ancak odanın her tarafından kan lekeleri görüyordum. Yüzüme bakmak için banyoya geçtim, yüzümün halini görünce çığlık attım. Sanık da havlularla yüzümün kanını durdurmaya çalışıyordu. O esnada bayılmışım. Uyandığımda yüzüme buz koyarak şişlikleri gidermeye çalıştığını gördüm. Hastaneye gitmek istediğimi söyledim. Şikayetçi olmamam şartıyla hastaneye gitmeye ikna oldu. Doktorlara merdivenlerden yuvarlandığımı söyledim. Çünkü korkuyordum. Ardından eve gittik. Etrafı sildiğini ve kan lekelerini temizlediğini gördüm. Video çektim, dosyaya sundum. Olay sonrasında yaklaşık 15 gün aynı evde kaldık. Sürekli pişman olduğunu söyleyerek kendini affettirmeye çalışıyordu. Daha sonra pandemi dolayısıyla izin alıp Sivas’a geldik. Bir süre sonra sanık dönünce ben de kendimi rahat hissedip şikayetçi oldum."


Sanık avukatı tutuklanmasını istedi

Sanık avukatı tutuklanmasını istedi

Müşteki avukatı Fatih Uzun ise, “Müvekkilimin burada olmamasının nedeni Özer Arkun’dan korkup çekinmesidir. Sanık işlediği suçları örtbas etmeye çalışmaktadır. Dolaylı bir şekilde suçlamayı kabul etmiştir. Sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabittir” diyerek sanığın tutuklanmasını istedi.

Mahkeme, ‘tutuklama’ talebini değerlendirmedi

Mahkeme, ‘tutuklama’ talebini değerlendirmedi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutuklanmasına ilişkin talebe yönelik bir karar oluşturmadı. Sanığın telefonunun dosyaya sunulması halinde bilirkişiye gönderilmesine, mağdur ile aralarındaki tüm yazışma içerikleri, video ve fotoğrafların dosyaya konulmasına hükmederek duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için erteledi.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İzmir'deki yağışlar barajları doldurmaya yetmedi