Sabiha Gökçen’in manevi oğlu tarihçi yazar Eriş Ülger: Atatürk'ün bize verdikleri için emek harcamadık, bu yüzden elimizden kayıp gitmesine izin verdik

Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in manevi oğlu tarihçi yazar Eriş Ülger ile geçtiğimiz ay İzmit’te açtığı ‘Büyük Dahi Mustafa Kemal’ isimli sergide buluştuk. Sergide yer alan eserlerin tamamı Eriş Ülger’in kendi koleksiyonuna ait. Eriş Ülger ile Ata’nın bilinmeyenlerini konuştuk

10 Kasım 2019, Pazar 08:00
A A
Sabiha Gökçen’in manevi oğlu tarihçi yazar Eriş Ülger: Atatürk'ün bize verdikleri için emek harcamadık, bu yüzden elimizden kayıp gitmesine izin verdik

Röportaj: Bekir SAÇAR

Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın arkadaşı Salih Bozok ve manevi kızı Sabiha Gökçen’den size miras kalan birçok tarihi belge ve eşyalardan oluşan sergiyi İzmit’te açtınız. Neden İzmit?

19 Kasım 1938’de Atatürk’ün naaşı Yavuz Zırhlısı ile İstanbul’dan İzmit’e getirildi. Ankara’ya uğurlanmadan önce iki saat boyunca, şu an içinde bulunduğumuz salonda bekletildi. Sergiyi burada açmamın sebeplerinden biri bu. İzmit Belediyesi, Kocaeli Valiliği, Kocaeli Sanayi Odası ve Kocaeli Nicomedia Lions Kulübü’nün katkılarıyla açtık sergimizi.

Bu sergide Atatürk’e ait neler var?

Atatürk’ün okuduğu, dönemin Osmanlıca gazeteleri, 300 fotoğraf ve tablo, vefatından önce 22 Temmuz 1938’de Savarona yatında son kez içtiği kahve fincanı. Telvesi hâlâ içinde. Silahları, gaz lambası, köstekli saati gibi 159 objeyi sergide görebilirsiniz. Bunların yanı sıra Zübeyde Hanım’a, Latife Hanım’a, Fikrîye Hanım’a ve Sabiha Gökçen’e ait zariflik abidesi çok değerli eşyalar var. Sergi 31 Ocak 2020’ye kadar açık kalacak.

Bu eşyaları bunca yıl saklamak zor olmadı mı?

Tabii ki zor. Saklaması, koruması, sigortası, sergi için taşınması başlı başına bir iş. Hepsi çok değerli olduğundan banka kasalarında saklıyorum.

Bu kıymetli eşyalara nasıl sahip oldunuz?

Bu eşyaların çoğunu manevi annem Sabiha Gökçen, bazılarını da Salih Bozok’un oğlu Cemil Salih Bozok bana armağan etti.

12 yaşındayken Anıtkabir'de Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni okudum

Sabiha Gökçen ile yakınlığınız nasıl oluştu?

Atatürk’ün naaşı Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e 10 Kasım 1953 sabahı nakledildi. O zaman 12 yaşındaydım ve Anıtkabir’de ‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudum. O tören sonrası Sabiha Gökçen ile tanıştım ve yaşamı boyunca yakınlığımız devam etti.

'Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okumak için neden siz seçildiniz?

Türkiye’nin her ilinden, okullardan çocuklar seçildi. Seçici kurul eleye eleye sayıyı iki kişiye düşürdü. Bu iki kişiden biri ben, diğeri de Kartal adında bir çocuktu. Ankara Radyo Evi’nde jüri bize; ‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni, Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘Akıncılar’, Nedim’in ‘Sâdâbad’, Cenap Şehabettin’in ‘Kar’ şiirlerini okuttu. Jüriden bir amca geldi ve “Sen kazandın” dedi. Orada düşüp bayılmıştım.

İkinci olan Kartal adındaki çocuk tanıdığımız biri mi?

Hayli tanıdık biri; oyuncu ve yönetmen Kartal Tibet.

‘Sen Atatürk oldun oğlum’

‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni törende okurken neler hissettiniz?

Törene giderken anneme “Anne, ben Ata’mın huzurunda bu hitabeyi okuyacak duruma geldim mi?” diye sordum. Annem “Sen Atatürk oldun oğlum” dedi. Okurken o kadar coşkuluydum ki kendimi Atatürk gibi hissettim.

En özel eşyası sizce hangisi?

Dünyadaki tüm devlet adamlarının üzerinde fotoğraf çektirirken birçok madalya görürsünüz. Atatürk ise bir tek ‘İstiklal Madalyası’nı takardı. O madalya bence en özel eşyası ve bu sergide görebilirsiniz. Kurtuluş Savaşı sırasında kağıt olmadığından emirlerini 150 bin kişilik orduya yırtık pırtık kağıtlara yazmış. Fakirlik diz boyu. Bu emirler çok değerli ve özel.

Dünya basını Mustafa Kemal'in Atatürk olacağını 1914'te gördü

Atamız hakkında 38 kitap yazdınız…

Bunların 16 ‘sı İngilizce, Fransızca, Almanca’ya çevrildi. Bir tanesi de İtalyanca. Avusturya Kralı’nın Atatürk hakkında yazdığı muhteşem bir kitap var. Onu da Türkçeye çevirdim. Yedi sene tüm dünyadaki Atatürk’le ilgili olan arşivlere girdim. 1919 ile 1938 arasında dünyada Atatürk için ne demişler bütün belgeleri topladım. O belgeleri de üç cilt halinde Almanca yazdım. Bu üç cilt Türkçe tercüme edildi, TBMM’de duruyor. Dünya basını 1914’te Mustafa Kemal’in ‘Atatürk’ olacağını görmüş, kendisinden muhteşem kelimelerle bahsetmişler.

Avrupa'da 'Atatürkçü Düşünce Derneği' kurduğuma pişmanım

1992’de Avrupa’da ‘Atatürkçü Düşünce Derneği’ kurdunuz, değil mi?

Çok samimi söylüyorum o derneği kurduğuma pişman oldum. Çünkü Atatürk’ü dernekler vasıtasıyla yaşatacak hale geldiysek bu bir utanç vesilesidir. İlkokul çağında bir çocuğa “Atatürk’ü anlat” dersen “Annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Bey, Selanik’te doğdu, yedi yaşında da dayısının tarlasında karga kovalardı” der. Başka bir şey söyleyemez.

Peki, siz bu konuda ne söylersiniz?

Atatürk’ün yedi yaşındayken dayısının tarlasında kargaları niçin kovaladığını anlatabilmiş olsaydık, bugünkü kargalar Atatürk’ün bütün Anadolu’ya ekmiş olduğu hak, hukuk, adalet, kültür, eğitim tohumlarını yiyemezlerdi. Bizler Atatürk’e sahip çıkamadık. Bugünkü bir dervişin başındaki ağaca bağlanan çaputta ilim, bilim arayanlar Atatürk’ün gençliği değildir.

Çok kısa bir sürede harf devrimi yapıldı. Atatürk bunu nasıl başardı?

En yakını İsmet İnönü’ydü. Mustafa Kemal, İsmet Paşa’ya “Harf devrimini yapıyoruz ama ne kadar zaman lazım İsmet Paşa” der. O da “Altı bilemedin beş yıl” der. Bunun üzerine Atatürk “Üç ay sonra buna başlayacağız” der ve kısa sürede gerçekleştirir.

Gazeteler ne zaman Türkçe yayımlanmaya başladı?

İlk zamanlar İsmet Paşa’nın ısrarıyla gazetelerin bir sayfası Osmanlıca diğer sayfası da Latin alfabesiyle Türkçe yayımlanır. Atatürk bakıyor ki herkes Osmanlıcayı okuyor. Bunun üzerine “Bütün gazeteler Latin alfabesi ile çıkacak” diye emir veriyor. Gazeteler üç ay içinde Latin alfabesine dönüyor.

Mustafa Kemal Atatürk’e neden “Öğretmen” deniyor?

Bütün Anadolu’yu bir öğretmen gibi gezip cumhuriyeti anlatıp öğrettiği için. Hatta şöyle bir espri de var: Atatürk 1934’te Erzurum’a gittiği zaman yaşlı bir kadın yanında kocasına “Bu hanımların etekleri niye kısaldı?” der. Kocası da “Atatürk el etek öpmeyi yasakladı da ondan” der.

Dünyada doğum günü ve ölüm yıldönümü herkes tarafından bilinen başka bir lider var mı?

Geçen sene Paris’teydim. Uçaktan indiğim gün Napolyon’un doğum günüydü. Kimse Napolyon’un doğum gününü bilmiyordu. Dünyada doğum günü de ölüm yıldönümü de herkesçe bilinen bir tek lider var o da Atatürk. Bazı insanlar ölüm yıldönümünde ağlanıyor. Başı sıkıştığında da Atatürk’ü arıyor.

Başımız sıkışınca niye Atatürk’ü arıyoruz?

Çünkü bize armağan ettiğine sahip çıkmadık. Türkiye’de bütün kadınlara sorun. Hangisinin annesi, büyükannesi “Kadın hakları istiyoruz” diye sokaklara dökülmüş? Hiçbiri! Atatürk’ün bize verdikleri için emek harcamadık. Bu yüzden elimizden kayıp gitmesine biz müsaade ettik. Bize armağan ettiklerinin kıymetini bilemedik.

Atatürk hâlâ yaşıyor

Atatürk’ün ülkeyi düşmanlardan kurtaracağına inancı ne ölçüdeydi?

18 Aralık 1918’de Atatürk, Adana’da Osmanlı ordusunu kumanda eden Alman General Liman von Sanders’ten Yıldırım Orduları Komutanlığı’nı devralırken Alman general “Paşam ordunuz yok neyle savaşacaksınız?” der. Atatürk “Kurulur” der. General “Harp para işidir, paranız yok” der. Atatürk “Bulunur” der. “Paşam, hadi orduyu kurdunuz, parayı buldunuz ama düşman çok” der. “Yenilir” der Atatürk. İşte bu kadar inancı tamdı ve bu inançla Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp cumhuriyeti kurdu.

Bugün 10 Kasım, ne diyeceksiniz?

Atatürk ne maddi ne de manevi olarak ölmüştür. Hayata veda etmesinin üzerinden bir asır geçmiş. Biz hâlâ burada Atatürk’ü konuşuyoruz. Demek ki hâlâ yaşıyor.

Mustafa Kemal Atatürk'ün 'En'leri

En sevdiği kitaplar: Grigoriy Petrov-‘Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde’, Reşat Nuri Güntekin- ‘Çalıkuşu’, Jean Jacques Rousseau-‘Toplum Sözleşmesi’, Ziya Gökalp-‘Türkçülüğün Esasları’.

En sevdiği mekanlar: Atatürk Orman Çiftliği Merkez Lokantası, Pembe Köşk, İkbal Lokantası, 1928 Beyoğlu (Rejans), Pandeli Restoran.

En sevdiği ressamlar: İbrahim Çallı, Osman Hamdi Bey, Claude Monet.

En sevdiği şairler: Cenap Şehabettin, Behçet Kemâl Çağlar, Yahya Kemâl.

En sevdiği şarkıcılar ve şarkılar: Safiye Ayla-‘Yanık Ömer’, Hafız Burhan -‘Şahane Gözler’, Rumeli türküleri.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Olivia Culpo tatili uzattı