Sağlık Bakanı'ndan çok önemli tuz ve şeker açıklaması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Lokantacı ve pastacılarla imzalayacağımız protokolle her yıl besinlerdeki tuz kullanımı yüzde 4, şeker kullanımı ise yüzde 5 azaltılacak" dedi

28 Şubat 2019, Perşembe 12:26 Son Güncelleme:
A A
Sağlık Bakanı'ndan çok önemli tuz ve şeker açıklaması

Bakanlık olarak, ulusal stratejik planları doğrultusunda 2010 yılından itibaren "Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı"nın uygulanmaya başlandığını anımsatan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, imza töreninde yaptığı konuşmada, en önemli önceliklerden birinin de okullardaki beslenme sağlığına ilişkin olduğunu belirtti.

Kantinlerde beslenmeye katkısı şüpheli gıdaların satışının engellendiğini bildiren Koca, "Yine gıda sektörü ile geçen ay imzaladığımız protokolle okullarda satılması uygun olan gıdalara logo uygulaması başlattık. Bu adımlarla, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının genç yaşta kazanılmasını hedefliyoruz" diyerek sözlerine şeyle devam etti:

"Sağlıklı beslenme deyince ilk akla gelen, gıdanın sağlığa faydalı olup olmadığıdır. Ancak biz sadece bunu kastetmiyoruz. Kalori miktarı ile muhtevasındaki maddelerle, bu maddelerin miktarı ile vücuda zarar vermemesi de bizim temel amacımız. Türk halkı olarak genelde büyük porsiyonları, evdeki yemekten bir tabak daha yemeyi çok seviyoruz. Sağlıklı beslenmenin ilk adımı vücudumuzun günlük ihtiyacını karşılayacak kadar yeme-içme olmalıdır. Porsiyonlarımızı sınırlamalı, sindirmek için vücudumuzun yorulacağı miktarlarda yemekten kaçınmalıyız. Aldığımız gıdalarda dikkat etmemiz gereken diğer husus, porsiyon küçük de olsa besinin içindeki aşırı miktarda tuz, şeker ve yağ miktarıdır. Kişi başı günlük tuz tüketimimiz 2008 yılında 18 gramdı. Yürüttüğümüz çalışmalarla bunu 9,9 grama kadar düşürdük. Ancak yine de bu miktar Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği miktarın 2 katı. Tavsiye edilen günlük maksimum tuz miktarı 5 gram. Bu da takriben 1 çay kaşığı tuza denk gelmektedir." 

'TÜRKİYE AŞIRI TUZ TÜKETİMİNİN AZALTILMASI EYLEM PLANI'

Fazla tuz tüketiminin başta hipertansiyonun tetikleyicisi olduğunu kaydeden Koca, ayrıca mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıkları, inme, kalp krizi ile de yakından ilişkisinin bulunduğunu vurguladı. 

Türkiye'de "Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı" oluşturulduğunu hatırlatan Koca, "Bu plan çerçevesinde çalışmalarımıza da başladık. Bu süreçte ekmekteki tuz oranını yüzde 25, pul biberde yüzde 22, salçada yüzde 64, zeytinde yüzde 50 azaltmayı başardık. Pastırma, peynir ve diğer ürünlerde de çeşitlerine göre önemli ölçüde düşüşler sağladık" bilgisini paylaştı.

'SİZ DE MASALARDAN TUZLUKLARI KALDIRIN'

Koca, 2014'te yayımlanan genelge ile kamu kurumlarının kafeteryalarında ve yemekhanelerinde tuzlukların kaldırıldığını belirterek, "Ben de sizden bugün, burada hassaten rica ediyorum. Değerli işletme sahipleri, siz de artık masalardan tuzlukları kaldırın. Biliyorsunuz en son Ekim ayında Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonuyla, ambalajlı gıdalarda tuz azaltımı için protokolümüzü imzalamıştık. Onlar da ürünlerinde 19 kategoride tuz azaltacaklarının sözünü verdiler" dedi.

'DESTEK VERENLERE SERTİFİKA VERİLECEK'

Bakan Koca, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu, Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu ile imzalanan protokol ile her yıl besinlerdeki tuz kullanımının yüzde 4, şeker kullanımının ise yüzde 5 azaltılacağını belirterek “Federasyon temsilcilerimiz bu imzayla bize bu sürecin takipçisi olacaklarının sözünü vermiş olacaklar. İnsanımızın, gelecek nesillerimizin sağlıklı yaşaması için çok önemli bir adım atıyoruz. Bizleri, gençlerimizi, çocuklarımızı yavaş yavaş zehirleyen tuz ve şekere karşı hep beraber mücadeleye başlıyoruz. Sektör temsilcilerimiz de bu mücadelede elini taşın altına koyuyor. Federasyonun ve Konfederasyonun üyeleri tamamen gönüllülük esasına dayalı işbirliği yaparak, ürettikleri gıdalarda her yıl tuz ve şeker miktarını daha da azaltacaklar. Sağlıklı beslenme konusunda bu çabaya destek veren işletmelerimize sertifika verilecektir. Özellikle şehirlerimizdeki hızlı hayat temposu içinde, yemeklerin daha çok dışarılarda, AVM'lerde yenildiğini gözlüyoruz. Buralarda zincir restoranlarımız önemli yer tutuyor. Özellikle bu zincir restoranlardan gönüllü olarak bu çabaya katkılarını bekliyoruz. Oda başkanlarımızdan da kendi illerinde bu konunun takipçisi olmalarını rica ediyorum. İllerindeki üyelerine konuyu anlatıp, katılımın artırılması konusunda elçimiz olmalarını özellikle istiyorum. Bu konuda İl Sağlık Müdürlüklerimiz size eğitim ve tanıtımlarınız konusunda her türlü desteği vereceklerdir" dedi. 

AA



Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Faydalı sandığımız besinler aslında zararlı mı?