Beden SağlığıBacaklardaki o ince mor damarlara dikkat! Uzman isim açıkladı: Meğer sadece görüntü problemi değilmiş!

Bacaklardaki o ince mor damarlara dikkat! Uzman isim açıkladı: Meğer sadece görüntü problemi değilmiş!

Bacaklardaki o ince mor damarlara dikkat! Uzman isim açıkladı: Meğer sadece görüntü problemi değilmiş!

Gün sonunda artan ağırlık hissi ve örümcek ağı görünümü aslında sinsi bir dolaşım sorununun habercisi. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı, cerrahi kesi gerektirmeyen o yöntemin detaylarını ve hastaların yaptığı hataları tek tek sıraladı...

Özellikle kılcal ve yüzeysel varis vakalarında başvurulan köpük tedavisi yöntemi, günümüzde ameliyatsız teknikler arasında sıkça tercih edilen klinik uygulamalardan biri olarak tıp literatüründe öne çıkıyor. Konuya ilişkin bilimsel değerlendirmelerde bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, klinik anatomisi uygun bulunan hastalarda gerçekleştirilen köpük tedavisinin oldukça kısa bir süre zarfında tamamlanabildiğini ve hastaların günlük yaşam standartlarına geri dönüşlerinin genellikle hızlı seyrettiğini ifade etti.

Haberin Devamı

Alt ekstremitelerde (bacaklarda) belirgin bir hal alan ince mor renkli damar yapıları, günün bitimiyle birlikte tırmanışa geçen ağırlık hissi ve estetik açıdan kişileri rahatsız eden damar projeksiyonları, toplumda pek çok bireyin en sık bildirdiği şikayetler arasında konumlanıyor. Bilhassa mesleği gereği gün boyu ayakta çalışmak zorunda olan bireylerde ve uzun vadede hareketsiz bir yaşam süren kişilerde zaman içerisinde çok daha görünür bir faza geçen varisler, yalnızca basit bir kozmetik ya da görüntü sorunu olarak ele alınmaması gereken, arka planında ciddi dolaşım mekanizmalarını barındıran tıbbi problemler arasında yer almaktadır.

Sağlık teknolojilerinde gelişen damar tedavi yöntemleri sayesinde, günümüz tıp dünyasında pek çok varis patolojisi cerrahi operasyonlara gereksinim duyulmadan da kontrol altına alınabilmektedir. Bu bağlamda köpük tedavisi de özellikle yüzeysel yerleşimli toplardamar ve kılcal damar sorunlarında sıkça kullanılan bir metot olarak dikkat çekmektedir. Uygulamanın klinik ortamında kısa sürmesi ve bireylerin sosyal yaşamlarından uzun süreler boyunca kopmak zorunda kalmaması, bu yönteme yönelik tıbbi ilgiyi artıran unsurlar arasında gösterilmektedir.

Haberin Devamı

KÖPÜK TEDAVİSİ KLİNİK OLARAK NASIL UYGULANIYOR?

Köpük tedavisinin uygulama aşamasında, damarın iç duvar yapısını (endotelini) doğrudan etkileyen özel formüle sahip tıbbi ilaçlar, laboratuvar standartlarında köpük formuna dönüştürülür. Ardından bu materyal, son derece ince iğneler vasıtasıyla patoloji tespit edilen problemli damarın iç boşluğuna enjekte edilir. Enjekte edilen köpük, damar sistemi içerisinde kontrollü bir kapanma (skleroz) meydana getirerek, zamanla o damarın dışarıdan görünürlüğünün azalmasına zemin hazırlar. Söz konusu bölgedeki kan dolaşımı ise vücuttaki diğer sağlıklı alternatif toplardamar yolları üzerinden kesintisiz bir şekilde akmaya devam eder. Bu tıbbi uygulama, genel olarak poliklinik şartlarında ve kısa süreler içerisinde tamamlanabilen bir yapıya sahiptir.

HANGİ VARİS TÜRLERİNDE BU YÖNTEME BAŞVURULUYOR?

Haberin Devamı

Söz konusu metodoloji; özellikle kılcal damar varislerinde, örümcek ağı formunu andıran ince damar genişlemelerinde (telenjektazi) ve yüzeysel toplardamar sistemi problemlerinde tercih edilebilmektedir. Tıbbi uygunluğu saptanan bazı hastalarda orta çaplı varis yapılarında da olumlu klinik sonuçlar elde edilebilmektedir. Ancak her varis hastasının damar anatomisi, kapakçık yetisizliği seviyesi ve haritası birbirinden tamamen farklı olduğu için, tedavi aşamasına geçilmeden evvel mutlaka detaylı bir radyolojik ve klinik değerlendirme yapılması, yöntemin tamamen kişiye özel şekilde planlanması gerekmektedir.

KÖPÜK TEDAVİSİ NEDEN SIKLIKLA TERCİH EDİLİYOR?

Uygulamanın cerrahi bir kesi ya da dikiş işlemi gerektirmemesi, müdahale süresinin kısalığı ve bireylerin normal yaşantılarına hızlı bir adaptasyon sağlayabilmeleri bu yöntemin en belirgin özellikleri arasında sayılmaktadır. Uygulama, özellikle bacaklarındaki damar görünümünden ötürü fiziksel veya psikolojik rahatsızlık yaşayan hastalar tarafından da yakından takip edilmektedir.

Haberin Devamı

İŞLEMİN ARDINDAN NELERE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİYOR?

Uygulama sonrasındaki süreçte, damar içi mekanizmanın sağlıklı işleyişi adına hastalara kısa süreli yürüyüşler yapmaları ve hareket halinde kalmaları tavsiye edilebilmektedir. Bazı hasta gruplarında işlem yapılan bölgede geçici nitelikte morluklar, hafif düzeyde doku hassasiyeti ya da damar hattı boyunca sertlik hissi oluşabilse de, bu klinik semptomlar çoğu zaman kısa bir süre içerisinde kendiliğinden gerilemektedir. Tedavi sürecinin sağlıklı ve komplikasyonsuz ilerlemesine katkı sunması bakımından, hekim tarafından reçete edilen önerilere eksiksiz uyulması ve periyodik kontrol randevularının aksatılmaması büyük önem arz etmektedir.

VARİSLER NEDEN ZAMANLA ARTIŞ GÖSTERİR?

Günlük yaşamda uzun süreler boyunca ayakta sabit kalarak çalışmak, sedanter (harekesiz) bir yaşam tarzını benimsemek, ailevi genetik yatkınlıklar, ideal kilonun üzerinde olmak (obezite) ve vücuttaki hormonal değişim süreçleri toplardamar (venöz) sisteminin fizolojisini olumsuz yönde etkilemektedir. Toplardamarların içerisinde zamanla biriken ve artış gösteren bu venöz basınç, ilerleyen süreçte yeni varis odaklarının patlak vermesine yol açabilmektedir. Bu sebepten ötürü, erken dönemde uzman bir hekim tarafından yapılacak olan kardiyovasküler değerlendirmeler ve doğru tıbbi müdahaleler, venöz yetmezlik hastalığının ilerleme hızını yavaşlatmada hayati bir rol oynamaktadır.

Haberin Devamı