Beden SağlığıGüneş D vitamini kaynağı ama 15 dakikadan fazlası zararlı olabilir

Güneş D vitamini kaynağı ama 15 dakikadan fazlası zararlı olabilir

Güneş D vitamini kaynağı ama 15 dakikadan fazlası zararlı olabilir

Cilt sağlığı uzmanları, güneş ışığının D vitamini üretimi açısından hayati önem taşıdığını ancak uzun süreli güneş maruziyetinin ciddi cilt sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor.

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Kliniği’nden Prof. Dr. Kıymet Handan Kelekçi, özellikle güneş ışınlarının en dik geldiği saatler olan 11.00 ile 12.00 arasında sadece 15 dakikalık bir güneşlenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu D vitamini sentezi için yeterli olduğunu belirtti.

Haberin Devamı

Ancak bu sürenin aşılması durumunda ciltte DNA hasarına kadar uzanan ciddi sonuçlar doğabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kelekçi, “Güneşten faydalanmak elbette önemli ama fazlası zarar. Uzun süre güneşe maruz kalmak ciltte erken yaşlanma, lekelenme ve hatta kanser riskini artırabiliyor” uyarısında bulundu.

Uzmanlar, D vitamini ihtiyacını karşılamak için kısa süreli ve bilinçli güneşlenmenin yeterli olduğunu, cilt sağlığını korumak için ise mutlaka güneş koruyucu ürünlerin kullanılmasını tavsiye ediyor.

Yaz ayları ile mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları bazı sağlık problemlerini de beraberinde getiriyor. Çok fazla güneş ışınına maruz kalınması nedeniyle sıcak çarpması, bayılma, kalp krizi ve beyin kanamasının yanı sıra cilt kanserinde artış yaşanabiliyor.

Haberin Devamı

Güneş D vitamini için önemli ancak maruz kalınan süre 15 dakikayı geçmemeli

Kavurucu sıcaklarda güneş ışınlarına doğrudan maruz kalınmaması gerektiğini belirten İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Kliniği Hekimi Uzman Dr. Gülşah Balcı, "İzmir'de yaz mevsiminin gelmesiyle beraber kavurucu sıcaklar başladı. Şeker, kalp, böbrek ve kalp hastalarımız ve özellikle 70 yaş üstü yaşlılarımız ekstra risk altındalar. Bu gruptaki kişilere 11.00-16.00 saatleri arasında kesinlikle dışarı çıkmamalarını öneriyoruz. Baş dönmesi, bulantı, kusma, fenalaşma hissi, yüzde kızarma, bayılma hissi gibi şikayetleri varsa, vücut ısısının 40 derecenin üzerine çıkıyor ve vücudun kendi ısısını ayarlayamaması nedeniyle 'güneş çarpması' dediğimiz ciddi bir durum oluşuyor. Böyle bir bulgular varsa eğer, hastalarımıza en yakın sağlık kuruluşuna hızla başvurmalarını öneriyoruz. Bu durum yanı sıra damarların genişlemesi ile beyinde baloncuk oluşmasına ya da beyin kanması geçirilmesine de neden olabilir. O baloncuğun patlaması ölümle sonuçlanabilir" dedi.

Güneş D vitamini için önemli ancak maruz kalınan süre 15 dakikayı geçmemeli

Balcı, şöyle devam etti:

"Bu tür olumsuz durumlarla karşılaşıldığında sağlık kuruluşu gelene kadar, kişinin bilinci yerindeyse güvenli bir yere uzanması gerekir. Eğer bir bayılma durumu varsa gölge ya da daha serin bir yere yatırılıp, ayakları havaya kaldırılabilir. Ancak, bilinç kaybıyla seyrediyorsa hızlıca 112'yi aramalıyız. Aşırı sıcaklarda zorunlu olarak dışarı çıkan kişiler, günde 2,5-3 litreye kadar sıvı tüketmeli. Çünkü, fenalaşma, baş dönmesi gibi hisler de genellikle sıvı kaybından kaynaklanmaktadır. Besinler yine çok önemli. Özellikle İzmir gibi sıcak şehirlerdekilerin kesinlikle yüksek kalorili, yağlı gıdalar tercih etmelerini istemiyoruz. Bunların yerine zeytinyağlı yiyecekler tercih edilmeli. Sıvı dengesinin ve vücutta sıvı hapsinin sağlanması için kas kitlesi de çok önemli bu nedenle egzersiz yapılmalı."

Haberin Devamı

'SICAK HAVALARDA SIVI TÜKETİMİ ÇOK ÖNEMLİ'

Sıcak havalarda sıvı tüketiminin çok önemli olduğunu söyleyen Dr. Balcı, "Besin tüketiminde ise su içeriği fazla olan kabak, salatalık, kavun, karpuz ölçülü olmak koşuluyla hafif sebzeler tercih edilmeli. Tek kalorili, yağlı yiyecekleri önermiyoruz. Egzersiz çok önemli ancak sabah erken saatlerde veya da akşamüstü güneş battıktan sonra tercih edilmeli. Özellikle şeker hastalarımız açısından sıcak havaların artışıyla birlikte sıvı kaybı artmakta ve bu kan şekerlerinde yükselmeye veya düşüşlere sebep olmakta. Bu nedenle özellikle yüksek sıcak havalarda hastaların sık sık kan şekeri takibi yapmaları önemli. Tansiyon hastalarında için terleme ve sıcaklık artışı ile birlikte hem sıvı kaybı hem de tuz kaybı yaşanıyor. Hastaların sıvı kaybı ile tansiyon düşüklüğü, vücutta tuz kaybı yaşanıyor ve tansiyon yüksekliği olabiliyor. Bu sebepten dolayı sıvı alımına ve tuz tüketimini kısıtlamaya ekstra dikkat etmeleri gerekiyor. Ayrıca böbrek, kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu hastaları çoğunlukla idrar söktürücü kullanabiliyor. Bu nedenle hastaların sıcak havalarda işi ekstra önem kazanıyor ve ilgili hekimlerince yakın takibi gerekiyor" diye konuştu.

Haberin Devamı