İlk 30 dakika kritik önemde! Uzmanlar belirtilere karşı uyardı: Arı deyip geçmeyin, sadece bir tanesi öldürmeye yetti

Denizli’de bir arı sokması, 55 yaşındaki Hüseyin Karataş’ın yaşamına mal oldu. Üç gün boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Karataş’ın vefatı, arı alerjilerinin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, yaz aylarında bu riskin arttığını vurguluyor. İşte tüm detaylar!

Hilal Gülden Boğazkesen - Posta.com.tr / Denizli’de yaşanan ölümcül arı vakası, alerjisi olan bireylerde hayati önlemlerin önemini gündeme taşıdı. Adrenalin enjektörlerinin taşınması ve ilk müdahalenin zamanında yapılması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, yaz aylarında ekstra tedbir çağrısında bulundu.

ARI SOKMASI NEDENİYLE HAYATINI KAYBETTİ!
İHA'nın haberine göre Denizli'de arı sokması sonucu fenalaşarak hastaneye kaldırılan yaşlı adam hastanede 3 gün yoğum bakımından ardından yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.
Olay, Pamukkale ilçesi Karataş Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 55 yaşındaki Hüseyin Karataş'a arı soktu. Sokmanın ardından aniden fenalaşan Hüseyin Karataş'ın yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Olay yerine sağlık ekipleri ilk müdahalelerin ardından ambulans ile hastaneye sevk etti.

Hastanede yoğun bakım ünitesine alınan Karataş'ın, arı alerjisi nedeniyle anafilaktik şoka girdiği öğrenildi. Hastanede tedavi gören Hüseyin Karataş 3 günlük yaşam mücadelesinin ardından doktorların tüm müdahalelerin ardından hayatını kaybetti. Hüseyin Karataş'ın vefatı yakınları tarafından büyük üzüntüye neden oldu.
Hayatını kaybeden Hüseyin Karataş, Bağbaşı Merkez camide kılınan cenaze namazının ardından Bağbaşı mezarlığına defnedildi.

ALERJİK REAKSİYONLAR ARASINDA NE CİDDİSİ!
Denizli'de yaşanan bu olayın ardından arı sokmasının ne kadar tehlikeli olabileceği yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, alerjik reaksiyonlara ve arı alerjisine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, alerjik reaksiyonların bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıktığının altını çiziyor.
Uzman isim, "Bu alerjenler arasında polen, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, gıdalar, ilaçlar alerjen olarak karşımıza çıkabileceği gibi içinde bulunduğumuz yaz dönemlerinde artan arı alerjileri ve böcek ısırıklarını da unutmamak gerekir. Alerjik reaksiyonlar içerisinde en ciddisi, en tehlikelisi ve potansiyel olarak hayatı tehdit eden durum anafilaksi yani alerjik şok tablosudur." dedi.

KIZARIKLIK, BOĞAZDA ŞİŞKİNLİK, NEFES DARLIĞI: ANAFİLAKSİ
Anafilaksi, vücudun bir alerjene karşı geliştirdiği ani ve hayatı tehdit edebilen aşırı duyarlılık tepkisidir. Genellikle dakikalar içinde gelişir. Ciltte; kızarıklık, yoğun kaşıntı, boğazda şişlik, nefes darlığı ile kan basıncında hızlı düşüş gibi belirtilerle kendini gösterir. En yaygın tetikleyiciler arasında bazı gıdalar, ilaçlar ve arı sokmaları yer alır. Erken müdahale edilmediğinde beklenmedik sonuçlarla karşı karşıya kalınabilir.
Dr. Öğretim Üyesi Sevgi Bilgiç Eltan, "Arı alerjisine bağlı alerjik şok olarak adlandırılan bu durum genellikle ilk 30 dakika gibi kısa bir süre içinde gelişir, arının soktuğu yerin dışında deri ve mukozalar, solunum sistemi, dolaşım sistemi ve/veya sindirim sistemini etkileyen belirtilerle ortaya çıkar" dedi

ARI ZEHRİ İLE ALERJİ TESTİ YAPILMALIDIR!
Vatandaşların en çok merak ettiği konular arasında arı alerjisi olup olmadığının nasıl anlaşılacağı yer alıyor. Dr. Öğretim Üyesi Eltan, bu konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunuyor.
Dr. Öğretim Üyesi Eltan, "Arı alerjisi tanısında öyküde arı sokması sonucu kısa süre içinde birden fazla sistemin etkilenme öyküsü olmalı ve tanıyı kesinleştirmek için alerji uzmanı tarafından arı zehri(venomu) ile alerji testi yapılmalıdır. Testler hem kan hem de deri testi şeklinde yapılabilir." dedi.
Arı alerjisine daha yatkın olan bir kesim olduğundan bahseden Eltan, "Özellikle ailesinde alerji öyküsü olan ve genetik yatkınlığı olan kişilerde ortaya çıkar. Ancak bunun için hastaların önceden arılarla temas etmiş (sokulmuş) olması gerekir" diye belirtti.

ALERJİSİ OLAN KİŞİLER ACİL EYLEM PLANINA SAHİP OLMALI!
Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, arı alerjisi olan bireylerin olası bir anafilaksi durumunda zamanında ve etkili müdahale edebilmek için mutlaka kişiselleştirilmiş bir acil eylem planına sahip olması gerektiğinin altını çiziyor. Uzman isme göre bu planın en önemli unsurlarından biri de adrenalin oto enjektörlerinin doğru ve hızlı kullanımına dair bilgi sahibi olmaktır.
Adrenalin oto enjektörleri, yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyonlara karşı ilk savunma hattıdır ve bu nedenle yalnızca bireylerin yanında değil, toplu alanlarda da erişilebilir olmalıdır.
Açık hava etkinliklerinin yoğunlaştığı yaz aylarında, alerjen temas riskinin yüksek olduğu otel, restoran, tekne, konser alanı ve AVM gibi yerlerde bu cihazların bulunması hayati önem taşır.
Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, arı alerjisi taşıyan kişilerin dikkat çekici renklerden uzak durması, açıkta gıda taşımaması ve parfüm gibi arıları cezbedebilecek ürünlerden kaçınması, korunma açısından kritik bir rol oynar. Bu önlemler, olası bir kriz anında hayat kurtarabilir.

İLK MÜDAHALE KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR!
Birçok uzman, arı sokması sonucunda erken müdahalenin önemli olduğunu ısrarla vurguluyor. Tam da bu noktada vatandaşlar, arı sokması sırasında neler yapabileceğini merak ediyor.
Dr. Öğretim Üyesi Sevgi Bilgiç Eltan, "Arı sokmasından sonra ilk yapılması gereken, arıların bulunduğu bölgeden ani hareketlerden kaçınarak, ancak hızlı ve güvenli bir şekilde uzaklaşmaktır. Eğer sokan arı bal arısıysa ve zehir kesesi halen deride kasılıp zehir vermeye devam ediyorsa, iğne derhal yerinden çıkartılmalıdır" dedi.
Uzman isim, sokulan bölgenin temiz, sabunlu su ile yıkanarak kurulanması gerektiğinin de altını çiziyor. Antiseptikler kullanılabilir. Deriyi tırnaklarla kaşıyıp yara yapmaktan kaçınılmalıdır. Alanı rahatlatmak için soğuk kompres, alerji hapları, kortizonlu kremler, ağrı kesiciler kullanılabilir.

ARI SOKMASI ŞİFA OLARAK KABUL EDİLEBİLİR Mİ?
Arı zehrinin belirli noktalara uygulanmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Dr. Öğretim Üyesi Sevgi Bilgiç Eltan, aslında 3000 yıldır yaygın olarak tamamlayıcı ve alternatif bir tedavi olarak kullanıldığını söyledi.
Uzman isim, arı zehir tedavisinin anti-enflamatuar, anti-apoptoz, antifibroz ve artroskleroz etkisini gösteren çalışma sayısının arttığını ifade eden uzman isim, sözlerine şöyle devam etti:
"Ayrıca, bu tedavi, rheumatoid artrit, amyotrofik lateral skleroz, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalıkları, karaciğer fibrozu, ateroskleroz, ağrı tedavisinde de terapötik yöntem olarak kullanılsa da bazı vakalarda arı zehir tedavisinin yerel kaşınma veya şişkinlik gibi bazı olumsuz etkilere neden olabileceği bildirilmekte. Bu nedenle arı zehirinin güvenliği hâlâ güçlü bir kısıtlayıcıdır. Arı zehirinin olumsuz etkileri, birkaç gün sonra iyileşen hafif cilt reaksiyonlarından, ölümcül ya da ciddi anafilaktik tepkilere kadar değişir. Dolayısı ile yüksek kanıtlı güvenlik ve etkinlik çalışmalarına ihtiyaç var."
Kovid-19 benzeri pandemi beklenmiyor! Küresel salgın riski düşük
Kilo verememenizin gizli sebebi bu olabilir mi? Diyetisyen Zeliha Perçin’den "etiket" uyarısı!
Uykudan yorgun ve ağrıyla mı uyanıyorsunuz? Yanlış yastık boyun sağlığınızı tehdit ediyor olabilir!
Evdeki sinsi tehlike: Mobilyalara sinen sigara kokusu DNA'yı bozup kanseri 10 kat tetikliyor!'Belim ağrıyor' deyip geçmeyin! 3 ayı geçtiyseve sabahları tutuluyorsanız dikkat








