Kanser erkeklerde kısırlığa neden olur mu?

Çocuk sahibi olmayı engelleyen nedenler arasında yer alan erkeğe bağlı kısırlık pek çok farklı problemden kaynaklanabilir. Erkeklerde kısırlığa yol açan sağlık sorunlarından biri de kanserdir. Özellikle testislerde oluşan tümörler, erkeklerin sperm üretimini tamamen durdurabilir ya da doğurganlığı etkileyecek ölçüde azaltabilir.
Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapide kullanılan ilaçlar da yüksek etkileri sebebiyle spermlerde deformasyon oluşturabilir. Bu deformasyon spermlerin dölleme işlemini gerçekleştirmesini engelleyebilir ya da DNA dizilimlerine zarar verebilir diyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erol; “Sperm üretimini son derece olumsuz yönde etkileyen bu hastalığın tedavisi doğru şekilde yapılır ve hasta tedaviye olumlu şekilde cevap verirse, hastanın tedavi sonrasında baba olma şansı yeniden kazandırılır” şeklinde konuştu.
KANSER ERKEKTE KISIRLIĞA SEBEP OLUR MU?
Çocuk sahibi olmayı engelleyen nedenler arasında yer alan erkeğe bağlı kısırlık pek çok farklı problemden kaynaklanabilir. Erkeklerde kısırlığa yol açan sağlık sorunlarından biri de kanserdir. Özellikle testislerde oluşan tümörler, erkeklerin sperm üretimini tamamen durdurabilir ya da doğurganlığı etkileyecek ölçüde azaltabilir. Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapide kullanılan ilaçlar da yüksek etkileri sebebiyle spermlerde deformasyon oluşturabilir. Bu deformasyon spermlerin dölleme işlemini gerçekleştirmesini engelleyebilir ya da DNA dizilimlerine zarar verebilir diyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erol; “Sperm üretimini son derece olumsuz yönde etkileyen bu hastalığın tedavisi doğru şekilde yapılır ve hasta tedaviye olumlu şekilde cevap verirse, hastanın tedavi sonrasında baba olma şansı yeniden kazandırılır” şeklinde konuştu.
BAZI KANSER TÜRLERİ ÜREME SİSTEMİNDEKİ HÜCRE VE DOKULARDA YAPISAL BOZUKLUKLARA YOL AÇABİLİR
Kanser, insanların karşılaşabileceği en ciddi hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alır ve pek çok farklı vücut fonksiyonunu olumsuz yönde etkiler. Kanser türleri için uygulanan tedavi yöntemleri hastalığın seviyesine göre çeşitli yan etkilere yol açabilir diye belirten Prof. Dr. Bülent Erol; “Erkeklere uygulanan kanser tedavilerinin yan etkileri arasında sperm kalitesinin düşmesi de bulunur. Kanserli hücre ve dokuları etkisiz hâle getirmek için uygulanan kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri ise geçici ya da kalıcı olarak zararlı olabilir. Üreme sistemindeki dokular da kanser tedavisinden olumsuz yönde etkilenebilir. Kanser hastalığının kendisi de üreme sistemine zarar verebilir, geçici ya da kalıcı kısırlığa yol açabilir. Testis tümörleri ve Hodgkin lenfoması gibi kanser türleri doğrudan üreme sistemine etki etmeleri sebebiyle hücrelerde ve dokularda yapısal bozukluklara yol açabilir. Kemoterapinin kısırlığa yol açmaması durumunda erkeklerin yine de tedavi süreçleri zarfında baba olmaktan kaçınmaları önerilir. Kemoterapi işlemlerinde kullanılan ilaçlar yüksek etkileri sebebiyle spermlerde deformasyon oluşturabilir. Bu deformasyon spermlerin dölleme işlemini gerçekleştirmesini engellemese bile DNA dizilimlerine zarar verebilir. DNA yapısı bozulan spermler ise hamileliğin sağlıklı bir şekilde gelişmesini engeller ve doğacak çocuklarda çeşitli anomaliler oluşmasına yol açabilir” şeklinde uyarılarda bulundu.
KEMOTERAPİNİN SPERM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ KANSERİN TÜRÜNE VE EVRESİNE GÖRE DEĞİŞİKLİK GÖSTERİR
Kanser hastalığıyla mücadele eden pek çok erkek kemoterapinin spermleri öldürüp öldürmediğini merak eder. Kemoterapi, kanserli hücreleri ve tümörleri vücutta biran önce yok etmek amacıyla uygulanır ve bu sebeple de son derece etkilidir diyen Prof. Dr. Bülent Erol; “Kemoterapi ilaçları sperm kalitesini düşürebilir ya da üreme sistemini olumsuz yönde etkileyerek sperm üretimini tamamen durdurabilir. Bu evrede dikkat edilmesi gereken faktörlerin sayısı bir hayli fazladır. Erkeğin yaşı, medikal geçmişi, kanserin türü, evresi ve uygulanan tedavi yöntemi gibi farklı faktörler kemoterapinin spermler üzerindeki etkisinin ne yönde olacağını belirler. Kanser hastalığının ve uygulanacak tedavi yöntemlerinin doğurganlık üzerinde ne şekilde etki edeceği tedavi öncesinde yaklaşık olarak tahmin edilebilir. Bu sebeple kanser hastalığına yakalanan erkeklerin tedavi sonrasında çocuk sahibi olma istekleri bulunuyorsa bu durumu doktorlarıyla paylaşmaları ve çeşitli tedbir almaları gerekmektedir ” diye ifade etti.
KANSER TEDAVİSİ OLAN ERKEKLER BABA OLABİLİR Mİ?
Kemoterapi sebebiyle yaşanan kısırlık geçici yada kalıcı şekilde ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda tedavi sonrasında sperm yapımı kısmi düzelebilirken çoğu zaman da kalıcı olarak düzelme görülememektedir. Bazı hastalarda tedavinin geçici olarak oluşturduğu kısırlık probleminin giderilmesi için herhangi bir ek işleme gerek duyulmaz. Vücudun dinlenmeye ve toparlanmaya bırakılması sperm kalitesinin eski hâline dönmesi için yeterlidir. Ancak hastaların büyük çoğunluğunda kanser tedavisi gören erkeklerin baba olabilmesi için çeşitli tedavi yöntemlerinin uygulanmasına ihtiyaç duyulur diye konuşan Prof. Dr. Bülent Erol; “ Bazı kanser türlerinde, kısırlığın tedavi sonrasında tamamen geçip geçmeyeceği öngörülemeyebilir ya da kısırlığın kesin olarak kalıcı olacağı bilinebilir. Bu durumdaki erkeklerin tedavi sonrasında baba olabilmeleri için sperm dondurma işlemine başvurmalarında yarar bulunur. Sperm dondurma işlemi, hastalık ve tedavi yöntemleri tam kısırlığa yol açmadan önce uygulanır. Erkekten alınan sperm örnekleri laboratuvar ortamında dondurulur ve saklanır. Sonraki süreçte erkek ne zaman baba olmak isterse saklanan donmuş spermlerden yararlanılır ve böylece kanser tedavisi gören kişi kalıcı kısırlık sorunu yaşasa dahi baba olabilir. Eğer sperm dondurma işlemi yapılamamışsa kanser tedavisi sonrasında ayrıntılı değerlendirme sonrası sperm üretimi için medikal tedavi ve mikroTESE işlemleri ile yeniden sperm elde edilebilir ve bu hastalarda baba olma şansı olabilmektedir”dedi
Türkiye’de bir ilk! Tedavi maliyeti düşürüldü, başarı oranı %95’in üzerinde
Çocukluktan kalan "gizli" tehlike: Su çiçeği yıllar sonra neden geri dönüyor?
Böbreklerinizi sessizce kaybediyor olabilirsiniz! Prof. Dr. İhsan Ergün'den kritik uyarı
Akciğer cerrahisi sonrası bakım sürecinde nelere dikkat edilmelidir?
İşlenmiş et ürünleri ne kadar masum?






