Beden SağlığıYaz sonunda yüzde artan yanma ve kızarıklığın altından o hastalık çıktı! Dermatolog uzman isim tek tek uyardı

Yaz sonunda yüzde artan yanma ve kızarıklığın altından o hastalık çıktı! Dermatolog uzman isim tek tek uyardı

Yaz sonunda yüzde artan yanma ve kızarıklığın altından o hastalık çıktı! Dermatolog uzman isim tek tek uyardı

Yaz aylarının bitimiyle birlikte yüzde sıklıkla görülen kızarıklık, yanma ve hassasiyet şikayetlerinin kronik bir deri rahatsızlığı olan rozasea (gül hastalığı) belirtisi olabileceği açıklandı! Dermatoloji Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar'ın kişiye özel tedavi ve erken tanı üzerine yaptığı tüm hayati uyarılar haberimizde...

"Rozasea kronik bir cilt hastalığıdır"

Haberin Devamı

Halk arasında 'gül hastalığı' olarak bilinen rozaseanın; yüzde kalıcı veya tekrarlayan kızarıklık, ani sıcaklık hissi, yanma, batma, hassasiyet, kaşıntı, belirginleşen kılcal damarlar ve zaman zaman akneye benzeyen kabarıklıklarla seyreden kronik inflamatuvar bir deri hastalığı olduğunu belirten Uzm. Dr. Tatar, hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemi, deri bariyeri, sinirsel ve damar yapılarındaki aşırı yanıt ile çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını söyledi.

"Demodex yoğunluğu alevlenmeyi tetikleyebilir"

Normalde insan cildinde düşük yoğunlukta bulunan Demodex isimli mikroskobik akarların bazı hastalarda rozaseanın gelişimine ve alevlenmesine katkıda bulunabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Tatar, "Demodex yoğunluğunun artması deri bariyerinde bozulmaya ve bağışıklık sisteminin uyarılmasına katkı sağlayabilir. Bunun sonucunda yüzde kızarıklık, yanma, batma, kaşıntı ve hassasiyet gelişebilir. Ancak Demodex tek başına rozaseanın nedeni değildir" dedi.

Haberin Devamı

"Gözleri de etkileyebilir"

Rozaseanın yalnızca ciltte görülmediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Tatar, "Demodex kirpik köklerinde de bulunabildiği için kirpik diplerinde kepeklenme, göz kapaklarında kaşıntı, gözde yanma, batma, kuruluk ve yabancı cisim hissi gelişebilir. Bu belirtiler zaman zaman alerjik göz hastalıklarını taklit edebilir. Rozaseaya eşlik eden göz bulgularının erken fark edilmesi önem taşımaktadır" diye konuştu.

"Tedavi kişiye özel planlanıyor"

Rozasea tanısının ekseriyâ dermatolojik muayene ile konulduğunu belirten Uzm. Dr. Tatar, dermoskopi yöntemiyle ciltteki damar yapılarının ve Demodex ile ilişkili bulguların değerlendirilebildiğini söyledi. Gerektiğinde yüzeysel deri örneklerinin mikroskop altında incelenerek Demodex yoğunluğunun araştırılabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Tatar, tedavinin ise hastalığın baskın bulgularına göre planlandığını belirtti.
Demodex yoğunluğunun arttığı veya iltihaplı kabarıklıkların eşlik ettiği hastalarda uygun topikal ya da sistemik tedavilerin uygulanabildiğini aktaran Uzm. Dr. Tatar, kalıcı kızarıklık ve belirgin kılcal damarların ön planda olduğu hastalarda ise lazer ve ışık temelli uygulamaların tedavinin önemli bir parçasını oluşturduğunu söyledi.

Haberin Devamı

"Günlük cilt bakımı tedavinin önemli bir parçası"

Rozasea tedavisinde günlük cilt bakımının en az medikal tedaviler kadar önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Tatar, "Yüzü sert sabunlarla yıkamak, lif veya kese kullanmak ve yoğun peeling uygulamaları yapmak cilt bariyerini bozarak şikâyetleri artırabilir. Nazik temizleyiciler kullanılması, düzenli nemlendirme ve güneşten korunma tedaviyi destekleyen temel uygulamalardır" dedi.

"Kişisel tetikleyiciler belirlenmeli"

Güneş, sıcak hava, ani ısı değişiklikleri, alkol, acılı yiyecekler, fermente veya mayalı ürünler ile kişiye özgü bazı besinlerin rozasea belirtilerini artırabileceğini belirten Uzm. Dr. Tatar, "Her besin herkeste aynı etkiyi oluşturmadığı için gereksiz besin kısıtlamaları yerine kişisel tetikleyicilerin belirlenmesi daha doğru bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

"Tekrarlayan yüz kızarıklığını önemseyin"

Yüzde yalnızca akne benzeri kabarıklıkların değil; tekrarlayan kızarıklık, ani yanma, batma, hassasiyet, kaşıntı veya kirpik diplerinde kepeklenme gibi belirtilerin de dermatoloji muayenesini gerektirebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Tatar, "Erken dönemde doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle hastalığın kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin artırılması mümkündür" diyerek sözlerini tamamladı.