Kolajen sentezi yüzde 15 azalıyor! 'Derin uyku' yoksa 'derin çizgiler' var

Uzun süreli ekran kullanımı sadece gözleri değil; cilt hücrelerini de etkiliyor. Mavi ışığa sürekli maruz kalmak, kolajen üretimini azaltarak ciltte erken yaşlanma, matlık, lekelenme ve ince kırışıklıklara yol açabiliyor. Uzmanlar bu sürece "dijital yaşlanma" adını veriyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, mavi ışığın cilde zararlarıyla ilgili tüm detayları açıklıyor.
Hilal Gülden Boğazkesen - Posta.com.tr / Gece saatlerinde ekran ışığına bakmak, melatonin üretimini baskılayarak cildin onarım sürecini yavaşlatıyor. Bu durum; kolajen sentezinin azalmasına, cilt bariyerinin zayıflamasına ve uykusuzluğun etkileriyle birleştiğinde cildin daha yorgun görünmesine neden oluyor.

Ekran kullanımıyla beraber gelen 'dijital yaşlanma'
Teknolojik cihazların günlük hayatta uzun süreli kullanımı, işlerimizi kolaylaştırsa da beden sağlığımıza olumsuz yansımaları olabilir. Ekran kullanımının göz sağlığına zararları sık sık konuşulsa da cilde olan etkileri çoğu zaman fark edilmeyebiliyor.
Özellikle uzun süreli elektronik cihazlar ve yapay ışıklardan yayılan mavi ışığa yakın mesafeden maruz kalındığında cilt hücrelerinde reaktif oksijen türleri (ROS) ve nitrik oksit (NO) üretimini artırır. Bu serbest radikaller, DNA hasarı, oksidatif stres, kolajen yıkımı ve iltihabi yanıt gibi süreçleri tetikler.
Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, "Sonuçta hücre yenilenmesi yavaşlıyor, kolajen lifleri zayıflıyor, erken yaşlanma (photoaging), hiperpigmentasyon (özellikle koyu ten tiplerinde) ve cilt bariyerinin zayıflaması, ciltte ince kırışıklıklar oluşabiliyor. Ancak bu etki güneşin ultraviyole (UV) ışınları kadar güçlü değildir; yani ekran ışığı güneş gibi yakıcı veya kanserojen etki yapmaz. Fakat günlük, yıllar boyu süren ekran alışkanlığı, düşük dozda ama sürekli bir yük oluşturduğu için ‘mikro yaşlanma’ denilen birikici bir hasara neden olabilir. Mavi ışığa uzun süre maruziyetin ciltteki etkisini tanımlamak üzere ‘dijital yaşlanma’ terimi kullanılmaktadır" dedi.

Göz ve cilt hücrelerinde biyolojik etkiler
Işık hem elektrik hem de manyetik alan taşır. Dalga boyu ne kadar kısa olursa taşıdığı enerji o kadar güçlüdür. Mor ve mavi ışık, görünür ışığın en kısa dalga boylu bölgesinde yer aldığı için daha fazla enerji taşır.
Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, "Doğal olarak güneşten, yapay olarak ise telefon, bilgisayar, tablet ve LED aydınlatmalardan yayılır. Enerjisi yüksek olduğu için uzun süreli maruziyetlerde göz ve cilt hücrelerinde biyolojik etkiler oluşturabilir" ifadelerini kullandı.
Cildinizin genç kalma şansını çalıyor
Evet, dolaylı yoldan etkiliyor. Akşam saatlerinde ekranlara uzun süre bakmak vücudun biyolojik saatini (sirkadiyen ritmini) bozuyor. Çünkü mavi ışık, beyindeki melatonin üretimini baskılıyor. Melatonin, yalnızca uyku düzeni için değil, aynı zamanda vücudun gece onarım süreçleri için de çok önemli.
Uzman isim, "Uykunun derin evreleri cildin hücresel olarak kendini yenilediği zamanlardır. Eğer ekran kullanımı nedeniyle bu evreler kısalırsa, cilt kolajen üretimini azaltıyor, onarıcı enzimlerin aktivitesi düşüyor ve yaşlanma belirtileri daha erken ortaya çıkıyor. Melatonin düzeyinin en çok arttığı saatler gece 02:00 civarındadır. Özellikle bu saatlerde uyumak, hücresel onarımın daha fazla olmasını sağlar. Ayrıca yapılan araştırmalarda ciltte de melatonin üretiminin olduğu görülmüştür. Bu da melatoninin cilt üzerinde doğrudan etkili olduğunun bir göstergesidir. Yani cep telefonu veya bilgisayar ekranına gece boyunca bakmak, sadece uykunuzu değil, cildinizin genç kalma şansını da çalıyor diyebiliriz." dedi.

Cildin iki farklı modu var
Cildin gündüz ve gece çalışan iki farklı “modu” vardır. Gündüz dış etkenlere karşı savunma hâlindedir; gece ise onarım moduna geçer. Uyku sırasında salgılanan büyüme hormonu ciltte kolajen üretimini artırır.
Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, "Gece boyunca fibroblast adı verilen hücreler yeni kolajen ve elastin lifleri üretir. Ancak mavi ışık maruziyeti melatonini azalttığında, bu hücrelerin onarıcı faaliyeti de sekteye uğrar. Araştırmalar, düzenli ekran ışığına maruz kalan kişilerde kolajen sentezinin %15-20 oranında azaldığını göstermiştir. Bu da ciltte elastikiyet kaybı, gözenek genişlemesi ve zamanla daha sarkık bir görünüm yaratabilir. Derin uyku evresinde cildin kan dolaşımında da artış olur, daha fazla kanlanan cilde daha çok oksijen ve besin taşınır, gün boyu oluşan toksinler artan dolaşım sayesinde daha hızlı uzaklaştırılır ve temizlenir. Bu sayede ışıldayan, daha duru ve sağlıklı bir cilt olur. Uykunun derinleşememesi ve ritminin bozulması tüm bu etkilerin oluşmasını engeller. Yani ekran ışığı, bir anlamda cildin gece vardiyasını erkenden paydos ettiriyor" şeklinde konuştu.

Nem kaybı, tahriş ve hassasiyete neden oluyor
Melatonin yalnızca uyku hormonu değildir; aynı zamanda vücudun doğal antioksidanlarından biridir. Ciltte serbest radikallerin etkisini azaltır, bariyer tabakasının kendini yenilemesini destekler.
Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, "Ekran ışığına bağlı melatonin azalması, ciltte nem kaybı, tahriş ve hassasiyet gibi sonuçlar doğurur. Cilt daha kolay kızarır, kurur veya dış etkenlere karşı dayanıksız hale gelir. Gözaltında morluklar, torbalanmalar, ciltte matlık, lekelenme ve ince çizgilenmeler görülür. Uzmanlar, uyumadan en az 1 saat önce ekranla teması kesmeyi, cihazlarda gece modu veya mavi ışık filtresi kullanmayı, yatak odasında karanlık ve serin bir ortam oluşturmayı öneriyor. Ayrıca antioksidan içeren bakım ürünleri (örneğin C vitamini, E vitamini, yeşil çay veya resveratrol içeren serumlar, glutatyon, karotenoidler) da cildin gece onarım sürecine destek olabiliyor" dedi.

Gençlik kaynağınızı elinizden alıyor
Uyku yetersizliği, sadece göz altı morluklarıyla kalmaz; tüm cilt sağlığını etkiler. Derin uyku evreleri azaldığında kortizol (stres hormonu) yükselir ve bu da iltihaplanma, akne ve egzama gibi sorunları tetikler.
Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, “Aynı zamanda ciltte kan dolaşımı azalır, bu da mat, solgun ve yorgun bir görünüme neden olur. Su dengesi bozulduğu için kuruluk ve pullanma, uzun vadede de ince çizgiler ve sarkma artar. Kısacası, uykusuzluk hem ‘güzellik uykusunu’ hem de ‘gençlik kaynağını’ elinizden alır. Mavi ışık bazı durumlarda iyileştirici etkilere de sahiptir: Düşük dozlarda akne, sedef, atopik dermatit gibi hastalıklarda tedavi amacıyla kullanılabilir.” açıklamasında bulundu.

Ekransız saat uygulaması
En basit önlem, mavi ışık filtresi kullanmak ve ekran parlaklığını azaltmaktır. Cihazların "night shift" veya "gece modu" özellikleri, ışığın dalga boyunu sıcak tonlara kaydırarak cilt ve göz üzerindeki etkiyi azaltır.
Op. Dr. Bilgen Katipoğlu, "Mavi ışık koruyucu gözlükler özellikle akşam saatlerinde işe yarar. Gece özellikle yatak odanızda kitap okumayı seviyorsanız, kırmızı ya da turuncu tonlarında ışık veren lambalar tercih edilebilir. Ayrıca cilt bakımında antioksidan içerikli ürünler, nemlendiriciler ve güneş koruyucular (çinko oksit ve demir oksit içerikler özellikle) kullanılan en etkili savunma araçlarıdır. Özellikle hava karardıktan sonra ekran süresini kısıtlamak ve yatmadan önce ‘ekransız bir saat’ uygulaması: Bu süre içinde kitap okumak, meditasyon yapmak veya sadece gözleri dinlendirmek bile hem uykuyu hem cilt yenilenmesini ciddi şekilde iyileştirir" dedi.
Türkiye’de bir ilk! Tedavi maliyeti düşürüldü, başarı oranı %95’in üzerinde
Ramazan ayı bir dönüm noktası olabilir: Sigarayı bırakmak isteyenlere uzman çağrısı
Çocukluktan kalan "gizli" tehlike: Su çiçeği yıllar sonra neden geri dönüyor?
Glokom uyarısı: Belirti vermeden ilerliyor!
Böbreklerinizi sessizce kaybediyor olabilirsiniz! Prof. Dr. İhsan Ergün'den kritik uyarı





