'Sahip olduklarıma şükrediyorum'

'Sahip olduklarıma şükrediyorum'

Bir koltukta üç-beş karpuzu birden taşıyan bir isim Özge Ulusoy. Seviyor, seviliyor ve tüm bu yaşadıkları, sahip oldukları için de şükrediyor. 'Hello!' Dergisi, Özge Ulusoy ile röportaj yaptı, bikini-mayo koleksiyonunu ve aşkı konuştu

04 Temmuz 2015, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Codentry markası için hazırladığınız ‘2015 Different Beachwear’ bikini-mayo tasarımlarının hikayesi nedir?

Biz kadınlar alışveriş yaparken aslında o kadar çok şeye bakıyoruz ki. Kalıbı, kumaşı, modeli, deseni... Koleksiyon, bu detaylardan en önemlisi olan kalıba dayalı bir çalışma. Çok iyi kalıplarla vücudu en iyi gösteren modeller üzerinden gittik. Kumaş kaliteleri yüksek. Bu yüzden bir parça farklı kombinlerle birkaç sezon kullanılabilir.

“İşin sırrı kalıp”

Koleksiyonunuz, 1970’lerin özgür ruhunu yansıtan tasarımlar. Modada bir geri dönüş var mı?

Moda, dönem olarak ileri-geri çok değişir. 60’lar, 70’ler, 80’ler; hepsini çok seviyorum ve artık her dönemin birbiriyle harmanlanabildiğini düşünüyorum. Böylece her kadın kendinden bir şeyler bulabiliyor. Alternatiflerin artması ve her zevke hitab edebilecek parçaların yakalanması keyifli.

Mayo-bikini seçmenin incelikleri ne? Kadın vücudunu toparlayan kumaş ve kalıplar nasıl seçilebilir?

Kalıp çok önemli. Bu konu için özel üretilmiş kumaşlar bulmak mümkün. Bunun dışında kesim ve renklerin vücut tipine uygun olması önemli. İnsanlar artık sadece mayo ve bikini değil; onu daha iyi gösterebilecek pareo, çanta gibi pek çok aksesuarı da kullanmak istiyor.

“Tasarım, eğlenceli iş”

Mayo-bikini ve plaj kıyafeti tasarlamak nasıl bir duygu? Eğlenceli mi?

Çok eğlenceli. Düşünsenize, tamamen kendi zevkinize göre bir şeyler yapıyorsunuz. Bunu insanlar beğenip alıyorlar ve üstlerinde görüyorsunuz. Büyük bir gurur. İnsanların stiline yön veriyor olmak ciddi bir sorumluluk da. İnsanlarda moda algısı yaratmak ve bunun pozitif geri dönüşlerini gözlemlemek benim için motivasyon kaynağı. 

‘Moda sanatın bir dalı oldu’

Moda sizin için ne ifade ediyor?

Dozunda bir merakla takip edildiğinde insanın duruşuna ve hayatına katkıda bulunan, kişinin özgüveninde, toplumdaki yerinde önemli bir yer tutan dünya olgusu. Artık modanın da sanatın bir dalı olarak incelenmesi gerektiğine inanıyorum. Trendleri takip ederek kendine yakışanı giyebilmek benim için şık ve modaya uygun olmak demek. 

‘ESKİDEN KARAMSARDIM’ 

Dünden bugüne, yaşama olan bakışınızda neler değişti?

Daha olgun ve ayakları yere sağlam basan, eskiye oranla insanları daha çabuk anlayabilen ve çözen bir insan oldum.

Hayata pozitif mi bakıyorsunuz, yoksa bu durum zaman içinde mi gelişti?

Eskiden karamsar tarafım daha ağırdı. Bunun bana hayatta bir şey kazandırmadığını deneyimleyince, pozitifliğimde büyük artış oldu. Şükretmek ve hayatın getirdiklerini sindirerek yaşamak hayat felsefem.

‘Değer verdiğim her şeye aşığım’ 

‘Aşk’ı yorumlayışınızda neler değişti?

Aşk, dünyanın en güzel duygularından biri. Saygı, sevgi, şefkat, güven ve ruh benzerliğiyle birbirini besleyen iki insan arasında daha da güzelleşiyor. Hayatımda değer verdiğim her şeye aşığım. Ailem, erkek arkadaşım, işim, dostlarım...

‘Ruh ikizi’ kavramına inanıyor musunuz?

Kesinlikle. Bunu bulabilen her insanın inandığı gibi. Tabii bulabilmek de yine Allah’ın lütfu.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder