‘Şahsiyet’li ve özgün bir polisiye! Merakla beklenen Şahsiyet’in ilk bölümünün ilk eleştirisi

Merakla beklenen ‘Şahsiyet’in ilk bölümünün ilk eleştirisi POSTA’da! Kerem Akça, özel gösteriminde izleyip yazdı…
 
KEREM AKÇA / kerem.akca@posta.com.tr
 

15 Mart 2018, Perşembe 09:49
A A
Ülkemizde ‘seri katil’ motifine yaklaşımlarda hedefi 12’den vuran eser bulamazken, Onur Saylak’ın yönettiği ‘Şahsiyet’ imdadımıza yetişiyor. Dün yapılan özel gösteriminde 80 dakikalık ilk bölümünü önden izlediğim internet dizisi, türünde sinema tadı bırakan özgün bir çalışma. Cumartesi puhutv platformunda ilk üç bölümü izlenebilir. ‘Mindhunter’ gibi Netflix dizilerinin kalitesini aratmıyor.

 

İtalyan giallo filmlerinin etkisi çok bariz

 
Açılış jeneriğinden itibaren kendini belli eden retro doku, Sertaç Özgümüş-Güntaç Özdemir ikilisinin zihnimize kazınan zamansız bestelerinden de büyük güç alıyor. ‘Şahsiyet’te Onur Saylak; Ali Aga ile Feza Çaldıran’la beraber ortaya çıkardığı, ‘renk filtresi’ ile ‘devamlılık kurgusu’nun etrafını ince rötuşlarla ‘yeraltı dünyası’na uygun hale getirme arzusunu tekrarlıyor. Ama işin stilize tarafını bu kez daha ileri götürüyor.
 
Temelde ‘alzheimer’a yakalanmış bir seri katil’ fikri var. Bu deliliğin etrafı korku-gerilim sinemasında ‘auteur’e dönüşen Dario Argento’nun giallo filmlerinin (İtalya’dan çıkan şiddet yüklü polisiye/kesme-biçme filmleri) geleneğiyle örülüyor. Argento, aslında 60’ların başında Fulci’nin sinemaya soktuğu bu türü, 70’lerden itibaren renkli dünyaya transfer etti. Bunun izinde tuhaf hastalıklardan mustarip dahiyane ana karakterlerden de destek aldı. Onur Saylak-Hakan Günday ikilisi; işlediği cinayetleri de, geçmişini de hatırlamayan ve psikolojik sorunları olan bir karakter yaratmışlar.

 

Haluk Bilginer’in belki de “Polis”ten (2007) bu yana en çılgın tiplemesi, adli katip memurluğundan emekli ve 65 yaşında. Yani seri katillik için çok yaşlı. Agah Beyoğlu ismini alması, onun alegorik bir ‘eski dönem temsili’ne dönüşmesini sağlıyor. Tom Jones’dan Beethoven’a uzanan bildik isimlerin şarkılarının Özgümüş-Özdemir ikilisinin retro ruhlu elektronik besteleriyle iç içe geçmesi çok lezzetli. Böylece zamansız duran dizinin 80’leri anımsatması sağlanıyor.
 
‘Şahsiyet’te Onur Saylak, karakterlerin orta veya yakın planını alırken 1.85:1 formatına karşın fazlaca boşluk kullanmış. İç mekanlarda genelde geniş açı ve balık gözü objektifler tercih edilerek bu yabancılaştırma taktiği desteklenmiş. Alt ve üst açı da hakimiyet kurmuş. Bilginer’in performansına ‘deli kadın polis’ tipinde Cansu Dere de müthiş uyum sağlıyor. Sanki bu ikili arasında bir elektrik kıvılcımı ya da bir telekinetik atışma var. Bu durum Argento usulü dokuyu ‘cüretkar’, ‘alımlı’ ve ‘tutarlı’ kılıyor.

 

Yerli seri katil ve polisiye filmlerine heyecan verici bir vizyon getiriyor
 

Ülkemizde “Beyza’nın Kadınları” (2006), “Gen” (2006), “Münferit” (2007), “Ejder Kapanı” (2010), “Sofra Sırları” (2017) gibi seri katil filmleri var. Bunlardan ilkinde Mustafa Altıoklar, çok kimlikli bir karakterin gözünden aslında biçimci bir dile kayıp video klip estetiğini canlandırabilmişti. İkincisinde vasat bir karakter temsili vardı, Ali Erkazan kalıcı oldu. Üçüncüsü ‘kesme-biçme filmi’ (slasher film) adlı korku alt türünde fena bir deneme değildi.
 
Dördüncüsünde Yeşilçam ve TV kolaycılığı yapaylığa yol açmıştı. Sonuncusunda ise “Bir Rüya için Ağıt” (“Requiem for a Dream”, 2000) etkisinin ‘kara komedi’ ile birleştirilen tutarlı bir iş vardı. Burada Onur Saylak ‘ufuk açıcı vizyon’u, ilginçtir sömürüye açık ‘alzheimer’dan yola çıkarak buluyor. “Daha”da (2017) nasıl ötekileri, dışlanmışları ele aldıysa burada da gözünün önünden ve zihninden akıl hastanesi eksik olmayan bir katil var.
 
Belki de polisiyede mizahla iç içe geçme, “Av Mevsimi” (2010), “İtirazım Var” (2014), “Cingöz Recai” (2017) gibi eli yüzü düzgün filmler getirdi. Ama ‘Şahsiyet’ bu memuriyeti daha ileri götürüyor. Zaten Hümeyra ile Şenay Gürler’i içerip bolca yakın planla ve stil coşkusuyla fark yaratan iki tango sekansı da antolojilere geçecektir.
 
Cumartesi puhutv’de gösterilmeye başlanacak, Ay Yapım’ın ürettiği internet dizisi, kesinlikle hatırlanacak. Zaman geçtikçe deli işi sahneleriyle peşine düşülecektir. İşitsel yapının dinamizminden görsel yapının retro sevgisine kadar takdir edilesi bir biçim-içerik örtüşmesi var. Açılış jeneriğinin Argento sosu bile yeter! Onur Saylak, yönetmenlik kariyerinde emin adım ilerliyor.
 
İLK BÖLÜM NOTU: 7
 
Künye:
 
Şahsiyet: Bölüm 1
Yönetmen: Onur Saylak
Oyuncular: Haluk Bilginer, Cansu Dere, Şebnem Bozoklu, Necip Memili, İbrahim Selim
Süre: 80 dk.
Yapım yılı: 2018
 
 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.