Sedef hastalığı hakkında her şey

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr . Zekayi Kutlubay anlatıyor. // Hazırlayan: Özgür Gökmen Çelenk

07 Mart 2021, Pazar 10:03 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
İNATÇI SEDEF YARALARINA BİYOLOJİK İLAÇ

İNATÇI SEDEF YARALARINA BİYOLOJİK İLAÇ

Klasik ilaçlardan yarar görmeyen ya da bu ilaçları kullanamayan sedef hastaları için son yıllarda doktorların elinde yeni bir silah var. Biyolojik ilaç olarak adlandırılan bu tedavi sayesinde inatçı deri döküntüleri önemli oranda kayboluyor.

SEDEF TEDAVİSİNDE YENİLİK VAR MI?

Sedef hastalığını şiddetine ve vücutta kapladığı yüzey alanı miktarına göre hafif, orta veya şiddetli olarak tanımlıyoruz. Orta ve şiddetli sedef hastalığının tedavisi için son yıllarda çok sayıda, yeni ve başarılı ilaçlar kullanabiliyoruz. Bu tedavilerin genel adlandırması biyolojik tedavilerdir. Ülkemizde şu anda sedef hastalığı için aktif olarak 7 çeşit biyolojik tedavi reçete edebiliyoruz. Bu ilaçların sayısı ve başarısı her geçen gün giderek artıyor. Biyolojik ajanlar daha etkili yeni tedavilerdir. Haftalık, aylık, 3 ayda bir gibi farklı aralıklarla yapılan iğne ya da serum tedavileridir. 

BİYOLOJİK TEDAVİLER NASIL ETKİ EDİYOR?

Sedef hastalığında bağışıklık sistemi belli aşamalarda, normal kişilere kıyasla aşırı çalışıyor diyebiliriz. Biyolojik tedaviler sedef hastalığına neden olan bu aşırı düzeydeki yanıtları normale döndüren ilaçlardır. Biyolojik tedaviler bunu yaparken bütün bağışıklık sistemini baskılamıyor. Yapılan çalışmaların ışığında mümkün olduğunca hedefe yönelik, yani sadece sedef hastalığında rolü olan belirli basamakları etkisiz hale getiriyorlar. Bu sayede hem deride hem de eklemlerde sedefin yarattığı sorunları ortadan kaldırabiliyorlar. 

BU İLAÇLAR KİMLER İÇİN REÇETE EDİLEBİLİR?

Öncelikle biyolojik tedaviler sadece üniversite ya da eğitim ve araştırma hastanelerinde reçete edilebiliyor. Tedavi öncesinde ve tedavi boyunca düzenli aralıklarla hastaların kan tahlilleri ve çeşitli ileri tetkikleri yapılıyor. Biyolojik tedavilerin kullanılması için daha önceden diğer tedavilerin kullanılmış olması ve onlara direnç geliştiğinin ifade edilmesi gerekiyor. Genelde deri altına, yağ içine enjeksiyon yapılarak veya daha nadiren damar yolundan veriliyor. Hastane ortamında uygulanıyor. Bazı ilaçların enjeksiyonlarını hastalar evde kendileri de yapabiliyor. İlaçlara göre uygulama aralıkları haftada 2 defadan 3 ayda bir defaya kadar değişiyor.


BAŞARI ORANI NEDİR?

BAŞARI ORANI NEDİR?

Günümüzde sedef hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yok fakat etkili tedaviler var. Tıpkı hipertansiyon hastalığının kökten bir çözümünün olmaması fakat tedaviyle hastaların tamamen normal tansiyon değerlerine ulaşabilmeleri gibi... Biyolojik tedaviler sedef hastalığı için elimizdeki en güçlü silah ve en etkili tedavi seçenekleridir. Genelde birkaç hafta sonra döküntülerde azalma gözlenir. Yeterli bir sürenin sonunda ise hastaların büyük çoğunluğunda, yaklaşık bir sayı verecek olursak 10 hastanın 8’inde, döküntülerin en az yüzde 75’i kaybolur.

İLAÇLAR PAHALI MI?

Evet, biyolojik tedaviler özel teknolojiler ile üretildikleri için pahalı ilaçlardır. Bu nedenle ülkemizde de Avrupa ve Amerika’da olduğu gibi, geleneksel tedavilere yanıt vermeyen ya da bunların uygun olmadığı hastalarda tercih ediliyor. Bu hastalar için ilaçları SGK ödüyor.

YAN ETKİLERİ VAR MI?

Biyolojik tedaviler güvenli ilaçlardır. Yeri geldiğinde çocuklara bile reçete edebiliyoruz. Gebelik kategorisi B sınıfı ilaçlardır. Yani gebelerde de ihtiyaç olduğu zaman kullanılabilir. Tabii ki her ilaçta olduğu gibi bu ilaçlarla da yan etkiler gelişebilir. Bunlar arasında en sık gördüklerimiz baş ağrısı, eklem ağrısı, nezle ve iğne yapılan yerde ağrı ve şişlik gibi hafif yan etkilerdir. Bunların dışında nadiren de olsa verem ve sarılık (hepatit) gibi enfeksiyonlar gelişebiliyor. Bu durumu engelleyebilmek için her hastada biyolojik tedaviye başlamadan önce detaylı tahliller yaparak vücutta gizli saklı hiçbir enfeksiyon odağı olmadığına emin olmak gerekiyor. Yine kendisinde veya ailesinde multipl skeleroz (MS) hastalığı veya enflamatuvar bağırsak hastalığı olanlarda, bazı biyolojik ilaçlar bu hastalıkları tetikleyebiliyor. Bu kişilerde de biyolojik ilaçları tercih etmiyoruz.

KANSER RİSKİNİ ARTIRIR MI?

Biyolojik tedavilerin kanser riskini artırdığına dair bir veri yok. Fakat tedaviden önce bilinen kanser tanısı olan kişilere biyolojik ajanlardan başlamıyoruz veya tedavi sırasında kanser teşhisi alan hastalarda biyolojik ilaçları kesiyoruz. 

İLACIN DEVAMLI MI KULLANILMASI LAZIM?

 Biyolojik tedaviler düzenli kullanıldığında daha etkili oluyor. Ilaçlar bırakıldığında, her zaman olmasa da çoğu hastada 6 ay içinde sedef yaraları tekrarlayabiliyor. Yine biyolojik tedaviler bırakılıp tekrar başlandığında etkinlik kaybı olabiliyor. Kabaca bir süre vermek gerekirse en az 1 yıl süreyle biyolojik tedavilere devam ediyoruz. Daha uzun yıllar boyunca tedaviden fayda gören ve bu nedenle tedaviye devam eden hastalarımız da var.

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Kimyonun faydaları: Kimyon hangi hastalıklara iyi gelir? Kimyonun 9 faydası