Sekizinci Kıta: Görünmeyen bir kıta

Sekizinci Kıta: Görünmeyen bir kıta

Mülteciler ve göçmen işçiler konusundaki çalışmaları ve daha önce yayınlanmış iki kitabıyla tanınan Ercüment Akdeniz’in yeni kitabı ‘Sekizinci Kıta’, göçmen emeğinin durumuna bakıyor. //Hakkı ÖZDAL/ hakkiozdal@gmail.com

12 Mart 2021, Cuma 15:30 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye’de, 2019 verilerine göre 6 milyona yakın göçmen var. 1990 yılında bu sayı yalnızca 1.2 milyon idi. Şimdiki haliyle ülkemiz dünya üzerinde en çok göçmen nüfus barındıran 13’üncü ülke durumunda ve bu tırmanış, özellikle 2010’lardaki Suriye savaşının etkisiyle, yani fazlasıyla ‘hızlı’ gerçekleşti. 

Bu denli yüksek bir hareketin, toplumda iktisadi ve sosyal sonuçlar yol açmaması düşünülemez. Dolayısıyla Türkiye de karşı karşıya olduğu bu dönüşümün basıncı altında. Ancak göçmenlik konusu ülke gündemine, genellikle ‘asayiş sorunları’ üzerinden geliyor. ‘Merkez’ pozisyonda olduğu kabul edilen medya da siyaset de, çoğunlukla asayiş sorunlarından yola çıkan ve konuyu ticari/siyasi istismara en açık şekilde ele alan bir yol izliyor. Beriki reytinglerinin, öteki oylarının hesabında belki; ama ülkenin karşı karşıya kaldığı bu ölçekte bir konu, iktisadi ve sosyal yönlerini temel alan analizlere ve çözüm önerilerine ihtiyaç duyuyor. 

Göçmenler ve emek sömürüsü

Mülteciler ve göçmen işçiler konusunda uzun yıllardır saha çalışmaları ve daha önce yayınlanmış iki kitabıyla tanınan Ercüment Akdeniz’in yeni kitabı “Göçmen Emeğinin Küresel Devinimi: Sekizinci Kıta” kitabı, konuya böyle bir sorumluluk üzerinden bakıyor ve muhtemelen 6 milyonu aşmış bulunan göçmenleri, emek sömürüsü çerçevesinde ele alıyor. Akdeniz, Türkiye’de çeşitli işkollarında, ezici çoğunlukla kayıt dışı olarak ve düşük ücretlerle çalıştırılan işçileri, Türkiye’deki emek piyasasının doğrudan bir unsuru olarak ele alıyor. Göçmen emeğini hem ülke düzeyinde ücretlerin aşağı doğru baskılanması için kullanan hem de buna karşı tepkiyi milliyetçi bir yüzeye sıkıştırarak ondan ikinci mahsulü elde eden kim? Bu konuda kitapta çarpıcı bir örnek var. Mersin Limanı’ndaki Serbest Bölge’den bir fabrika patronu şöyle söylüyor: “Daha önce işçiler şımarık davranıyor, iş beğenmiyor[du…] Ama fabrikada yabancı işçiler çalışmaya başlayınca bizim işçilerin de ayağı yere değmeye başladı.” (sf. 18) 

 Önemli bir kaynak

Ercüment Akdeniz, Türkmenistan, Özbekistan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Pakistan, Afganistan, Kongo, Nijerya ve Gambiya’dan gelerek Türkiye’de çeşitli sektörlerde çalışan işçilerle yüz yüze yaptığı görüşmelerle ülkedeki göçmen emeği sömürüsüne ilişkin sosyal ve iktisadi bir tablo çıkarıyor önce. Ardından bunun uluslararası çapta sermaye birikimi süreçleri döngüsündeki yerini işaret ediyor ve mücadele yollarını, göçmen işçilerin örgütlenme sorunlarını tartışıyor. “Sekizinci Kıta”, Türkiye’deki göçmenlik olgusunu anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Drew Barrymore sinemayı bıraktığını açıkladı