Selfitis hastalığına yakalanmış olabilirsiniz

Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle, sosyal yaşantımız, işimiz hatta sağlığımızda bile değişiklikler olmaya başladı. Öyle ki, artık dijital yaşama bağlı olarak gelişen hastalıklar ortaya çıkmaya başladı. WhatsApppitis, hikikomori fenomeni, selfitis, plagomani, siberhondrik, crackberry bu hastalıklardan bazıları. TBMM Bilişim Teknolojisi Bağımlılığıyla Mücadele Komisyonu, dijital hastalıkların verilerini aktardı...

24 Ekim 2019, Perşembe 08:57
A A
'Yemeğin üzerine koyduğumuz sos gibi'

'Yemeğin üzerine koyduğumuz sos gibi'

TBMM Bilişim Teknolojisi Bağımlılığıyla Mücadele Komisyonu’na dijital çağın hastalıklarını anlatan Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu üyesi Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Çukurova Üniversitesi’nde yapılan dijital hastalıklar araştırmasından veriler aktardı.

“Sosyal medya bir müddet sanki yemeğin üzerine koyduğunuz sos gibi. Ama sonra sizi etrafınızdan o kadar koparıyor ki adeta S.O.S verdiriyor” diyen Ünüvar, hastalık türlerini şöyle sıraladı:


WhatsApppitis: Sonu -it veya -itis ile biten şeyler enfeksiyonu tarifliyor. Aşırı mesaj atmayla bileklerin kullanılmasından dolayı sinirlerin sıkışması sonucu uyuşma, bazen hareket edememeyle giden hastalık. Esasında Carpal Tunnel Sendromu.

Hikikomori fenomeni: Eve kapanma diye tarif ediliyor.

Ego sörfü: Sosyal medyada sürekli kendini arama. YouTube narsizmi.

Google stalker: Yakın çevresini arama.

Crackberry: Sürekli mail kontrolü.

Siberhondrik: Hastalığını internette teşhis etme.

Fomo hastalığı: Gelişmeleri kaçırma korkusu.

Nomofobi: ‘No mobile phone’un kısaltması, telefonsuzluk fobisi.

Selfitis: Aşırı selfie çekme.

Plagomani: Şarjsızlık korkusu.

Ünüvar, milletvekillerine şu değerlendirmeleri yaptı:

Artık insanlar bir lokantaya gittiği zaman nerede şarj yakınsa oraya gidiyor; eskiden nerede güneş, hava, aydınlık varsa oraya gidiyordu.

Almanya’da bir doktor o kadar bunalmış ki muayenehanesine şöyle bir şey asmış; Google üzerinden hastalıklarına teşhis koyanlar bize değil Yahoo’ya danışsınlar.’

Netflix’in CEO’su, ‘Son günlerde en büyük rakiplerimiz Facebook, YouTube ve uyku’ diyor.

Ayrıca bu çağ aynı zamanda ilgi çağı. İlgimizi çepeçevre çevrelemiş birçok teknolojik enstrümanla karşı karşıyayız. Arkadaşlarımızı Facebook’tan buluyoruz, mesajlarımızı Twitter’dan iletiyoruz, sohbetimizi WhatsApp’tan yapıyoruz, aramalarımızı Google’dan, dosyalarımızı yine değişik elektronik posta araçlarından, fotoğraflarımızı Instagram’dan, iş arkadaşlarımızı Linkedin’den buluyoruz.

Ünüvar, açıklamalarına şöyle devam etti:

Aileler özellikle ‘Okulda öğretmen, sokakta polis korusun’ gibi bir anlayış içerisinde. Bir defa bundan tamamen sıyrılması lazım. Olayı kendilerinin dışında bir çözüm noktasında görmek yerine sınır koymalı, ama duvar örmeyecek şekilde. Kendilerinin de uyacağı birtakım kurallar koyarak denetlemeli. Teknolojisiz mutluluk alanlarını mutlaka bulmamız ve yapmamız gerekiyor. Bizler akranla büyüdük, çocuklar ekranla büyüyor.

Dolayısıyla akranla büyümüş ebeveynlerin ekranla büyüyen çocukları anlaması biraz zor. Hazreti Ali Keremullahi Veche’nin bin 400 yıl önce söylediği muhteşem bir tanımlama var; ‘Anne-babalar kendi yetiştikleri çağa göre değil çocuklarının yaşayacağı çağa göre çocuklarını yetiştirsinler’ diyor. O yeni çağın gereklerini anlamalıyız.

Burada dijital okur-yazarlık kavramı çok önemli. Teknoloji bağımlılığının diğer bağımlılıklara benzemez yönleri de var. Elimizdeki şu cihaz bizim için çok ciddi bir fırsat da olabilir. Diğer bağımlılıklar gibi yok etmek değil, yönlendirmeyi ön plana almamız lazım.

(Kaynak: Hürriyet/Bülent SARIOĞLU )

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER 'İstanbul Hanımefendisi' Avusturya’da rekor fiyata alıcı buldu