Serel Yereli: Garip bir hayatım var, tehlikeli durumların içine düştüm ama ben çamura da batsam temiz çıkarım

23 yaşında, güzel, cesur ve derin... Dinleyip geçemiyorsunuz, durup anlamak istiyorsunuz. Kendi olmaktan korkmuyor. Ruhen alışkın olmadığımız kadar çıplak biri. Bu hallerini de “Biraz İzmirli gevşekliğinden” diye açıklıyor

31 Ağustos 2019, Cumartesi 08:01
A A
Serel Yereli: Garip bir hayatım var, tehlikeli durumların içine düştüm ama ben çamura da batsam temiz çıkarım

‘Bodrum Masalı’yla tüm dikkatleri çekmişken bir anda kariyer planını değiştirdi ve müzik yapmak üzere Londra’ya yerleşti. ‘Fikret Şeneş’e Saygı’ albümünde ‘Bambaşka Biri’ şarkısını onun sesinden dinleyeceğiz. Karşınızda en samimi haliyle Serel Yereli.

Türkiye’de ‘Bodrum Masalı’ ile tüm gözler üzerinize çevrilmişken, bir anda her şeyi bırakıp Londra’ya yerleştiniz. 

Global bir sanatçı olma hayalini çok küçükken kurmuş ve bu kararı vermiştim. Hatta İngiltere’de müzikal okumaktı hayalim. Fakat babamın vefat etmesiyle tüm planlarım değişti. İstediklerime maddi ve manevi olarak yetemedim. Oyunculuğu da hayalime gitmek için bir basamak olarak gördüm. Fakat sandığımdan daha az sabredebildim. • Neden böyle hissettiniz? Kendimi yüzde yüz ifade edemediğim bir işi yapmak mental sağlığımı çok bozdu. Benim için hiçbir şey insanın içinden geleni yapamamasından daha zor değil. 

EVRENLE, ALLAH’LA İLİŞKİM ÇOK SAĞLAM 

Kendinizde biraz ‘deli cesareti’ olduğunu düşünüyor musunuz?

Buna ‘deli cesareti’ demem. Evrenle, Allah ile ilişkim çok şükür hep sağlam oldu. O yüzden içten içe hep biliyordum. Kalbimi dinlediğim sürece çamura da batsam temiz çıkarım. Hele ki ölüm acısını erken yaşta tadınca insan hayatta peşinden gitmeye değecek şeylerin neler olduğunu daha çabuk içselleştiriyor. Yani o kurallara meydan okumak da o kurallar tarafından manipüle edilmek demek. 

Siz hiç kurallara uymak durumunda kalmadınız mı? 

Televizyon oyunculuğu sürecim hariç, o kuralları hiç ciddiye almadım. Hislerimin peşinden gitmenin bir risk olmadığını, sadece bir yaşam şekli olduğunun bilinciyle yaşıyorum. Bu yolda başıma gelen her şey kabulümdür. Hakikaten de garip bir hayatım var. Bazen kendime şaşırıyorum da… 

Şu an oyuncular daha kolay öne çıkıyor ve iyi para kazanıyorlar... 

Bir kere geldiğim bu hayatta müzik gibi bir tutkum varken, iş ve kariyer planlamasını sadece yaratıcılığımın daha iyiye gitmesi için dikkate alırım. Bana bu gezegende ne yaptığımı, neden burada olduğumu, öğretiyor. Daha ötesi yok. Üretmek benim için hayatın anlamını taşıyor. 

‘Kimler Geldi Kimler Geçti Fikret Şeneş’ albümünde daha önce Ajda Pekkan’dan dinlediğimiz ‘Bambaşka Biri’ şarkısını seslendireceksiniz... 

İngiltere’de maddi manevi zor bir kış geçirmiştim. İlk albümümü tamamlayınca İzmir’e, dinlenmeye döndüm. Memleketimi o kadar özlemiştim ki, o özlemin üstüne böyle bir teklif gelince hiç düşünmedim. Özellikle geçtiğimiz kış, hayatın bana öğrettiği şey korkularımın üzerine gitmekti.

Oyunculuk maceram sonrası Türkiye’de bir şey yapmak beni korkutmuştu aslında. Sonra o korkuyu aştım çünkü Türkiye’nin ilk kadın şarkı yazarına yapılan saygı albümünde ‘Bambaşka Biri’ şarkısını söyleme sorumluluğunu almak, kendime büyüdüğümü kanıtlamak gibiydi benim için.

ÖLÜM GÜNÜM İÇİN HEYECANLIYIM

Ölüm korkusu taşıyor musunuz? 

Hayır, aksine o gün için heyecanlıyım. Sahne öncesi heyecanı gibi yani. İçinde korku da var tabii ama korkunun ötesinde bir duygu hissediyorum. “Bakalım neler olacak?” gibi. 

Bugüne kadar yaptığınız en büyük çılgınlık neydi? 

Genel olarak deneysel yaklaştım hayata, çılgınlıktan sayılırsa... Değişik duyguları deneyimlemeye olan merakımdan dolayı kendimi değişik ve şimdi bakınca epey tehlikeli durumların içine atmışım. Spesifik hikayeleri şarkılarımda yazıyorum. İnşallah yakında dinlersiniz. 

KİLOMLA İNİŞLİ ÇIKIŞLI, SIKINTILI BİR İLİŞKİMİZ VAR 

Klasik güzellik ve estetik kaygısına kapıldığınız oluyor mu? 

Offf! Olmaz mı? Kilomla çok inişli çıkışlı, sıkıntılı bir ilişkimiz var bir süredir. Ama uzun süre çok başka konulara odaklandım, güzelliğe sıra yeni geliyor.

ANLIK TEPKİLERİM İZMİRLİ GEVŞEKLİĞİNDEN

Birinin sizi kontrol edebilmesi mümkün mü? 

Hayatta her şeyin ihtimali var tabii, insanız sonuçta. Beni kontrol eden egom olmadığı sürece öteki yenilgilerin altından kalkabilirim. Yani ölümlü dünya... Küçük hesaplar yapmıyorum. Aklıma bir şey geliyorsa ve söylemek istiyorsam söylüyorum. Sonra bazen “Bunu niye söyledim, ne gerek vardı?” diyorum. Ama çok geç oluyor. Yaşayarak öğreniyoruz işte. İzmirli gevşekliği, hahaha! 

Kısıtlandığınızı hissettiğinizde tepkiniz ne oluyor? 

Özgür hissetmediğim sürece Yaradan’ı da, yaratılanı da kısaca bu hayatı, hakiki bir şeyler yaşadığımı hissedemiyorum. Bu yüzden özgürlük benim için büyük mesele. Zaten bu meseleyi kendimle çözdükçe çevreden gelecek etkilere doğrudan güçlü ve etkili tepkiler vermeye başlıyorum. Gerek etkisizleştirmek gerekse çekip gitmek olsun.

TÜRKİYE’DE KADIN OLMAKLA NORVEÇ’TE KADIN OLMAK ARASINDAKİ UÇURUMU GÖRMEMEK İNSANLIK AYIBIDIR

‘Bambaşka Biri’ şarkısı Türkiye’de kadınların mottosu haline gelmiş bir şarkı. Size ne ifade ediyor? 

Kadın enerjisine olan hayranlığım ve saygım hayatımda çok aktif bir rol alıyor. Özellikle babam tarafından, erkeklerle yüzde yüz aynı haklara sahip olduğumun bilinciyle yetiştirildim. O yüzden cinsiyetleri afaki kalıplara sokan insanlar bu tavrıma ‘erkek gibi kız’ yakıştırması yapıyor genelde.

Bu yakıştırmadan rahatsız olmuyorum bu arada. Etrafımdaki kadınlara güç verdiğimi, onlara nelerin doğal hakları olduğunu elimden geldiğince hatırlatabildiğimi hissediyorum. Hayatım boyunca bu kadar kalpten yaptığım bir enerji alışverişini tamamen kadın gücü hissini veren böylesine kült bir şarkıyla 100’e katlayabilecek olmak çok değerli. 

Türkiye’de kadın olmakla dünyanın her hangi bir yerinde kadın olmayı nasıl kıyaslarsınız? 

Ya bu yoruma açık bir şey değil ki. Dünyada çok net gerçekler var. Mesela yasalar... Dünyanın her yerinde aynı olması mümkün mü! Türkiye’de kadın olmakla Suriye’de kadın olmak, Norveç’te kadın olmak arasındaki insan hakları açısından uçurumu fark etmemek insanlık ayıbıdır bence.

YETENEKLİYİM VE BUNU ÖZGÜN BİR ŞEKİLDE YANSITABİLİYORUM

Yakın zamanda yeni bir albüm ya da single çalışması olacak mı? 

Tam röportajımızdan bir gün önce ilk EP albümümün son rötuşlarını bitirdik. Beklemem gereken yasal süreç var. İnşallah diyorum, eğer olmazsa da ne yapacağımı bilmiyorum.

Tamamen duygularınızla hareket ediyorsunuz ve yaptığınız hiçbir şey stratejik değil gibi duruyor...

Doğru ama artık duygularımla değil hislerimle hareket ediyorum. Arada ince bir fark varmış. Strateji yapma gereği duymadım hiç. İnanıyorum ki yetenekliyim ve kendime ait söyleyecek orijinal bir şeylerim, anlatmak ve paylaşmak istediğim hikayelerim, yoğun duygularım ve bunları özgün bir biçimde yansıtma biçimim var. Ben elimden gelenin en iyisini yaptığım zaman, ortaya koyduğum şey hak ettiği değeri görür zaten. 

Bu durumun handikaplarını yaşadığınız olmuyor mu? 

Oluyor tabii. Sürekli geçmişime bakıp ne kadar mantıksız davrandığımı ve bu saçmalamayı binlerce insanın önünde, kayıt altında yaptığımı fark ediyorum. Yani biraz utanıyorum tabii ama işin eğlencesi de oradaymış.

KİMYANIN, FELSEFENİN, MATEMATİĞİN VE SANATIN ORTAK NOKTASI AŞK

Karakterinizin en baskın üç özelliği? 

Kendimi bir kalıba sokamadım ama temiz bir kalbim olduğunu hissediyorum. İnşallah öyledir. 

Sizi en kolay ne öfkelendirir? 

Bana müdahale edilmesi beni çok geriyor. Hahaha! Ama onu da alttan almayı öğrenmeye çalışıyorum. 

Aşk tarifiniz ne? 

Kimyanın, felsefenin, matematiğin ve sanatın ortak noktası. 

Güven ikili ilişkilerde kaçıncı sırada geliyor? Hiç güven duymadığınız birine de aşık olabilir misiniz? 

Büyük konuşmamak lazım ama ben zaten aynı insani değerleri paylaşmadığım insanlara çekim hissetmiyorum. Karşımdakinin insanlığını hissediyorsam da sorgulamıyorum. Herkes hata yapabilir. Benim güven duygum kişinin niyetine oranla gelişiyor.

OYA ÇINAR

oya.cinar@posta.com.tr


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...