Serkay Tütüncü: Seks hayat enerjisi, herkesin hayatında hep olmalı

Serkay Tütüncü, Hürriyet’ten Hakan Gence’ye konuştu. “Arap Emirlikleri’nden ‘Gel benimle yaşa’ diyenler oluyor” diyen Tütüncü, çok fazla hayranı olmasına rağmen, dış görüntüsünü çok beğenmediğini söyledi. Tütüncü, kendisiyle ilgili çok özel açıklamalarda bulundu. İşte o röportaj…

29 Mayıs 2021, Cumartesi 14:26 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sabahın erken saatlerinde elinde soğuk kahvesiyle röportaj için bilgisayar ekranının karşısında. Keskin yüz hatları, kumral teniyle Disney filmlerindeki beyaz atlı prensleri andırıyor.

Çapkınlığı da, flörtözlüğü de geçmişte bıraktığını söylüyor. Tek derdi oyunculuk. Mesleğini bir ömür yapmak istiyor. Serkay Tütüncü’yle koyu bir sohbete koyuluyoruz.

Son dönemde nereye baksak sen varsın. Ama hikâyeni pek bilmiyoruz. Sen kimsin?

Son dönemde nereye baksak sen varsın. Ama hikâyeni pek bilmiyoruz. Sen kimsin?

Babam Göztepe’nin eski futbolcusu. Annem coğrafya öğretmeni. Birbirleriyle tanıştıktan sonra Alaçatı’da yaşamaya başlamışlar. Ben de orada doğdum. Bir ablam var. Celal Bayar Üniversitesi’nde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda okudum. O sırada Alaçatı’da sörf eğitmenliği yaptım.

İstanbul’a nasıl geldin peki?

İstanbul’a nasıl geldin peki?

O rutin hayattan ve rahatlıktan sıkıldım, kendimi İstanbul’da buldum. Aslında kendimi biraz da işe yarar hissetmek istedim. Oyunculuk da hep aklımdaydı.

Seni ‘Survivor’la tanıdık. Ardından rol aldığın dizilerle sevildin. Performansın her projede daha çok dikkat çekti. Nasıl başladı bu yolculuk?

Seni ‘Survivor’la tanıdık. Ardından rol aldığın dizilerle sevildin. Performansın her projede daha çok dikkat çekti. Nasıl başladı bu yolculuk?

2017’de İstanbul’a ilk geldiğimde büyük bir yıkıma uğradım. Hayatım İzmir’de o kadar rahatmış ki... Kendime “Evet Serkay, bir şeyin peşinden koşuyorsun, bununla ilgili tutkun var. Ya işler yolunda gitmezse” diyordum. Ama oyuncu koçumla tanıştım. O bana çok yön verdi. Komplekslerim, duvarlarım ve korkularımdan kurtulmam gerekiyordu. Kendimi tanımazsam başka bir karakteri tanıyıp oynayamayacağımı anladım. 2018’de birçok deneme çekimi geldi ama bekledim, doğru da yapmışım. Bütün motivasyonum da bundan daha iyisi olmak üzerine.


“Rahatlıktan sıkıldım” dedin. Hiç sıkıntıların yok muydu?

“Rahatlıktan sıkıldım” dedin. Hiç sıkıntıların yok muydu?

Ben de zorluklar yaşadım. Üç ay sörf eğitmenliği yapar, o parayla dokuz ay geçinirdim. Ama benim aslında kendimi bulmamla ilgili sıkıntılarım oldu.

Ne gibi?

Bende, özgüveni yüksek olmasına rağmen hayatında bir şeyleri yoluna sokamayan insanların stresi vardı. “Ya şu işlerde iyiyim, neden orada değilim” gibi şeylerin stresini yaşadım.

Şimdi o özgüvene kavuştun mu?

Şimdi o özgüvene kavuştun mu?

Yapabileceklerimin farkına vardım. Onlara yönelik çalışırsam bir yer edinebileceğimi düşündüm. Öyle de oldu. Ama bu bir parlama, her zaman üzerine daha iyisini koymanız gerek. Şimdi de onun stresini yaşıyorum.

Nasıl bir yol izledin?

Nasıl bir yol izledin?

Erkek oyuncularda jön algısı, ‘Yakışıklı, karizmatik ve kaslı görün, yeter’ durumuna döndü. Güzellik algısından çıkıp sahnenin duygusunu gösteren çok az erkek oyuncu var. Bu işi gerçekten öğrenip sahnenin duygusuna göre oynamanın çok daha değerli olduğunu anladım. Ekranda nasıl göründüğümle ilgilenmemek oyunculuğuma yansıdı.


Yani sen artık nasıl göründüğünle ilgilenmiyor musun?

Evet, kamera karşısındayken önceliğim görüntüm değil. Her şeyi unutup sahneyi oynamak benim de yeni yeni alıştığım bir şey.

Ama sosyal medya kaslı fotoğraflarınla dolu...

Sporcuyum, fiziğin iyiyse bunu dergilerde, sosyal medyada kullanabilirsin. Ben zaten sörf yaparken de çıplaktım, ona bakarsan. Ama olayın mesleğim açısından oraya gitmesini istemiyorum. 

Oyunculukta senin farkın ne?

İşimi ciddiye alıyorum. Dört-beş yıl iyi para kazanıp bırakmak gibi bir niyetim yok. Bu işi bir ömür yapmak istiyorum.

Yeni dönemin en seksi bulunan erkek oyuncularından birisin. Seks sana ne ifade ediyor?

Seks bence hayat enerjisi, herkesin hayatında hep olmalı. Seksüel çekimin olduğu yerde her zaman bir merak vardır. Hep diri tutar. Bu aslında yaptığımız iş için de geçerli.

Partnerler arasında olması gereken bir çekimden mi bahsediyorsun?

Enerjiye inanıyorum. Partnerinle sevişmek zorunda değilsin, sadece seyircinin sizi sevişirken hayal etmesini sağla, yeter. Sen sonuçta oyuncusun. Özellikle yaz dizilerinde bu böyle oluyor.

Siz de ‘Masumiyet’teki partnerin İlayda Alişan ile yakıştırıldınız...

Evet ama öyle bir yerde değiliz. Bizim amacımız zaten hikâyeye inandırmak.

Şöhret, tanınmak hayatını nasıl etkiledi?

Sokaktaki hal ve hareketlerim, sosyal medyadaki bazı paylaşımlarım değişti. Tabii daha fazla kazanıyorsan, daha güzel bir yerde oturuyor, daha fazla harcıyorsun. Onun dışında çevrendekiler aynı olunca çok şey değişmiyor. Benim de çevrem ve arkadaşlarım aynı.

Seni hiç tanımayan birine kendini anlatacak olsan...

Haksızlığa uğramaktan nefret ederim, inatçıyım, iyi kalpli biri olduğumu hissediyorum. Gerçekten insanlara yardım etmeyi, imkân sunmayı seven biriyim. O yüzden beni doğru yerde, doğru zamanda, doğru konu içinde tanımanız lazım. Yoksa dışarıdan itici de görünebilirim.

Yani öyle göründüğünü mü düşünüyorsun?

“Seni ilk tanıdığımda bana çok itici geldin” diyen pek çok insan oldu.

Neden?

Kendi fikrime çok güveniyormuşum. Bir ortamda, bir tartışmada bir fikri sonuna kadar savunduğum için, o fikre sahip olmayan insanlar tarafından itici bulunuyordum. Oyunculuğun bana kattığı en güzel şeylerden biri de bu oldu, farklı fikirleri dinlemeye başladım.

‘Masumiyet’te sevgilisine şiddet uygulayan bir karakteri canlandırdın. Kadına şiddetin bu kadar gündemde olduğu bir dönemde rolü kabul ederken tereddüt yaşadın mı?

Evet. Aslında evren enerjilerine takık biriyim. Bu işi ilk okuduğumda reddettim. İkinci kez geldi, yine reddettim. 1.5 ay geçti. Bu sırada kadına şiddetle ilgili çok haber okudum. Zaten çok hassas olduğum bir konu. Sonra düşündüm, kadına şiddetle ilgili yaptığım tek şey, tweet ve story atmak. “Bununla ilgili elimi taşın altına koymalıyım” dedim. Riskliydi ama bir aktör olarak böyle bir adamın ne kadar iğrenç, narsisist olduğunu ancak böyle gösterebilirdim.

Birlikte rol aldığınız Hülya Avşar’la story’ler paylaştın, “Yeşilçam’ın en güzel mavisine bakıyorum” dedin. Hülya Avşar’a âşık mısın?

Hayır (gülüyor). Anne-oğulu oynuyorduk. Ve yıllarca ekranda izlediğim insan masmavi bana bakıyordu. Çok tatlı bir andı. Hülya Avşar’ı tanımak gerek. Ben de onu tanıdıkça iyice hayran kaldım. Sette egosunu en az hissettiğim insandı. Aşırı heyecanlı çalışıyor.

O kadar tatlı ki, bayıldım kendisine.

Dizide iki kadın arasında kalan, ikisini de idare etmeye çalışan bir adamı canlandırdın. Sen hiç iki kadına birden âşık oldun mu?

Asla iki kadını birden idare etmedim. İkinci bir seçenek olduğunda birinci bitmiştir. Ama bir kadınla beraberken diğer kadına âşık olduğum oldu. Anında ilişkimi bitirdim. Çünkü çok yorucu bir şey.

Hiç aldatmadın mı yani...

Eğer bütün arkadaşlarımın bildiği bir ilişkideysem o toplara hiç girmedim. Ama flört dönemlerinde tabii iki-üç kadınla flört edip kendimi tatmin ettiğim anlar oldu.

Hep beğenilen bir adam mıydın?

Fark edilmeme durumunu çok yaşamadım. Ama beni ön plana çıkaran hep yeteneklerimdi. Ortaokul, lise yıllarımda babamın işleri dolayısıyla İzmir’e yerleşmiştik. Futbol oynuyordum, bu beni arkadaşlarım arasında ön plana çıkardı. Üniversitede okula sörf derslerini ben getirdim.

Seksi bulur musun kendini?

Benim için seksilik özgüvenli olmak demek. Kendini yarış halinde hissetmemek, yeterli hissetmek, kendini tam olarak anlatmayan her şey seksi. Ben de kendimi o noktalarda seksi hissediyorum. Ama dış görüntü olarak bahsetmiyorum. Dış görüntümü de zaten çok beğenmiyorum.

Peki, bir ilişkide fizik ne kadar önceliğin?

Fiziğe baktığım zamanlar çok oldu. Ama içinin boş olduğunu gördüm. Çok fazla kendini gösterme çabasında olan, çok güzel kadınlar gerçekten bana artık çekici gelmiyor. Kendi hayatında mutlu olan kadınlar beni daha çok kendine çekiyor.

Çapkın mısın?

Eskiden çok çapkındım. Özellikle sörf zamanları... Yeni insanlar tanıdıkça tavrım değişti. Böylece ilişkilere bakışım şu an çok değişti.

Ne gibi?

Ne gibi?

Bir şeyler yaşamadığında ilişkilerin de değerini bilmiyorsun, öğrenemiyorsun; kıskançlık krizleri, kompleksler... Ben bunları gençliğimde yaşayarak aştım. Şimdi 30-35 yaşlarındaki bir erkeğin hayatındaki tek motivasyonunun kadın olması bana çok itici geliyor. O yüzden şu noktada çapkın değilim. Zaten işten vakit de yok.

Sosyal medyada takipçin çok. Ahlaksız teklifler geliyor mu?

Tabii çok geliyor. Fotoğraflar geliyor. Özellikle Arap Emirlikleri’nden “Gel benimle yaşa” diyenler oluyor. Ama gülüp geçiyorum.

  • Zülfü Livaneli hikâyeleri okumayı severim. İki sene önce Dostoyevski ile tanıştım. ‘Kumarbaz’, ‘Suç ve Ceza’ gibi kitaplarını okudum.
  • Cristopher Nolan seviyorum. David Fincher, Scorsese hayranıyım. 


 

Leonardo Di Caprio, Brad Pitt, Jim Carrey, Heath Ledger, Joaquin Phoenix filmlerinin neredeyse hepsini izlemişimdir.

Nuri Bilge Ceylan’ın ciddi hayranıyım. ‘Ahlat Ağacı’, ‘Kış Uykusu’, ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ filmlerini içimde hissederek izlemişimdir. Filminde oynamayı çok isterim ama onun oyuncu seçimine uygun olmayabilirim.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER 'Mucize Doktor'lar tatilde