Sık botoks yaptırarak gençleştiğini sananlar var

Dermatoloji Uzmanı Dr. Hande Bozatlı, cerrahi dışı gençleşme yöntemlerindeki yenilikleri anlattı

13 Eylül 2015, Pazar 05:00
A A
Sık botoks yaptırarak gençleştiğini sananlar var

Dr. Hande Bozatlı 21 yıldır botoks uyguluyor. Yanlış botoks uygulamalarıyla sık karşılaştığını söyleyen Dr. Hande Bozatlı uyarıyor: “‘Ne kadar çok botoks, dolgu yaptırırsam o kadar genç görünürüm’ diye düşünen çok sayıda insan var.

Halbuki ortaya kötü bir görüntü çıkıyor. Botoks ya da dolguyla yaşlanmayı durdurmak mümkün değil. Amaç güzel yaşlanmak.”

İlk uygulandığı yıllarla kıyaslarsak botoks yönteminde ne gibi değişiklikler var?

Türkiye’de kozmetik alanında botoksu ilk kez uygulayan kişiyim. 1994 yılıydı. O zamanlar botoks o kadar bilinmiyordu ki, doktorun ismini botoks zannedip arayanlar vardı. Hatta tanınmış bir fotoğrafçı kapımızı “Doktor botoksu arıyorum” diye çalmıştı.

O zaman botoks bilinmediği için ‘yılan zehiri’ yakıştırmaları vardı. Oysa botoks yılan zehiri falan değil. 20 yılda botoks maddesinin içeriğiyle ilgili değişiklik yok. Fakat uygulama alanı seçenekleri daha fazla.

Ben alın ve göz uygulamasıyla başladım. Çok kısa bir süre içinde terleme tedavisinde kullanmaya başladık. 1997’de ise ağız ve boyun çevresine geçtik.

Botoksun yüzde en ideal kullanım yerleri neresidir?

Tabii ki alın ve göz çevresi. Ağız çevresinde daha dikkatli uygulamak lazım. 

Yanlış uygulamalarla sık karşılaşıyor musunuz?

Maalesef. Ben hastalarıma ‘Yapıldığı belli olan işlemin sihiri yoktur’ diyorum. Önemli olan işlemin belli olmaması. Hastaların doktorlarını doğru seçmesi lazım. Tecrübe çok önemli. Güven de. Yaşım küçükken hastayı yönlendirmekte zorlanırdım. Artık “İstiyorum” diye tutturan kişiyi daha kolay yönlendirebiliyorum.

Geri çevirdiğiniz talepler oluyor mu?

Çok var. Giderek de artıyor. Tepki aldığım da oluyor. Yaptığımız işlemlerle yaşlanmayı durdurmak mümkün değil. Amaç güzel yaşlanmak. Bazen genç kızlarda kaşlar kalkık olduğunda, hele o dudaklar şiş göründüğünde üzülüyorum. Bu uygulamaları devamlı yaptıran belli bir yaşın üzerindekiler de bir süre sonra yüzlerindeki kötü görüntüyü fark etmemeye başlıyor. ‘Ne kadar çok botoks, dolgu yaptırırsam o kadar genç görünürüm” diye düşünmeye başlıyorlar. Halbuki öyle değil. Doğal ötesindeki her şeye karşıyım.

Botoksun yapıldığı alan dışındaki kasları harekete geçirerek yeni kırışıklıklara yol açtığına ilişkin görüşler de var...

Doğruluk payı var. Ama bu kişinin genetik olarak yaptığı mimikle de alakalı. Bazı kişilerin alnına yaparsınız başka bir yerde mimik olmaz. Ama bazı kişilerde oluyor. Bir de yaptığınız bölge giderek daha iyi oluyor. Diğer bölgeler dikkat çekmeye başlıyor. İlacın dozunu çok iyi ayarlamak lazım. Herkese her şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Yüzüne bakıyorsunuz “Benim göz kenarına yapmamam lazım” dediğim çok hastam var. Göz kenarındaki fazla bir doz gülüşteki ifadeyi tamamen değiştirebiliyor. O zaman da yapmaya bence gerek yok.

Sanatçı botoksu nedir?

Daha hafif dozda yapılan botoksa deniyor. Bence herkeste böyle yapılmalı. Herkese her şey yakışmıyor. Hepimizin yüzü, hayat tarzı farklı. Bu arada Çin botoksuna karşı dikkatli olunmalı. Çok ucuz botokslarda düşünmek lazım. Herşeyin belirli bir maliyeti var.

Mikrobotoks var bir de, bu nedir?

Botoksun minik minik yüze dağıtılması. Ama benim çok tercih ettiğim bir yöntem değil. Cildi daha canlı tutmak için de uygulanabiliyor. Ama bunun yerine o kadar çok yöntemimiz var ki, mezoterapilerden tutun PRP’lere kadar...

Dolguya geçelim. Ne zaman uygulanmalı?

Eksiden elimizdeki alternatifler çok azdı. Kolajen türevleri kullanılırdı. Fakat sonra hyalüronik asidin kullanıma girmesi elimizi çok rahatlattı. Şu an insan vücuduyla uyumlu hyalüronik asit kullanımda. Eskiden bir marka vardı, şimdi pek çok marka...

Hangi aralıklarla yapılıyor?

Bu, kullanılan dolgunun molekül yapısına, kişiden kişiye çok değişiyor. Aynı maddeyi yan yana iki kardeşe veriyorsunuz. Birinde 1-1.5 sene sürüyor, diğerinde 3-4 ay sonra gidiyor.

Hastalar ne zaman plastik cerrahiye yönlendirilmeli?

Ben özellikle sarkmalarda gönderiyorum. Sarkmış bir yüzü doldurmaya çalıştıkça yapay görüntüler ortaya çıkar.

PRP nedir?

Kanı alıyorsunuz, trombositten yoğun alan kısmını alıp hastaya tekrar veriyorsunuz. Trombositte büyüme faktörleri var. Cildi yenileyip yaşlanmayı yavaşlatıyorlar. Bazen hastam sorar ‘Cildim ne kadar değişecek?’

Şunu söylerim: Sonuç karşıdaki kişiye ‘Bir şey yaptığına eminim’ dedirtecektir. Bu etki kiminde çok kiminde daha az oluyor.

Ailesinde kanser öyküsü sık olanlarda bu hücrelerin kanser hücrelerine dönüşme riskinden söz ediliyor...

PRP’de bu risk yok. Bazen hastalara gençlik için growth hormon verilir. Eğer hastada potansiyel bir kanser hücresi varsa bu hormon onu hızlandırır.

Growth hormonu uygulamasını bir endokrinoloğun yapması ve dikkatli olması lazım. Ama growth hormon, grow faktör’den çok farklı. Growth faktör, vücudumuzda yara iyileşmesine yardımcı olur, kanser riski yoktur.

Cerrahi dışı başka ne tür uygulamalar var?

Leke ve cildi sıklaştırmak için lazerler, ultrason, radyofrekans, kök hücre gibi yöntemler uyguluyoruz. Bunlar hem lekelere hem de ince çizgilere iyi geliyor. Hem de cildi sıkılaştırıyor. Mesela radyofrekanstan çok memnunum. Hem hastada yara-yanık olmuyor, sosyal yönden rahatlık oluyor. Sırf bunu yaparak cerrahiyi çok erteleyen hastalarımız var.

''Türkiye'yi temsil ediyorum''

Dr. Hande Bozatlı aynı zamanda siyasetle de yakından ilgili. Mayıs 2013’ten bu yana Avrupa Bölgeler Meclisi Başkanlığı görevini yürütüyor. Dr. Hande Bozatlı bu göreviyle ilgili şunları söylüyor:

“İlk defa bu kurumun Avrupa Birliği dışından bir başkanı oldu. Avrupa Bölgeler Meclisi, Avrupa’nın özerklik kavramını çıkartan kurumu. Ve ilk kez bir Türk bu kurumun başkanlığını yapıyor. İlk başkan seçildiğimde Fransız basınında ‘Kültürü Avrupa olmayan bir başkan nasıl seçilir?’ diye başlık atıldı.

Fransız siyasetçiler ‘Türkler bizi istila ediyor, Türk’e güvenilmez’ diye basına açıklama yaptılar. 2013’te başkanlık seçiminde, önce seçim sonucuna itiraz ettiler. Hatta daha sonraki dönemde Fransız bölgelerinden üyelikten ayrılanlar, ödemeyi yapmayanlar oldu, kurumu ekonomik sıkıntıya soktular.

Fakat başkanlığım sürecinde bu kurum iflastan kurtuldu, ekonomik olarak iyi sonuçlar sergiledi. Yeni seçim Aralık’ta. Eğer ben aday olursam karşıma rakip çıkarmayacaklarını söylediler. Çünkü memnunlar. Türkiye’de benim gibi kadınlara destek verilmeli. Çünkü bu milli bir mesele. Ben orada Türk kadınını temsil ediyorum.”

Sıradaki haber yükleniyor...