Siyaset Putin ile Zelenski’nin Türkiye’de masaya oturma ihtimali var mı? Bakan Çavuşoğlu açıkladı…

Putin ile Zelenski’nin Türkiye’de masaya oturma ihtimali var mı? Bakan Çavuşoğlu açıkladı…

Putin ile Zelenski’nin Türkiye’de masaya oturma ihtimali var mı? Bakan Çavuşoğlu açıkladı…

Rusya- Ukrayna müzakerelerine ilişkin konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu” Ortada müzakere ettikleri kapsamlı bir metin var. Onun dışında liderler arasında bir ‘arka kapı diplomasisi’ işliyor. O süreçte de bir ortak deklarasyon taslağı olduğunu görüyoruz” dedi. Putin ile Zelenski’nin Türkiye’de masaya oturma ihtimalini değerlendiren Bakan Çavuşoğlu “Bu saatten sonra atılması gereken adım o. Son noktayı koyacak olan liderler. Prensip olarak her iki taraf da bir araya gelmeyi kabul ediyor ama bu ne zaman olacak? Bir mutabakata varırlarsa veya liderlerin son noktayı koyacağı bir şekilde yakınlaşma olursa bu her an gerçekleşebilir çünkü liderlerin “Tamam hadi” demesine bağlı bu iş. Biz Türkiye’ye davet ettik. Her iki taraf da Türkiye’ye gelme konusunda hem fikirdi. Şu anda Türkiye’den başka ülkeler de var ısrarla “Bizde olsun” diyen ama sonuçta her iki ülkede Türkiye’ye gelmek istiyor” ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, Türkiye'nin Rusya’nın askeri uçaklarına ve Suriye’ye giden sivil uçaklara hava sahasını kapattığını da açıkladı.

 Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 6 ülkeyi kapsayan Latin Amerika gezisine dün başladı. Uruguay, Brezilya, Ekvator, Kolombiya, Panama ve Venezuela’ya resmi ziyaretlerde bulunacak olan Çavuşoğlu’nu taşıyan TC-İST uçağı yolda Batı Afrika ülkesi Moritanya’nın başkenti Nuakşot’a uğradı. Uçağa yakıt ikmali de yapılan bu molada, Türkiye ile Moritanya arasında iki ülke büyükelçilikleri için ‘Karşılıklı Arsa Tahsisi Protokolü’ imzalandı. 

 UKRAYNA - RUSYA

 Bakan Çavuşoğlu Uruguay’ın başkenti Montevideo’ya giderken, uçakta, gezisini takip eden aralarında Posta gazetesi Yazarı Murat Çelik'in de bulunduğu  gazetecilerin, dış politika gündemindeki önemli başlıklara ilişkin sorularını yanıtladı.

  Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmeleriniz oldu. Son durum nedir, yakınlaşma var mı?

 Böyle durumlarda, savaşlarda propaganda maksatlı dezenformasyon olabiliyor. İki taraf da diğerini yalanlayabiliyor. Bu da süreci olumsuz etkiliyor. Hassas konuları müzakere ediyorlar ve kamuoyuna mesaj vermek ihtiyacı duydukları için birbirlerinin hoşlanmadıkları açıklamaları yapabiliyorlar. 

Geldiğimiz noktada, ortada müzakere ettikleri kapsamlı bir metin var. Onun dışında liderler arasında bir ‘arka kapı diplomasisi’ işliyor. O süreçte de bir ortak deklarasyon taslağı olduğunu görüyoruz. İşi sadeleştirmeye çalışıyorlar. Hassas konular üzerinde mutabakat sağlamak zor oluyor, zaman alıyor çünkü savaş devam ediyor.

Daha çok tarafsızlık ve güvenlik garantileri üzerine odaklandıklarını görüyoruz. Savaş en çok Mariupol ve Donbas bölgelerinde yoğun yaşanıyor. Mariupol’ün büyük oranda Rusların eline geçtiğini görüyoruz ama belli bölgelerde hâlâ Ukrayna askerleri var. Rusya burada yabancı savaşçılar olduğunu söylüyor, Ukrayna reddediyor. Bu askerlerin güvenli şekilde buradan çıkartılması da şu an müzakere edilen konulardan biri.Diğer taraftan, uluslararası toplumun ilgisini görüyorsunuz. Güvenlik garantileri konusunda hiç kimse NATO’nun 5’inci maddesi benzeri bir güvenlik garantisine yanaşmayınca, alternatif ne olabilir diye çalışma sürdürüyoruz. Şimdi Çin dahil P-5 ülkeleriyle (BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri) bunu konuşuyoruz. Güvenlik konseyinde veto hakkı gibi tartışmalı konular var.

Kamuoyuna yapılan açıklamalar ve geniş metindeki farklılıklara rağmen en azından daha sadeleştirilmiş bir deklarasyon konusunda anlaşma imkânı var. Ama ne zaman olacağı belli değil. Arka kapı diplomasisi dediğimiz mekanizma işliyor.

 Putin ile Zelenski’nin Türkiye’nin ev sahipliğinde masaya oturma ihtimali var mı?

 Bu saatten sonra atılması gereken adım o. Son noktayı koyacak olan liderler. Doğrudan açıklama mı yaparlar, yoksa belgeyi liderler huzurunda dışişleri bakanları mı imzalar, önce paraf sonra liderler mi imzalar? Bunlar kendi aralarında konuşmalarında gündeme gelen seçenekler. Son noktayı liderlerin koyması lâzım.

Bir anlaşma istiyorlarsa bu kaçınılmaz. Prensip olarak her iki taraf da bir araya gelmeyi kabul ediyor ama bu ne zaman olacak? Bir mutabakata varırlarsa veya liderlerin son noktayı koyacağı bir şekilde yakınlaşma olursa bu her an gerçekleşebilir çünkü liderlerin “Tamam hadi” demesine bağlı bu iş.

Biz Türkiye’ye davet ettik. Her iki taraf da Türkiye’ye gelme konusunda hem fikirdi. Şu anda Türkiye’den başka ülkeler de var ısrarla “Bizde olsun” diyen ama sonuçta her iki ülkede Türkiye’ye gelmek istiyor.

  Güvenlik garantisi alternatifleri konusunda Türkiye’nin önerisi var mı?

 Biz şu anda brainstorming (beyin fırtınası) yapıyoruz ama bizim kafamızda da değişik alternatifler var. Hem Ukrayna ile hem P-5 ülkeleri ile müzakere ediyoruz. Bizim de fikirlerimiz var ama dayatmıyoruz. Diğer ülkelerin de kabul etmesi lâzım ama P-5 dışında önce Almanya’yı da zikretmişti Ukrayna. Gördüğüm kadarıyla Rusya Türkiye’nin garantörlüğüne itiraz etmiyor. Kosova modeli, Avusturya modeli gibi modeller konuşuluyor ama bizim düşündüğümüz modeller değil. Ukrayna’nın ne istediği belli.

  Rusya’nın oyun planına Türkiye nasıl bakıyor? Niyetleri nedir?

 Biz müzakerede arabulucu bir ülkeyiz ve şu anda hassas bir süreç yönetiyoruz. Rusya veya birisinin olası planı var, yok diye değerlendirmek doğru olmaz. Tüm dünyada bir hassasiyet var, Karadeniz’de gerginlik arttı. Bizim hedefimiz savaşı olduğu yerde durdurup, garantilerle ateşkesi sağlayıp anlaşmaya, uzlaşmaya yardımcı olmak ve kalıcı barışı tesis etmek.

 Türkiye’ye gelen Ukraynalı ve Rus sayısı kaç?

 Gelen Ukraynalı sayısı 98 bin. Ruslar da geliyor ama öyle akın akın değil. Tatile gelenler vs de var. Bu savaşın büyük bedelini ödeyen Ukrayna halkı. Avrupa ekonomik bir bedel ödüyor ama evini terk eden Ukraynalı. O yüzden bu ateşkesin bir an önce tesis edilmesi lâzım. Onurlu çıkış her iki tarafın da yararınadır. Ateşkesi kabul etmeleri için önce bu savaşı durdurmak lâzım ve her iki tarafın kabul edeceği bir tablo olması lazım. Savaş suçu işlenmişse incelemek için mekanizmalar var.

 OLİGARKLAR KONUSU

 Ben daha önce, soru öyle sorulduğu için “Rus oligarklar gelebilir” dedim. Gelsinler anlamında söylemedim. Söylediğim şu: Biz birincisi yaptırıma katılmayan ülkeyiz. İkincisi, herhangi bir firma Türkiye’de iş yapmak istiyorsa, kanunlarımıza ve uluslararası hukuka uyması lazım. Aykırı faaliyete izin vermeyiz. Kara para olmamalı. İllegal faaliyetten gelen para olmamalı. Bu bugün Rusyadır başka zaman başka ülke de olabilir. Türkiye’de iş yapmak isteyen, illa oligark demeye gerek yok, turist için de aynısı geçerli, bir esnaf için de geçerli. Şirket ya da şahıs, savaşla ilgili bir sorumluluğu varsa, savaşı destekliyorsa, insanların ölmesine sebep oluyorsa, maddi olarak destekliyorsa, ona karşı yaptırım uygulanabilir. Ama savaşla hiçbir ilgisi yoksa ayrı. Sanatçılar, akademisyenler, birçok insan işinden atıldı sadece Rus olduğu için. Bunların ne suçu var? Maalesef ölçüyü kaçırıyorlar.

Biz Ukrayna’ya da söylüyoruz, siyasetinizi ve ekonomiyi oligarkların tekeline bırakmamanız gerekiyor diye. Oligarkların, siyaset ve ekonomideki tekelleşmenin reformlar üzerinde engel olduğunu söylüyoruz. Ama bu ülkenin kendi içinde atacağı bir adım.

 Ukrayna, mesela hava sahası konusunda Türkiye’ye sitem ediyor mu?

 Hava sahasıyla ilgili Montrö’den kaynaklanan hukuki sorumluluklarımızın olduğunu söyleyince bir daha tekrar etmediler. Şirketlere yönelik bazen sitem ediyorlar ama Türkiye’ye yönelik genel anlamda “Siz niye katılmıyorsunuz” diye bir sitem olmadı. Ayrıca Rusya’nın askeri uçaklarına, hatta Suriye’ye giden sivil uçaklarına hava sahasını kapattık. Üç ay - üç ay izin veriyorduk. Nisan’a kadar izinleri vardı. Martta rica ettik. Ben Lavrov’a, Cumhurbaşkanımız da Putin’e söyledik. Putin talimat verdi. “Artık uçmayacağız” dediler ve ucuşlar durdu. Yani aslına biz hem Montrö hem diğer konularda sureci diyalog yoluyla yürütüyoruz.

Mesele Boğazlar’dan gemilerin geçmemesi. Dört gemi vardı, Rusya’nın daha savaştan önce izin talebinde bulunduğu. Savaştan 15 gün kadar önceydi. Belki planlamanın parçasıydı. Biz rica ettik, “Bu savaş” dedik, Montrö’yü anlattık. Sonra vazgeçtiler. Bizim de içinde olduğumuz, planlı NATO tatbikatı vardı. Müttefik gemilerin geçişi için de “İptal edelim, savaş ortamında kışkırtmayalım” dedik. Onlar da haklı buldular. Özetle, bir yandan böyle çalışırken, bir yandan da diyalog yoluyla bir çok şeyi kriz yaratmadan çözüyoruz.

 Ukrayna ve Rusya’dan turist gelir mi bu yaz?

 Ukrayna’dan daha az gelir. En az iki buçuk milyon kişi gelir diyorduk. Şimdi 500 bin civarında geleceğini tahmin ediyor Kültür ve Turizm Bakanımız. Rusya’dan da 7 milyon bekliyorduk. Hesaplamalara göre, bir aksilik olmazsa yarısı gelebilir.

 MESCİD-İ AKSA OLAYLARI VE İSRAİL İLE İLİŞKİLER

 İsrail ile ikili ilişkilerde süreç devam ediyor. Adımlar atılacak, atılıyor. Özellikle bir kere daha vurgulamak istiyorum, bizden çok Filistin yönetiminin de istediği bir süreç bu. Bu diyaloğun kendileri için de önemli olduğunu sürekli söylüyorlar. Diğer taraftan diyaloğun faydasını görmeye başladık. Geçen sene maalesef çok kötü görüntüler de oldu. Sonuçta o gün bir diyaloğumuz yoktu. Ama bugün, bu sene Cumhurbaşkanımızın Herzog ile görüşmesinden sonra, Ramazan ayında Müslüman olmayanların Mescid-i Aksa’ya girişini yasakladılar. Bu bizim ricamız üzerine oldu. Önümüzdeki süreçte de buna benzer provokasyonlar olacak. İstemediğimiz şeyler de yaşanabilir. Maalesef biz bunu arzu etmeyiz ama mümkünse bunun tamamen önlenmesi ya da minimize edilmesi konusunda üzerimize düşeni yapacağız. Filistin davası, Filistin ya da Mescid-i Aksa, Kudüs davamızdan taviz vermeyeceğimizi yüzlerine de söyledik. Şimdi de gösteriyoruz. Açıklamalarımızı da yaptık. Ama açıklama sadece kınamakta olmuyor. Çabalarımızı da sürdürüyoruz.

 Sizin ve Enerji Bakanı’nın İsrail ziyaretleri olacaktı?

Evet planlanıyor. Belki birlikte gitmeyiz, öyle konuştuk. Benim ziyaretim planlandı. 24 Mayıs Filistin, 25’i İsrail.

 ABD İLE F-16’LAR KONUSU

 F-16 modernizasyonu ve yeni F-16 alımı konusunda ABD’den esneklik bekliyor musunuz? S-400’ler ile ilgili son durum nedir?

 F-16’lar konusunda ABD yönetiminde kesinlikle yapıcı bir tutum var. Yaptırım dışında bu işi çözmek istiyorlar. Zaten yaptırımlara tabi değil biliyorsunuz. Ama genel anlamda savunma sanayiinde kısıtlamalar var ve kongrenin iznine bağlı tabii. Modernizasyon kitleri ve yeni F-16’ların satılması konusunda görüşmeler gayet iyi geçiyor. Buna itiraz eden, karşı çıkan kongre üyelerinin sayısı da çok fazla değil.

S-400 konusunda da bir çözüm yolu bulma arzusundalar. “Bir çözüm yolu bulalım” diyorlar. Biz de zaten “Bulalım” diyoruz. Bu alınmış bir ürün sonuçta. Bundan sonra ne yapabileceğimizi görelim.

Bu kapsamda yeni savunma sanayi sistemlerine, ilave sistemlere de ihtiyacımız var. Bizim taleplerimiz zaten orada. Onların bize teklifle gelmesini bekliyoruz. Bizi tatmin eden teklif ve garantilerle gelirlerse Patriot da alabileceğimizi söylemiştik. Bu doğrultuda biz şimdi ABD’nin yeni tekliflerle gelmesini bekliyoruz.

 YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLER

 Sorunlar çözülmediği sürece diyalog da olacak, yer yer gerilecek de. Bu sadece Doğu Akdeniz meselesi değil. Adalar, karasuları ve hava sahası arasındaki farklılıklar, Yunanistan’a göre 10 mil olması gibi… Böyle olunca iki taraf da birbirini ihlalle suçlamaya devam eder. Şimdi bir taraftan istişare var bunlar görüşülüyor, diğer taraftan 25 maddelik bir yol haritamız var, ekonomik iş birliğini güçlendirecek. Bayağı da iyi gidiyor. Sonuçta iki komşuyuz, bu tür ilişki olacak ama sorunlar çözülmediği sürece bu tür gerginlikler de olacak. Amacımız gerginlikleri en aza indirmek.

SIRADAKİ HABER