Ara Güler son yolculuğuna uğurlandı

Hayatını kaybeden fotoğraf sanatçısı Ara Güler için Beyoğlu Galatasaray Meydanı'nda tören düzenlendi. Usta sanatçının Türk bayrağına sarılı tabutu, törenin yapılacağı sahneye getirildi. Ayrıca Ara Güler'in memleketi Şebinkarahisar'dan getirilen toprak ve karayemişler de mezarına konuldu. Ara Güler'in naaşı, Galatasaray Meydanı'ndaki törenin ardından Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi'ne götürüldü. Şişli Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verilen Ara Güler için "Tarihi zapt eden bir insandı" diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ''Cumhurbaşkanımızın talimatıyla tabutu Türk bayrağına sarıldı. Biliyorsunuz, milletimize devletimize hizmet etmiş, değer üretmiş insanlar bu şekilde onurlandırılıyorlar. Tabutları Türk bayrağına sarılıyor. Ona da bu şekilde bir onurlandırma yapıldı'' diye konuştu

20 Ekim 2018, Cumartesi 10:34 Son Güncelleme:
A A

Tedavi gördüğü Florance Nightingale Hastanesi'nde 90 yaşında hayata gözlerini yuman usta foto muhabiri Ara Güler için Galatasaray Meydanı'nda tören düzenlendi.

Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirilen tören öncesinde Beyoğlu Belediyesi'nce bir platform kuruldu.

Ara Güler'in fotoğrafları ile Güler'in hayatını anlatan bir film platforma kurulan ekrandan gösterildi.

Meydana "Güle güle büyük usta, seni asla unutmayacağız!" ve Ara Güler'in "Yaşam size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın" şeklindeki sözlerinin yer aldığı büyükçe bir poster asıldı. 

Ara Güler'in Türk bayrağına sarılı naaşı da platforma getirildi. Karanfillerin yer aldığı platformda, mumlar yakıldı. Yakınları ve foto muhabirleri naaşın başında bir süre nöbet tuttu. Bir yakını tarafından getirilen Ara Güler'in fotoğraf makinesi çantası da tabutun başına konuldu. Ara Güler için saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra sahnede duduk ve keman sanatçıları, "Dle yaman", "Sarı Gelin" ve "Grunk" türkülerini seslendirdi. 

Asistanı Fatih Aslan ile yakınları, taziyeleri Ara Cafe'de kabul etti.

TÖRENE KATILANLAR

Galatasaray Meydanı'ndaki törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Sekreteri Mehmet Akif Hamzaçebi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, AK Parti Milletvekili Hasan Turan, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Garo Paylan'ın da aralarında bulunduğu milletvekilleri, Beyoğlu Belediye Ahmet Misbah Demircan ile Türkiye Ermenileri Patrikliği Patrik Vekili Aram Ateşyan ve Güler'in çok sayıda seveni katıldı.

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK: FOTOĞRAFLARI İLE TARİHİ ZAPT ETTİ

Törende konuşan AK Parti sözcüsü Ömer Çelik, "Gerçek insan sıfatını hak eden en önemli değerlerimizden birini uğurluyoruz. Fotoğrafları ile tarihi zapt etti. İnsan dertlerinin şahidi olan bir derviş gibi yaşadı. Ömür sermayesini bir mücevher gibi işledi" şeklinde konuştu.

'CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATIYLA TABUTU TÜRK BAYRAĞI'NA SARILDI'

Ara Güler için düzenlenen törene katılan Ömer Çelik, törenin ardından basın mensuplarının soruları üzerine Türkiye'nin büyük bir ustayı kaybettiğini aktardı. Ömer Çelik şunları anlattı: 

"Eserlerinin devam etmemesinden dolayı büyük bir kayıp yaşadığımızı hissediyoruz ama hepimizde şöyle bir duygu oluşuyor bazen. Arkasında bıraktığı hepimizde inşa ettiği ortak bir duygu var. Eksildiğimizi hissediyoruz. Gerçek bir insanı kaybettiğimizi hissediyoruz. Yani ustalık, entelektüel birikim, hayatla iç içe olma, bunlar tabii yapılan analizlerde söylenenler şeyler ve takdir edilen şeyler ama bazı vefatlar var, bazı kayıplar var. Hepimizde büyük bir eksiklik oluşturuyor. Eksildiğimizi hissediyoruz. O bakımdan bizdeki büyük eksiklik duygusunu, son derece güçlü bir biçimde hissettiren gerçek bir insanı kaybettik. Burada da dikkat ediyorum. Ona dokunanlar, onunla ilgili hatıraları nakledenler, kendisi sevmese de o sıfatı, büyük sanatçılığının, foto muhabirliğinin yanında onun bu insanlığına vurgu yapıyorlar."

Ömer Çelik, Ara Güler'in ömür sermayesini bir mücevher gibi işleyen ve arkasında güzel izler bırakmış biri olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: 

"Dolayısıyla hepimizde bu eksiklik duygusunu yaratan, gerçek bir insanı bir kere daha selamladık bugün. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla tabutu Türk bayrağına sarıldı. Biliyorsunuz milletimize devletimize hizmet etmiş, değer üretmiş insanlar bu şekilde onurlandırılıyorlar. Tabutları Türk bayrağına sarılıyor. Ona da bu şekilde bir onurlandırma yapıldı. Burada tek bir vurgu, aynı zamanda onun hepimizin ortak değeri olduğu, hepimizin hayatına dokunmuş bir şekilde dokunmuş gerçek bir insan olduğunu vurgulayan bir şeydi. Başımız sağ olsun."

CUMHURBAŞKANI SÖZCÜSÜ İBRAHİM KALIN: BİR DÜNYA FOTOĞRAFÇISIYDI

Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın ise Ara Güler'in İstanbul'un gözü olarak bilindiğini ancak bir dünya fotoğrafçısı olduğunu söyledi. 70 yıllık meslek hayatında geriye muazzam bir miras bıraktığını söyleyen İbrahim Kalın, "Son mülakatlarından birinde ben milletin kokusunu almıştım demişti. O kokuyu bütün dünyaya hissettirebilen büyük ustaydı" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN TAZİYE MESAJI OKUNDU

İbrahim Kalın, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ara Güler'in vefatı dolayısıyla yayımladığı "Fotoğraf alanında Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli isimlerden olan Ara Güler'in dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısından biri olarak gösterilen Master of Leica unvanı sahibi Ara Güler'in vefatını büyük bir teessürle öğrendim. Büyük sanatçılar, vefatlarından sonra da geride bıraktıkları eserleriyle yaşamaya devam ederler. Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli fotoğraf ustalarından olan objektifiyle tarih yazan Ara Güler’i de işte böyle bir büyük sanatçı olarak görüyorum. Kendisi dünyanın nitelikli haber ajansları ve yayınlarında ülkemizi temsil etmiştir. Churchill'den Bertrand Russell'a, Indira Gandi'den Salvador Dali'ye, Alfred Hitchcock'tan Picasso'ya birçok tarihi kişiyle gerçekleştirdiği foto röportajlar, asla hafızlardan silinmeyecektir. Ara Güler ustayı, dünyanın büyük müze ve koleksiyonlarında yer alan eserleri ve milyonlara ulaşan fotoğraf albümlerinin yanında kıymetli bir insan olarak hayatımızda bıraktığı derin izlerle de hep daima saygıyla hatırlayacağız. Yakın geçmişte objektifine yansıma mutluluğunu yaşadığım değerli sanatçımızın vefatından duyduğum derin üzüntüyü bir kez daha ifade ederek, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum" şeklindeki mesajı paylaştı.

KÜLTÜR BAKANI ERSOY: TÜRKİYE'NİN BİR MARKASIYDI

Törene katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ara Güler'in Türkiye'nin bir markası olduğunu dile getirerek Ara Güler tarafından keşfedilen Afrodisias Antik Kenti'nin Dünya Mirası Listesi'ne alındığını kaydetti.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY: HAFIZALARDAN SİLİNMEYECEK

Törende son olarak kürsüye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay geldi. Ara Güler'in 70 yıllık arşivini ve huzur dolu gülümsemesini miras bıraktığını belirten Fuat Oktay, "Duayen sanatçımızı daima güler yüzüyle saygı ile hatırlayacağız. Alçak gönüllü kişiliği ile kendisini sanatçı olarak değil foto muhabiri olarak tanımlamayı seçerdi. Ancak elbette o çok sayıda fotoğraf sanatçısına ilham kaynağı olmuş büyük bir fotoğrafçıydı. Anı yakalamak peşinde dünyayı gezmişti. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı da objektifine konuk eden sanatçı, foto röportajları ve belgeselleri ile hafızalardan silinmeyecektir. Ara Güler hatıraların olduğu yere memleket denir diyordu. O fotoğrafları ile bir memleket destanı yazmıştı. Ara Güler aynı zamanda bir kaşiftir. Afrodisias Antik Kentini ve Nuh'un Gemisi'nin izini fotoğraflayarak bunları dünya kültür mirasına kazandırdı. Özellikle İstanbul'un gözü olmuş tarihini kaydetmiştir. Usta sanatçımız siyah beyaz İstanbul fotoğrafları, derin anlamlar içeren portreleri bizler ve gelecek nesiller için değerli bir hazinedir" diye konuştu.

MEMLEKETİNDEN TOPRAK GETİRİLDİ

Bu arada Ara Güler'in babasının memleketi olan Şebinkarahisar'ın Belediye Başkanı Şahin Yılancı da törene katıldı. Şahin Yılancı, Ara Güler'in ölümünden dolayı büyük üzüntü yaşadıklarını dile getirdi.

Ara Güler'in naaşı, düzenlenen törenin ardından Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi'ne götürüldü. Güler'in cenazesi, kilisedeki tören sonrasında Şişli Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Duayen foto muhabiri Ara Güler'in cenazesine memleketi Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinden toprak ve karayemiş gönderildi. Ara Güler'in baba ocağı Yaycı Köyü'nden gönderilen toprak, vasiyeti üzerine mezarına döküldü.

BABASININ TABUTUNA ELLERİYLE DÖKMÜŞTÜ, ŞİMDİ...

İlçeden ayrıca karayemiş olarak adlandırılan dut ve çeşitli meyve kuruları da gönderildi.

Ara Güler'in babası Dacat Güler'in tabutuna döktüğü karayemişler, büyük ustanın mezarına da konuldu.

İşte Ara Güler'in ağzından o karayemişlerin hikâyesi:

“Bir gün babam, ‘Dünyanın her yerine gidiyorsun, babanın köyünü merak etmiyor musun’ dedi. ‘Hadi gidelim’ dedim. Vapura binip Giresun’a gittik. Giresun’dan Şebinkarahisar’a taksi tuttuk. Oradan Yaycı Köyü'ne gittik. Babam doğduğu evi aradı, bulamadı. Kiliseyi aradı, bulamadı. Mezarlığı tarla yapmışlar.

Çocukken yüzünü yıkadığı üç gözlü bir çeşme vardı, o kalmış. Oraya götürdüler, yüzünü yıkadı.

‘Çocukken anam beni dövenin üzerine koyar, dolaştırırdı’ dedi. Hemen köylüler döven kurdu, babamı da içine koydular, döndü. Ben de fotoğraf çektim. Baktım, babam ağlıyor. Altı yaşında bıraktığı köyüne benimle beraber dönünce çocukluğu aklına gelmiş.

Sonra Sivas’a dönmek için araba tuttuk. Yolda giderken ‘Ah, unuttum’ dedi:

‘Buranın karayemişleri meşhurdur. Anam beni İstanbul’a mektebe gönderirken yanıma torba içinde yemişler vermişti, onları yiyerek gelmiştim. Benim memleket sevgim, yemişle başlar. Geri dönüp alalım.’

‘Baba, gözünü seveyim… 100 kilometre yol geldik. Şimdi yemiş için 100 kilometre geri gideceğiz, 100 kilometre tekrar bu tarafa geleceğiz, sabah olacak. Başka sefer alırsın’ dedim. İstanbul’a döndük.

Babam dört ay sonra öldü. Meğer derdi, oğlunun onu köyüne götürmesiymiş.

Cenazeye gideceğimiz gün evin kapısı çaldı.

‘Kimsiniz?' dedim.

‘Dacat Güler’i arıyoruz’ dediler.

‘Dacat Güler’i kaybettik, şimdi cenazeye gidiyoruz, isterseniz siz de gelin’ dedim.

Meğer gelenler, köyde bizi gezdiren köylülermiş.

‘Siz de gelin cenazeye’ dedim. Yanlarında da bir sandık vardı. Baktım; karayemiş getirmişler. Babamın almak istediği, hasretini çektiği karayemişler… Çocukluğunda yediği, kokusunu aldığı, kendi memleketinin yemişleri…”

“Hepsini ceplerime doldurdum, ceplerim şişti. Öyle gittim cenazeye…

Tam babamı toprağa koyacaklar, ‘Açsanıza tabutu’ dedim,

‘Olmaz, dine aykırıdır’ dediler.

‘Siz açın, bir şey koyacağım’ dedim.

Açtılar. Döktüm yemişleri… Babamı çocukluğunun yemişleriyle birlikte gönderdim öteki dünyaya… Şişli Mezarlığı'nda yatıyor şimdi…"



SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.