Son Ütücü yazıyor...

Son Ütücü yazıyor...

06 Ocak 2010, Çarşamba 12:52 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

HAYDA BRE PEHLİVAN‘Erler çıkmış meydane hepsi birbirinden merdâne.’Pehlivan Ahu Aysal az sonra üzerindekileri çıkartıp kispetiyle yağlı güreşe tutuşacak gibi geldi bana.Ama pantolonu kispet mi emin olamadım.Rengi dolayısıyla paçalı dona da benziyor aslında.Dere boyuna çamaşır yıkamaya gidiyordu belki de.Paçalı dona benzettiğim pantolonunun üzerine bir elbise giymiş.Sonra üşümüş alakasız bir de hırka almış sırtına. Doğru, dere boyu eser.Giderken yolda karşılaştığı bir yağız delikanlı da gül vermiş herhalde.Onu da almış göğüslerinin arasına sıkıştırmış!Deli kızın çeyizi misali. Pantolon ışıldıyor, elbise ışıldıyor,ayakkabılar ışıldıyor.Kırmızı ojelerini de kırmızı gül tamamlıyor...Ahu Aysal çok kaliteli bir renk seçmiş, tonları da iyi ayarlamış.Ama sonrası fiyasko.Eğer birazdan güreşe tutuşacaksa ben başladığım pehlivan şiirimi tamamlay

YAPTI VE GİYDİBu ne eşsiz bir yaratıcılık!Ivana dizüstü çizme istemiş ve anlaşılan bulamamış.Demokrasilerde çare tükenmez deyip çizmesini evde kendi yapmış.Geçen yılın modası parlak siyah taytlarından birini üstten kestirmiş.Kesik taytı siyah botlarının içine sokuşturmuş.İşte size diz üstü çizme!Ama en rüküşünden…Bu arada diz üstü çizmelerin evde imal olduğunu kimse anlamazsanmış.Tabii beni unutmuş!Taytın içine sokulduğu botlar da başarısız. Ucuz bir görüntüleri var.Deri etek desen başka bir alem.Tayttan bozma konçlar yüzünden vinleks gibi duruyor.Ya poza ne demeli?El belde ve adımlardan biri önde.1970’lerin manken duruşu.Ivana Sert çok iddialı ama çok da rüküş.Pardon yani!HUBAN AYŞEM 

DEMET’TEN MODA ÇORBASIModayı takip etmek iyi giyinmenin garantisi değildir.İşte size canlı bir kanıtı: Demet Akalın’ın üzerindeki her bir parça bu yılın trendlerinden.Oturmuş moda dergilerine bakmış, fazla mağaza gezmeye vakti olmamış veparayı bastırıp ilk karşısına çıkanları almış.Zevkli ve doğru seçimler yapamıyorsan şık olayım derken ‘Rüküşler Kraliçesi’ olup çıkarsın.Leopar moda. Çizme de. Ama bu leopar çizmeler korkunç…Şort moda. Ama mayo gibi dar ve mini olanları. Saten futbolcu şortu gibi olanları değil…Bandocu ceketleri moda. Yelek de. Ama bu üçgen göbek dekoltesi veren bandocu yeleği (!) facia...Fendi gözde bir marka. Çantaları da hoş. Ama Demet Akalın'ın Fendi çantasının kıyafetiyle hiçbir ilgisi yok.Yeşil göz makyajı da işin cabası.Demet Akalın bir çorba yapmış ve içmek yerine alıp üstüne giymiş!HUBAN AYŞEM...De

BU NE YAMAN ÇELİŞKİBu duruma son zamanlarda sık rastlıyorum.Kadınlarda süs püs diz boyu.Besbelli; tüm günü akşamki davet için hazırlanarak geçirmişler.Kıyafetlerin biri giyilmiş, diğeri çıkarılmış. Yatağın üstü elbise dolmuş.Peki ya erkekler? Sanki onların programdan haberi yok.Deniz Berdan ‘full donanımlı’. Ya eşi Haluk Berdan?Evde bıkkın halde televizyon seyrediyormuş da ‘Kalk hadi davete gidiyoruz’ deyince fırlamış, ütüsüz pantolonunun, özensiz gömleğinin ve sıradan ceketinin altına botlarını giyip çıkmış.Eda Taşpınar baştan aşağı hazırlıklı. Peki sevgilisi Bora Kozanoğlu?Sanırım akşam defileye sonra da davete gidecekleriniona kimse söylememiş.O diskoya ya da maça gideceklerini sanıyormuş.Kurukafalı kırmızı fularıyla tuttuğu takımı ölümüne destekleyendelikanlı taraftar havasında.Eda Taşpınar’ın saten ayakkabılarıyla Bora Kozanoğlu’nun Adidas

KUSURSUZ BİR ŞIKLIKDerin Mermerci’yi bütününde çok beğendim. Cesur oturuşu da işin tuzu biberi!Baştan aşağı taşlı giyinip böyle iyi görünmek zordur.Taşlı kıyafetler yanlış aksesuarlarla anında ucuz bir havaya bürünüverir.Elbisenin iki yanındaki ve eteğindeki taşlı halkaların ortasından ten görünüyor.Bu çok hoş bir dekolte detayı.Azzaro imzalı elbisenin bunun dışında başka dekoltesi yok.Zaten olmasın da. Süper mini hepsini karşılıyor!Ayakkabılarsa Christian Louboutin’in kış koleksiyonundaki en iddialı modellerden biri.Hem elbiseye çok uymuş, hem de bütünlükteki siyaha renk katmış.Derin Mermerci ayakkabısının mavisini makyajıyla desteklemiş.Küpeleri Cartier’nin siyah taşlı ve pırlantalı kaplan modeli.Elbisesiyle adeta takım.Bilezikler başta olmak üzere bütün aksesuarlar ve takılar ahenk içinde.Öyle ki; Tolga Egemen’in gri saten ince kravatı bil

BUYRUN O BENİM!Hande Ataizi bu aralar ne giydiği ve ne giymediğiyle gündemde.Onun dışında da bildiğim kadarıyla ne film çekiyor, ne de dizide oynuyor.Geçen yıl başlayan bir modaya uyup, yüksek omuzlu ceket giydi diye, ‘Hande, Türkiye’nin moda öncüsü’ bile diyenler çıktı.Hande Ataizi de bu tadı sevdi ve "ikoncan" olmaya soyundu.Modanın en yakından takipçisi kesildi.Bu leopar desenli elbise işte bu ikoncan sevdasının bir uzantısı.Leopar çok zor desendir.Hande Ataizi böyle bir elbise için sade model seçerek çok doğru tercih yapmış.Yandan yırtmaç biraz demode olmakla birlikte Hande Ataizi’ne yakışmış.Ayakkabılar nefis. Hem modeliyle hem rengiyle elbiseyi tamamlıyor.Çanta da hoş...Saç, makyaj dahil bütün seçimleri büyük bir uyum içinde.Hande Ataizi’nin kıyafetine güvendiği besbelli…Öylesine kendine güvenli yürüyor, objektife öyle bir bakış atıyor

BAŞINA ÇORAP ÖRDÜAçık ayakkabıyla çorap giymek moda.Ayrıca dize kadar çoraplar da moda.Ama böylesini ilk defa görüyorum.Selin İmer herhalde uygun çorabı almayı unutmuş.Çözüm olarak da evde çekmede duran bir pantolon çorabını giyip çıkmış!Kızmaca yok: Bazı ‘ucuz’ filmlerde geçkin kadınlara liseli kızı oynatırlar.Ve o geçkinlere liseliye benzesin diye üniforma giydirirler.Bu çoraplar da etek ile sadece o filmlerde giyilir.Hani iş çorapla bitse neyse.Elbise de ağlıyor!Ne bir hoşluğu var, ne de bir havası.Tahminime göre; bu elbisenin etekleri uzunmuş.Selin İmer mini modasına uymak için kısalttırmış.Bu kısaltma sırasında da tüm dikişler yamuk çekilmiş.Küpeler de çok demode.Çorabın etkisinden mi bilinmez, ayakkabılar da kalitesiz görünüyor.Açık ayakkabı ve çorap giyilecekse genelde ikisinin aynı renk olmamasına özen göste

MAO’NUN ÇİNLİLERİ GİBİ…Bazı kadınların ‘kişisel tarz’larını yaratmada ciddi sıkıntıları var.Bir kuaför moda oluyor herkes ona gidiyor.Saç-makyaj bir örnek.Bir terzinin adı öne çıkıyor herkes ona koşuyor.Ismarlama elbiseler de bir örnek.Kıyafet, çanta, ayakkabı hatta aksesuar seçerken de herkessözleşmiş gibi aynı markaların, aynı modellerini tercih ediyor.Çünkü birbirlerinde ne görürlerse onu istiyorlar.Ve tüm bunların sonucunda ortaya basma kalıp,birbirine ikiz gibi benzeyen kadınlar çıkıyor.Mao’lu dönemdeki Çinliler gibi…Özlem Yıldız Serter ile Hande Acar’ın fotoğrafına bir bakın:Saçlar aynı renk ve aynı model.Makyaj tarzları çok benziyor.Sıvama fondöten, takma kirpikler, gözlerde siyah eyeliner,tamamı alınmış ve sonra tekrar çizilmiş kaşlar.Hande Acar’ın elbisesiyle bir örnek abartılı kırmızı ruju nasılsa bir fark

GÜNDÜZ FENERİBazıları abartıyı sever. Görüyorum ki; Siren Ertan da bu gruptan.Tamam, ışıltı, pul-payet yılın modası.Ama bu, yanardöner bir vaziyette, üstü silme boncuk kaplı kutu gibi ortalarda gezmek anlamına gelmiyor.Siren Ertan aynı zamanda ‘açılım’ karşıtı galiba.Çünkü pul dozunu tavana dayarken, dekolte dozunu tabana çekmiş.Elbisesi tesettür kıyafeti gibi boyundan ayak bileğine kadar kapalı.‘Zaman sana uymazsa, sen zamana uy’ dedikleri işte bu olsa gerek!‘Muhafazakar Sosyetik’ Siren Ertan’ın, ‘Olgunlaşma Enstitüsü’çizgileri taşıyan kıyafetine şu ismi yakıştırdım:‘Gündüz Feneri’.Elbise sanki yeterince ‘al benili’ değilmiş gibiSiren Ertan bir de uzun kolye ve uzun küpeler takmış.Bunca rüküşlük arasında olan Van Cleef&Arpels takılara olmuş.Arada kaynamışlar…POSTA’nın magazin muhabiri Ahmet Cumalı’dan duyduğum kadarıyla;Sir

ONUN TARZI VAR!!!Ivana Sert’in bu kıyafetini sahnede hoplayıp zıplayan yeni yetme bir pop şarkıcının üstünde görsem hiç yadırgamam.Çünkü onlar işleri gereği dikkat çekmek zorundalar.Peki, Ivana Sert gibi bir ‘ev hanımı’ bu elbiseyi niye giyer?"Ey sosyetikler, ey basın mensupları; hepiniz benim farkıma varın" demek için giyer…Başka ne?Bu arada çevreye de şöyle bir hava attığını sanır:“Bakın, benim kendime özgü bir tarzım var. Ben hepinizden farklıyım.”Hani hakikaten bir tarzı olsa canım yanmayacak.Zaten kötü giyiniyor.Bu yetmezmiş gibi kıyafetlere bir takım uyduruk yorumlar da katmıyor mu, çıldırıyorum:İçine 19 Mayıs gösterilerinde giyilen türden bir atlet giymiş.Kafasında dul bayan Anuşka’nın kocasının cenazesinde taktığı şapka var.Alt taraf desen tam bir ‘Alacakaranlık Kuşağı’.Etek, çorap, çanta ve ayakkabılar simsiyah.Bence bu kıya

KAYAN BİR YILDIZ!Feryal Gülman’ın elbisesi çok ucuz görünüyor.Pazarda satılan ihraç fazlası kumaşlardan dikilmiş gibi.Modeli için bir şey söyleyemiyorum çünkü modeli yok.Ameliyata alınan hastalara giydirilen sırttan bağlı önlüklere benziyor.Yıldızlı kumaşına bakılırsa çocuklar için olanı herhalde.Feryal Gülman da durumun farkında olmalı.Siyah bir kemerle elbiseyi toparlamaya çalışmış.Göğüs altındaki kemer göbekli göstermiş.Ayakkabılara değinmek hiç içimden gelmiyor.Elbisedeki yıldızlar yetmemiş gibi ayakkabılar da yıldızlı.Böyle kötü bir modeli acaba çok aramış mıdır?Bravo ama! Takılar bütünlüğü tamamlamış.Onlar da en az elbise ve ayakkabılar kadar rüküş.Feryal Gülman’ın bu yıldızlı halini Samanyolu’na benzettim.Onca yıldızın arasında kendisi de bu rüküşlükle ancak kayan bir yıldız olur.POSTA’nın magazin muhabiri Ahmet Cumalı bana “Feryal Gü

MODA ZOR İŞTİRFerruh Karakaşlı erkek modası konusunda çalışıyor.Erkeklere şıklık vaat edip kendisi nasıl bu kadar ‘anti-şık’ gezebiliyor anlamış değilim.Saçları ne yaşına uygun ne de tarzına. Boya da var galiba!Takım elbisesi emanet gibi. Pantolon paçaları uzun.Dar paça bir pantolon bu kadar uzun olmaz.Ceket hem dar, hem uzun.Öylesine dar ki, düğme patladı patlayacak.Yelek çok severim ama bunu hiç beğenmedim.Bu takımın içine olmamış, önü çok yüksek.Ferruh Karakaşlı farklı olmaya uğraşmış fakat becerememiş.Sibel Karakaşlı da eşiyle aynı durumda:Chanel çantası dışında elle tutulur hiçbir şeyi yok.Parmakları Dior ayakkabısından taşmış.Taytı dar gelmiş. Ortaya sosis gibi bir görüntü çıkmış.Ayrıca herkes bilir ki; taytın üzerine giyilen bluz baseni kapamalıdır!Yoksa işte böyle kötü görünür.İşlerinin modacılık olduğunu id

CEYLA DEĞİL, CEYNCeyla Gölcüklü’nün ‘Ceyn’i andıran bu fotoğrağını ilk gördüğümde‘Tarzan nerede acaba, Çita sağlık ve afiyette mi?’ diyedüşünmekten kendimi alamadım!..Çizmelerini fark edince de Ceyla Gölcüklü’yü Medrano Sirki’ninaslan terbiyecisine benzettim!Tamam, bu yıl hayvan desenleri moda.Ama bunun da kuralları var.Ceyla Gölcüklü ciddi hatalar yapmış.Sezonun bütün akımlarını çorba etmiş.Mesela leopar ve payet birbirinden bağımsız iki kulvar.Leopar gibi zaten iddialı bir deseni pullarla destekleyen elbise seçmemeliydi.Yoksa o kıyafet, sahnede giyilenler gibi böyle parlar.Bir de tek omuz elbiseler bu kadar mini ve dar olunca demode görünüyorlar.Bütün bu başarısız karışım sonucu ortaya çıkan görüntü deCeyn ve aslan terbiyecisinden öteye gidememiş!..Ceyla Gölcüklü elinde top yaptığı siyah hırkasının yerine keşke bir kırbaç

BEŞİKTAŞ AMİGOSU GİBİ...Deniz Berdan ‘moda’ denen bu yola baş koyanlardan!Fakat tarzı için pek iyi şeyler söyleyemeyeceğim: Stilsizliğin stili!!!Üzerindeki elbiseyi tanımlayacak en iyi cümleyse bence şu:“Moda mı istiyorsunuz? İşte alın, burada istediğiniz kadar var!”Ama bu arada elbisesinin sivri omuzları modayı değil,‘Uzay Yolu’nun unutulmaz karakteri ‘Mr. Spock’ın sivri kulaklarını hatırlatıyor!Bu ‘cici kız’ kıyafetini maksimum 20 yaşında bir genç giyse belki bu kadar göz tırmalamazdı.Ama Deniz Berdan’da fena halde tırmalıyor…Ayrıca önemli bir detayı da unutmuş:Kişinin kıyafet seçerken vücudunu tanıması gerekir.Çünkü güzel yerlerin öne çıkarılması, olumsuz noktalarını gizlemesi gerekir.Deniz Berdan’ın dizleri ve bacakları gizlenmesi gereken yerlerinden!!!Ama gelgelelim, mininin en mini minisini gönül rahatlığıyla giyivermiş…O elbise ve çant

TOSUN PAŞA GÜLBEN…Ağladım. Şaka yapmıyorum.Bu fotoğrafı görünce gülmekten ağladım.Moda tasarım bölümüne yeni girmiş öğrenciler vardır.Yaratıcı olmak için ıkınır, ortaya deli saçması tasarımlar çıkartırlar.Canan Yaka imzalı bu ‘şaheser’ de işte o misal.Peki suç kimde? Ölende mi, öldürende mi?Gülben Ergen bunu giymeyebilir, pekala reddedebilirdi.Şimdi kıyafete şöyle bir göz atalım: Üzerindeki o manasız şey nedir?Yelek de değil, ceket de değil.Ben bu tuhaflığa bir isim buldum: Yeket!‘Yeket’in koluna ne olmuş?‘Tosun Paşa’mız bir erin saldırısına uğramış da kol kavgada mı yırtılmış?Belki bu bir imaj da ben anlamadım!Gönderme de olabilir mi acaba?Askerin son zamanlarda üstüne çok gidiyorlar ya, bazılarına göre asker yıprandı ya…Buna bir göndermeyse biraz fazla kalın olmuş…‘Kör gözüm parmağına’ türünden…Yırtık omu

ESKİ MISIR'DAN BİR ESİNTİ...Esra Dinçkök doğum sonrası kiloları verememenin sıkıntısını yaşıyor herhalde.Fakat kilosunu saklamak için yanlış kıyafet seçmiş.Şekilde görüldüğü gibi!Al sen saten bir masa örtüsünü, giy üstüne, tuttur bir broşla ve kiloları sakladığını zannet. Vah ki vah…Bu örtü oyunlarına gireceğine keşke büyük beden bir kıyafet alıp giyseymiş.Çok daha iyi dururdu.Zaten bundan fenası olamaz.Üzerindeki örtünün hem eni çok geniş hem de boyu çok uzun.Tüm bunlar yetmezmiş gibi canlı bir renkte ve parlak.Kiloyu ortaya çıkaracak tüm unsurlar bu modelsiz elbisede mevcut.Bu namüsait şartların üstüne o kalın halka küpeler, altın kelepçe bilezik gelinceortaya eski Mısır’daki firavunun karısını andıran bir tablo çıkmış.Pardon, şunu da söylemeden edemeyeceğim:O siyah çantanın elbise ve takılarla hiç bir ilgisi yok.Tamam, çanta Botte

GÖĞÜSLERİN İSYANIEthel Baler elbisesini alırken göğüslerinin büyüklüğünü hiç hesaba katmamış!Bu yüzden göğüsler elbisenin darlığından bunalıp dışarıya taşmış!‘Kurtarın bizi, eziliyoruz’ diye isyandalar!Yoksa, beden sorunu dışında elbise gayet hoş…Ethel Baler’in pazusuna taktığı bileziği de elbisesi gibi küçük…Uzun süre takılırsa kangren edebilir! Elbise ve bilezik dar ama ayakkabılar büyük…Arka kısmında rahat bir parmak boşluk var…Yok yok ben kararımı verdim:Ethel Baler vücut ölçülerini bilmiyor!Elbisenin eteğindeki kalın kırmızı bant ile bant kalınlığındaki kırmızı dudakların uyumuna bittim!Elbise gibi kırmızı çanta da benden puan aldı…Peki, o etol neden ilkokul çocuğu çantası gibi yerlerde sürünüyor?Seksi kadın imajını sözüm ona güçlendirmek için mi?!Aman ‘Panter Emel’ o etolü görmesin. Parçalar vallahi!HUBAN AYŞEM

PAREO İLE DAVETEMeraklısı bilir: Pareo bağlama çeşitlerini anlatan kitapçıklar vardır.Heves Ekinci'nin elbisesinin modeli galiba bu kitapçıklardan alınmış.Bu model, fazla kiloları olanlara veya mutaassıp olduğu içinkendisini en üst düzeyde örtmek isteyen orta yaş üstü hanımlara öneriliyor.Plajda giyilecek bir kıyafetle davete gitmek acaba Heves Ekinci'nin aklına nereden gelmiş?Tuhaf bir heves bu.Elbisenin biçimi kadar kumaşı ve rengi de başarısız.Heves Ekinci gibi iddialı olma hevesiyle dolu bir hanımefendiyebu kıyafet hiç mi hiç olmamış.Şık olayım derken ‘pareo’ ile davete giden bu eleştirilere katlanır! HUBAN AYŞEM 

POCAHONTAS SÜREYYANe o öyle her yan püskül içinde? ‘Püsküllü Bela’ gibi…Püsküllerin arasında da payetli bir bluz!Püskül de payet de moda ya! Herhalde ondan.Süreyya Yalçın çook iddialı kadın!Dikkat çekmeye de tutkun.Tamam da, dikkat çekeceğim derken bu hale düşer mi hiç insan?Süreyya Yalçın’ın giydiklerine “dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı” denir.Son umut olarak yine de bir önerim var:Alsın eline bir makas, nerede püskül, kıl, tüy görürse anında kesip atsın.Belki o makas sayesinde çizgi film kahramanı kızıl derili kızPocahontas olmaktan bir nebze kurtulur!!!HUBAN AYŞEM 

KINA GECESİNE Mİ?Şebnem Çapa hazır giyim işine girip Bodrum Türkbükü’ndeki‘Chez-Bo’yu ilk açtığında tunik ve plaj elbiseleri satıyordu.İstanbul Çukurcuma'da açtığı ‘Chez-Bo’da Hindistan’dan getirttiğiithal gece kıyafetleri de satmaya başladı…Hindistan’a gidip hepsini bizzat kendi seçiyormuş.Şebnem Çapa’nın üzerindeki bu ‘kına gecesi’ kıyafeti de belli kidükkanında sattığı ‘Made In India’lardan biri.Hintli modacılar Rabani&Rakha imzalı bu kıyafeti nasıl tanımlayacağımı hiç bilemedim.Elbise desem değil, tunik desem hiç değil.Rüyamda görsem kabus sanırım!Bununla ne davete gidilir, ne de plaja.Belki sünnet düğününe gidilebilir!Bir de folklor oynarken giyilebilir. Halay başı falan…Lafı uzatmayayım, bu kıyafet bana ucuz ve taşralı geldi!Ülke dışına çıktıklarında çılgın bir süslenme sevdasına düşenHintli ve Arap zenginleri bile artık bu rüküş folkl

DENİZ KIZI AYLİN…Aylin Tahincioğlu’nu bu elbisenin içinde görünce gözlerime inanamadım.Aylin Tahincioğlu gece elbiseleri ve uyumlu aksesuarlar konusundaders verebilecek kadar zevkli birisiydi.Nasıl olmuş da bu elbiseyi giymiş?Mutlaka birisi önce ısrar etti sonra da ikna.Israr ve ikna diyorum çünkü bu Aylin Tahincioğlu’nun kişisel seçimi asla olamaz.Birileri onu baygınken giydirip sokağa çıkartmış bile olabilir!Saten elbise göğüsten de, belden de vücudu saramamış.Bolluklar kalmış. Çünkü kötü dikilmiş…Ayrıca bu kumaşı dikmek de zordur.Baksanız ya, birleştirilen parçaların dikişleri yamuk yumuk.Kumaş saten olduğu için her bir parça ayrı parlayıpkalçayı olduğundan çok daha geniş göstermiş.Elbisenin etek kısmı neredeyse kalçasıyla aynı genişlikte gibi.Ufak bir değişiklikle omuzdaki taşları elbisenin alt ve kuyrukkısmına kaydırabi

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Sinan Akçıl’ın eski sevgilileri çıldıracak: İlk kez tek eşliyim