Sessizliğime ses oldular

İşitme engelli ultra koşucu Kadir Çelik’in yaşamı başarılarla dolu. 42 yaşındaki sporcu, ultra trail koşularının nirvanası kabul edilen Fransa Ultra-Trail du Mont- Blanc’da (UTMB) yer alan ilk işitme engelli Türk atlet. İşte yüreğinize dokunacak ve ibret alınacak o hayat hikayesi...
Volkan Dedeoğlu
Dün Dünya Engelliler Günü'ydü. Bu özel günde, özel bir sporcudan bahsedeyim: Kadir Çelik... Kendisiyle Kar Spor İda Ultra’da tanıştım. İşitme engelli. Bebekliğinde yüksek ateş nedeniyle havale geçirip işitme yetisini büyük ölçüde kaybetti. Koşmak onun yaşam felsefesi haline geldi. 2004 yılı, hayatının dönüm noktası oldu. Şu an 42 yaşında olan başarılı sporcu, ultra trail koşularının nirvanası kabul edilen Ultra-Trail du Mont-Blanc’da (UTMB) yer alan ilk işitme engelli Türk atlet olarak tarihe geçti. 100K’lık bu zorlu parkuru, üst üste iki yıl başarıyla bitirdi. Bu sene eylül ayında Rize’de ilk kez düzenlenen UTMB by Kaçkar’ın onur konuğuydu. İşte engel tanımayan Çelik’in yüreğinizi ısıtacak yaşam hikayesi...
“Seni biraz tanıyalım Kadir. Ne zaman başladı bu koşma merakı?”
“Biraz kilolu olduğum dönemde, daha kilolu birinin beni koşarak geçmesiyle içimde bu istek oluştu. ‘O yapabiliyorsa, ben de yapabilirim’ diye düşündüm. Koşu sayesinde, yaşadığım zorlukları tutkuya çevirebildiğimi gördüğümde daha çok motive oldum. ‘Tamam Kadir, bu senin yapabileceğin bir spor’ dedim ve tutkuyla buna sarıldım.”
İÇİMDE YAŞIYORUM
“İşitme engelli bir” sporcu olarak koşarken zorlanıyor musun?
“Zorlandığım anlar olmuyor değil. Koşarken işitme cihazımı muhakkak çıkarmam gerek. Terleme, rüzgar ve yağmur gibi etkenler cihazımda cızırtıya neden oluyor. Bazen köpeklere denk gelebiliyoruz. Bu anlarda duymadığım için biraz tedirgin oluyorum. Koşarken, arkamdan seslenildiği zaman duyamıyorum. Bir keresinde önümdeki sporcunun yanıltması ile yanlış yola girmiştim. İnsanlar bana seslenmiş ama duymamıştım. Taa ki biri gelip omzuma dokunana kadar...”
“Yarış esnasında diğer sporcularla arandaki ilişki nasıl?
“Artık beni tanıdılar, ben de onları. Aramızda o kadar güzel bir enerji var ki inanın sessizliğime ses oldular. Yarışlara ekip halinde hazırlanmayı çok seviyorum. O ruh, beni ayrı motive ediyor. Fakat kulaklığımı çıkardığım an yanımda kim olursa olsun mental olarak kendi iç sesimleyim. Bu durum negatif gibi görünse de ben, bu özelliğimi her zaman pozitife çeviriyorum. Hiçbir şey konsantrasyonumu bozmuyor. Elbette koştuğum parkurda şelale, kuş sesleri gibi güzellikleri maalesef ki duyamıyorum fakat gördüğüm anda içimde yaşıyorum.”
İKİ KEZ BİTİRDİM
“Ultra-Trail du Mont- Blanc’a katılma sürecinde neler yaşandı?”
“O yarışta koşmak en büyük hayalimdi. Yaptığım başvurunun ardından organizasyon yetkilileri, daha önce katıldığım yarışları ve elde ettiğim dereceleri görmek istedi. Ardından Avrupa düzeyinde bir yarışı sağlıklı bir şekilde bitirip tekrar başvurmamı ilettiler. Bunun üzerine Hırvatistan’da düzenlenen Istra’da 69K’lık parkuru bitirdim. 30 Ağustos 2004’te hayalim gerçek oldu ve Fransa’da Ultra-Trail du Mont-Blanc’ın 100K parkurunu tamamladım. Bu başarım dikkat çekti ve 2025 yılı için yaptığım başvuru yeniden kabul edildi. O yarışı da başarıyla bitirdim.”
“Son olarak iş hayatından ve yeni hedeflerinden bahsedelim.”
“Doğuş Otomotiv bünyesinde çalışıyorum. Çalışma arkadaşlarımın bana değerli olduğumu hissettirmesi beni çok motive ediyor. Ayrıca İşitme Engelliler Federasyonu içinde il temsilcisi olarak görev alıyorum. En büyük hedefim, engelli kardeşlerimize rol model olabilmek. Bu misyon ile yola çıktım. Asıl amacım bireysel başarımdan öte proje ile devam ettiğim ‘Çocuk Eğitim Derneği’ adına farkındalık yaratabilmek.”




