Şule öldü ama sanki odada hiçbir şey yaşanmamış gibi... Temizlik delili

Bugün ilk duruşması yapılacak Şule Çet’in ölümüne ilişkin davada, savcılığın şüphelilerin olay yerinde temizlik yaptığı iddiasını destekleyen bir fotoğraf dava dosyasına girdi. Çet’in düştüğü iddia edilen pencerenin bulunduğu odada olaydan hemen sonra bütün eşyaların yerli yerinde durduğu görülüyor.

06 Şubat 2019, Çarşamba 08:58 Son Güncelleme:
A A
Şule öldü ama sanki odada hiçbir şey yaşanmamış gibi... Temizlik delili

Hürriyet gazetesinden Mesut Hasan Benli'nin haberine göre, Ankara’da lüks bir plazanın 20. katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet’in (23) ölümüne ilişkin olarak şüpheliler Berk Akand ve Çağatay Aksu hakkında, “kasten öldürme, “cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açılmıştı.

Berk Akand - Çağatay Aksu

PENCEREDE PARMAK İZİ VE DNA ÖRNEĞİ BULUNAMADI

İddianamede, cinayetten sonra şüphelilerin olayın yaşandığı dinlenme odasında temizlik yaptıkları anlatılarak “Yaşanan travmatik olay karşısında şüphelilerin bardaklarını yıkaması işlenen bir suçun delillerini gizlemeye yönelik olacağı, kaldı ki Şule Çet’in kendisini atmak istediği ve şüpheli Çağatay Aksu’nun onu tutmak için mücadele ettiğini belirttiği ve kolunun çizilmesine de sebep olan pencere üzerinde yapılan incelemede şüpheliler ve maktule ait DNA ve parmak izinin çıkmaması, bu temizlik faaliyeti içerisinde değerlendirilmektedir” denilmişti.

İddianamede, şüphelilerin makam odasında parmak izine rastlanırken, dinlenme odasında örnek alınan pencere ve pervazında yapılan araştırmada parmak izine rastlanılmadığı da vurgulanmıştı.

Şüpheli ölümden kısa bir süre sonra polislerce çekilen “dinleme odası” fotoğrafı, şüphelilerin “temizlik yaptılar” iddiasına kanıt olarak gösteriliyor. Dava dosyasına giren fotoğrafta, pencerenin hemen önünde duran sehpadaki tavlanın bile yerinden oynamadığı görülüyor.

AVUKAT: ‘BURADAN BALIKLAMA ATLANMAZ’

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, odada bulunan pencerenin açılma açısına dikkat çekerek, “Bu pencerenin önünde herhangi bir parmak izi, el svabı, ayak izi çıkmadı. Şüphelilerin savunmalarında anlattıklarının doğru olmadığını çok açık gösteren bir fotoğraf. Pencerenin açılış mesafesine dikkat edildiğinde, ancak 30-40 santimetre açılabilen bir cam olduğu görülüyor. Camın önündeki sehpanın üzerindeki tavlanın bile oynamadığı görülüyor. Bir insanın bu camdan balıklama atlaması mümkün değildir. Şüphelilerin olay yerinde temizlik yaparak odayı düzenledikleri görülüyor” iddiasında bulundu.

TÜRKİYE YANIMIZDA

Davanın ilk duruşması bugün Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Duruşma öncesinde Hürriyet’e konuşan baba İsmail Çet ise şunları söyledi: “Kızımın katillerinin en ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyorum. Tüm Türkiye bugüne kadar hep yanımızda oldu. Duruşmada da yanımızda olsunlar. Bizim başımıza böyle bir olay geldi. Umarım diğer insanların başına gelmez. Ülkemizde maalesef kadınlarımız şiddete maruz kalıyorlar, bazen de hayatlarını kaybediyorlar. Bunun önüne geçilmesini istiyoruz, bekliyoruz.”

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Şubat ayında denize girdiler