Sultanların kokusunu yaptı

Sultanların kokusunu yaptı

Bihter Ergül 15 yaşından beri kokularla ilgileniyor. Ailesi onu yaz tatillerinde Ermeni bir yakınlarının koku dükkanına yolluyor. Kendi deyimiyle burada pişiyor

12 Şubat 2012, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

MERVE ÖZAYTEKİN

mozaytekin@posta.com.tr

Bir yandan sosyoloji eğitimi gören Bihter Hanım bitkiler ve kokunun insan psikolojisi üzerindeki etkilerini araştırıyor. Üç yıldır kişiye özel kokular hazırlayan Bihter Ergül aynı zamanda tarih tutkunu. Koku aşkına Topkapı Sarayı’ndaki arşivlere ulaşmış. Tarihte iz bırakan isimlerin esans alışkanlıklarını öğrenmiş. Edindiği bilgiler ışığında padişahlar ve eşlerinin zevklerinden esinlenerek esanslar tasarlamış.

Hürrem, Hatice Sultan, Genç Osman, Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan gibi isimlerin nasıl koktuğunu merak mı ediyorsunuz? ww.kisiyeozelkoku.com‘u tıklıyor, Bihter Ergül’ün ‘Osmanlı Sultanları’ adı altındaki koku koleksiyonundan tarihi karakterlerin kokularına ulaşabiliyorsunuz.

Bihter Ergül, tarih boyunca tercih edilen kokuların kişiler hakkında bilgi verdiğini söylüyor. Tarihe yön veren isimlerin, sarayda kullandığı kokuların ne olduğunu ve o kokuları neden kullandıklarını biz de merak ettik. Bihter Ergül’e ulaştığı bilgileri sorduk.

Topkapı Sarayı’nın arşivlerine ulaşmak nereden aklınıza geldi?

Kokuya merakım çocukluktan geliyor. Tarihle de aynı şekilde ilgiliyim. Hep tarihe yön veren isimlerin nasıl koktuğunu araştırmak istedim. Topkapı Sarayı’ndaki heyete projemi sundum. Osmanlı tarihine yön veren kişilerin koku alışkanlıklarını öğrenmek istediğimi söyledim. Topkapı Sarayı arşivi çok geniş. Öyle ki, padişahların her gün ne yediği, bir haftada neyi, ne kadar kilo tükettiği bile kayıtlı. Aynı şekilde sarayda kim ne kadar esans kullanırmış, ne kadar kullanma hakkı varmış, arşivlerde yer alıyor. Bu bilgiler ışığında tasarım kokular yaptım.

‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisiyle aynı zamana denk gelmesi tesadüf mü?

Muhteşem Yüzyıl ile çalışmamın bağdaştırılması beni çok üzüyor. Çünkü ‘Osmanlı Sultanları’ koleksiyonu diziden önce çıktı.

Kokuyla Osmanlı zamanında kimler ilgileniyormuş?

Kokucubaşı varmış. Ama kokucubaşı kişiye özel koku danışmanı gibi değilmiş elbette. Esans bakımından en zengin topraklar Osmanlı topraklarıydı. Her yörenin kendine has çiçeği, otu bu nedenle de esansı vardı. Isparta’dan gül, Kaz Dağları’ndan kekik getirtilirdi. Bununla da kokucubaşı ilgilenirdi. Ayrıca kime ne kadar esans kullanmış, lokman ekibe ne kadar dağıtıldı. Bunu takip edermiş.

Osmanlı döneminde kokunun önemi neydi?

Sarayda ağızın, vücudun, ayağın kokmaması gerekiyordu. Sık sık yıkanmak lazımdı. Esans kullanımı statüye göre değişirdi. Valide Sultan’ın 70 gram esans kullanma hakkı vardı. Cariyelerin ise ayda 3 gram esans kullanma hakkı vardı. Üç gram esans çubukla sürüldüğünde 1 ay bile kullanılabilirdi.

Esans sadece kokma amaçlı mı kullanılıyordu? Sağlığa faydası bilinir miydi?

Her kokunun bir anlamı ve şifa verici tarafı vardır. Osmanlı’da bu biliniyor muydu, o çok açık değil. Ancak araştırmalara bakılırsa, bilinme ihtimali çok yüksek. Bilinçsiz bu kadar doğru esans seçimi yapılamaz. Genelde psikolojimizi tetikleyen kokulara yöneliriz. Örneğin gül otoriteyi temsil eder. Hürrem Sultan gülü kullanırken, Hatice Sultan hiç kullanmamış. Günümüze dönersek, aldatılan kadınlar genelde yasemin kokulu parfümleri tercih ediyor. Yaseminin antidepresan etkisi var. Kırılan özgüveni iyileştiriyor. Yine yapılan araştırmalar sonucunda endişeli zamanlarda çoğu kişinin earl grey çay tükettiğine ulaşılmış. Bergamot kokusunun sakinleştirici ve kararlılık verici özelliğinden dolayı...

Esans nasıl ve nereye sürülüyordu?

Hem hamamdan sonra hem de gündelik hayatta esansa yer verilmiş. Nemli saça esans sürülürmüş. Nemli saç esansı hapseder, günlerce saçlar mis gibi kokarmış. Ayaklara ve vücuda da yağ ile masaj yapılırmış.

Sizin kokularınızın özelliği ne? Ne gibi talepler geliyor?

Kimyasal içermiyor. Cam şişede sunuyoruz. Kokunun hiçbir şekilde yapısı bozulmuyor. Kokular organik olduğu için en fazla 8 ay kullanılabiliyor. En çok Hürrem Sultan kokusunu isteyen var. Hatice Sultan da çok satıyoruz. Sevgilisinin karakterini anlatıp hangi padişaha benzediğini bizim bulmamızı istiyorlar. Ona göre seçim yapıp yolluyoruz. Sevgililer Günü’ne şimdiden birçok sipariş aldık.

Kim, hangi kokuyu kullanıyordu?

Hürrem Sultan: 1500-1558 yılları arasında yaşadı. Hürrem Sultan dördüncü çocuğundan sonra 70 gram lavanta yağıyla sadece ayaklarının refleksiyoloji bölgelerine masaj yaptırırmış. Geçtiği her yer ferah ve rahatlatıcı kokusu olan lavanta kokarmış. Hürrem Sultan bel bölgesine de gül yağı sürermiş. Bel çevresine sürülen gül esansının afrodizyak etkisi olduğu ve oströjen hormonunu artırdığı söyleniyor.

II. Abdülhamit: Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesiydi. 33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan 1909’da tahttan indirildi. 3 yıl Selanik’teki Alatini Köşkü’nde ev hapsinde tutulduktan sonra 1912’de İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi. II. Abdülhamit bu süre boyunca birçok projeye imza atmış. Ev hapsinde tutulduğu yıllarda mimoza esansı kullanırmış. Mimoza esansının yaratıcılığı ve hayal gücünü artırdığı araştırmalarla gösterilmiş.

Yavuz Sultan Selim: 9. Osmanlı padişahı 74. İslam halifesidir. Padişah, kehribar, misk ve çam esansları kullanırmış. Misk sakinlik, dinginlik verirken aynı zamanda kıvrak zekayı geliştirmesiyle biliniyor. Bu dönemde devrin en önemli iki ticaret yolu İpek ve Baharat Yolu alınmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman: 10. Osmanlı padişahı ve 89. İslam halifesi olan Kanuni Sultan Süleyman, Batı’da başarılarından dolayı Muhteşem Süleyman olarak biliniyor. Kanuni Sultan Süleyman sandal, sedir esansı kullanırmış. Ayrıca narenciye kokularını da tercih edermiş. Sandal ve sedir otoriteyi temsil ediyor. Narenciye de hareketlilik ve enerji katıyor. Viyana seferine giderken de papatya ve ıhlamur esansı almış yanına. Papatya ve ıhlamur özü antibakteriyeldir. İltihabı önler.

Genç Osman: 16. Osmanlı padişahı ve 95. İslam halifesi olan Genç Osman, fazlasıyla yeniliğe açık bir padişahmış. Ferahlatıcı, enerji verici çam ve çimen kokularını tercih edermiş. IV. Murat: 17. Osmanlı padişahı olan IV. Murat, baharatlı kokular kullanmış. Güçlü, kuvvetli olan IV. Murat ayrıca çok fazla lavanta ve nane yağı kullanırmış. Baharatlı kokuların güç kuvvet verdiği, nane esansının da başağrılarına iyi geldiği biliniyor. Buradan IV. Murat’ın sık sık başağrısı çektiği sonucuna varılabilir.

Kösem Sultan: Kösem Sultan, Osmanlı padişahı I. Ahmet’in eşi, IV. Murat ve I. İbrahim’in annesidir. Gücü, hiperaktiviteyi temsil eden tarçın kokusunu tercih etmiş. Enerjisi çok yüksek olan Kösem Sultan ayrıca sıkça nane yağı kullanırmış. Kösem Sultan’ın oğlu gibi başının sık sık ağrıdığı, migreni olduğu düşünülüyor. Eşi I. Ahmet ise kavuğunun altına Hz. Muhammed’in ayak izini çizdirtmiş. O ayak izine Hz. Muhammed’in ten kokusuyla özdeşleşmiş gül yağını sürermiş.

Safiye Sultan: III. Murat tahta geçince başkadın olan Safiye Sultan nar çiçeğini çok severmiş. Nar çiçeği masumluk, kıpır kıpır yaşam vermesiyle biliniyor.

Nur Banu: Osmanlı padişahı II. Selim’in eşi olan Nur Banu Sultan pek koku kullanmazmış. Büyük ihtimalle kokuya alerjisi varmış. Sakin kokuları tercih eden Nur Banu Sultan bir dönem menekşe kokusunu tercih etmiş. Fatih Sultan Mehmet: 7. Osmanlı padişahı olan Fatih Sultan Mehmet gül ve kehribar kokusunu severmiş. Gül otoriteyi ve liderliği temsil ediyor.

Hatice Sultan: I. Selim ve Ayşe Hafsa Sultan’ın kızı, Osmanlı sadrazamı Makbul Pargalı İbrahim Paşa’nın eşi Hatice Sultan tatlı ve yumuşak kokuları tercih edermiş. Vanilya kokusu, hindistan cevizi, sümbül ve karanfil kokularını kullanmış. Karanfil kokusunun özellikle ağrılar, uyku sıçramaları, kabuslar varsa kullanıldığı biliniyor. Sümbül ise yaratıcı gücü tetikleyen bir koku.

Mimar Sinan:

Osmanlı baş mimarı Mimar Sinan, özellikle çizim yaparken portakal kabuklarını alıp elinde sıkarmış. Sonrasında da çizime başlarmış. Greyfurt, bergamot enerji vermesiyle biliniyor. Portakal kabuğu aynı zamanda uyarıcı. İnsanın uykuya meyilini azaltıyor, yaratıcılığı artırıyor.

Mihrimah Sultan: Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın tek kızı olan Mihrimah Sultan zaman zaman ferahlatıcı zaman zaman da baharatlı kokuları kullanmış. Kardeşlerinin ölümlerinde, yas döneminde ise orkide kokusunu tercih etmiş.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: Mustafa Kemal Atatürk sık sık misk-i amber kullanırmış. Misk-i amber, sakinlik, dinginlik verirken aynı zamanda kıvrak zekayı geliştirmesiyle biliniyor. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti kuruluşu için önemli kararların alındığı Sivas ve Erzurum Kongresi’nde cebinde küp şeklindeki misk-i amber taşımış. Tenin sıcaklığıyla eriyen bu küp boyna ve bilek içine sürülürmüş.

Esans nasıl kullanılırdı?

- Gülün zekayı geliştirdiği günümüzde yapılan araştırmalar sayesinde biliniyor. Viyana Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalarda gül yaprağı çiğnemek ve gül koklamak doğumu kolaylaştırıyor, kasları gevşetiyor, rahatlatıyor. Bu nedenle, haremde ve doğum odalarında güle ve gülle yapılan içecek ve esanslara rastlanıyor. Sarayda, köşklerde, doğum odalarında gül buharlıkları, loğusa şerbeti, gül şerbeti, gül yaprakları bulunuyor. Bebek dünyaya geldiğinde 40 gün boyunca gül suyuyla temizleniyormuş. Günümüzde yapılan araştırmalarda, 7 yaşına kadar gül koklatılan çocukların zekasının geliştiği gözlemlenmiştir.

  -Kanuni Sultan Süleyman zamanında Eyüp Sultan Cami’sinde abdest alınan şadırvanlardaki abdest suyuna limon çimeni esansı eklenirmiş. Onunla ayak banyosu yapıldığında ayak kokmazmış. Daha sonra diğer camilerde de bu uygulanmış. Bugün yapılan araştırmalarda limon çimeni esansı ayak kokusunu en çabuk ve en kalıcı tedavi eden koku olarak biliniyor. 5-6 aya kadar ayak kokusu sorunu ortadan kalkıyor.

-Gül esansı Osmanlı İmparatorluğu’nda yenilebiliyordu. Güllaç ve muhallebilerin içine konuluyor; özellikle kış aylarında direnci ve enerjiyi artırıyordu. Enerjiyi yükselten bir diğer esans da portakal yağıydı.

- Ihlamurla papatya yağı karıştırılıp, ya içilir ya da vücuda sürülürdü. Ihlamur ve papatya yağının vücuttaki iltihabı attığı biliniyor.

- Mersin otu yağı Yeniçeriler tarafından kullanılırmış. Özellikle kılları çıkmayan, köse Yeniçeriler mersin otu yağını göğsüne ve yanaklarına sürermiş. Böylelikle erkekliğin göstergesi göğüs kılları ve sakallar gürleşirmiş. Günümüzde mersin otu yağı kellik için kullanıyor.

Esans mutlaka cam çubukta tene sürülürmüş. Metal esansın kokusunu ve kimyasal yapısını bozarmış.

- Kadınlar esansı saçlarını toplandığında boyun ve kulak arkasına sürermiş. Toplamadıklarında ise göğüs bölgesine koku sürülürmüş. Kadınlar özellikle hamamdan sonra saçlarını esansla tararlarmış. Nemli saçın kokuyu hapsettiği biliniyor.

- Belin yan bölgelerine esansla özellikle gül yağıyla masaj yapılırmış. Günümüzde yapılan araştırmalar bunun afrodizyak etkisi yaptığını ve östrojen hormonunu tetiklediğini gösteriyor.

  -Mutfak çalışanları ve saraydaki diğer çalışanlar mutlaka temiz olmaydı. Esans kullanımları limitliydi. Özellikle mutfakta çalışanların kokusu yemek kokusuyla karışmamalıydı.

- Yeniçeriler ancak savaşa gittiklerinde yanlarına bir miktar esans alabilirlerdi. Fazla kokmalarının dikkati dağıtacağı düşünülürdü.

- Devlet adamları esansı kavuklarına sürermiş. Amber, misk, sandal, gül, veya hafif kokuları tercih ederlermiş.

- Çamaşırhanelerdeki kazanlara limon, portakal kabukları atılırmış. Bunun çarşaflara hem koku verdiği, hem de kış aylarında mikrobu öldürdüğüne inanılırmış.

(05.02.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

3

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Amerika’da bir Danimarka Kasabası: Solvang