Çocuklar koştuğunda tıkanıyor ve morarıyorsa dikkat!

Çocukların heyecanlanmaları ve koştuklarında kalp çarpıntısı, morarma, göğüs ağrısı veya bayılma gibi durumlarda aniden başlayan ve sonlanan taşikardi (kalp çarpıntısı) çocuklarda ani yaşamsal sorunlar yaratabiliyor. 5-6 yaşından sonra devam eden ve tedavi edilmeyen taşikardiler ileride bireyin yaşamında ciddi sorunlar doğurabiliyor. Çocukların bir kısmında hastalık bulgu vermiyor ve sessiz sedasız gelişebiliyor. Peki, ‘Taşikardi belirtileri nelerdir? Çocuklarda taşikardi nasıl tedavi edilir? Pediatrik Doğumsal Kardiyoloji Uzmanı Prof.Dr. Alpay Çeliker anlatıyor.

14 Kasım 2019, Perşembe 12:31 Son Güncelleme:
A A
Çocuklar koştuğunda tıkanıyor ve morarıyorsa dikkat!

Çocuklarda taşikardiye yani kalp hızının normal düzeylerin çok üzerinde seyrettiği durumlara, erişkinlere göre daha az rastlanıyor. Ancak 5-6 yaşından sonra devam eden ve tedavi edilmeyen taşikardiler ileride bireyin yaşamında ciddi sorunlar doğurabiliyor. Çocuklarda tedavi de erişkinlere göre farklılık gösterir.

“Taşikardinin takibi çocukken yapılmalı”

Kalp dışında tiroid hastalıkları ve panik atak gibi farklı sebeplerle de görülebilen taşikardinin çocukken takibinin önemine değinen Pediatrik Doğumsal Kardiyoloji Uzmanı Prof.Dr. Alpay Çeliker uygulanması gereken teşhis ve tedavi sürecini anlattı.

Çocuklarda panik ataklar Taşikardi’ye neden oluyor

''Taşikardiler kalbin kulakçıkları ve karıncıklarında arasında ekstra iletim sistemleri veya kalbin iletim sisteminde yer alan bazı bölgelerde bulunan çift iletim yolu varlığına bağlı olarak gelişir. Sık görülen bu durumların dışında kulakçık ve karıncıklarda yer alan anormal odaklar da taşikardiye neden olurlar. Ayrıca tiroid bezinde aşırı çalışma sonucu oluşan hormon fazlalığı veya panik ataklar da taşikardiye sebep olabilir.

Taşikardide kalp hızı dakikada 150’nin üzerinde seyreder. Bazı hastalarda kalp hızı dakikada 250-300 kadar olabilir. Taşikardiler tipik olarak aniden başlar ve sonlanırlar. Çok nadiren kronik seyirli taşikardiler olabilir. Taşikardi sırasında veya sonrasında baş dönmesi, göğüs ağrısı, halsizlik ve ayılma gibi belirtiler eşlik edebilir. Özellikle bayılmaya neden olan taşikardiler daha önemle incelenmelidir. Çarpıntı durduktan sonra hasta kendisini çok kötü hissedebilir, bu durum özellikle ventriküler aritmilerde görülür.

Taşikardi tanısı nasıl konuluyor?

Taşikardi sırasında elde edilen elektrokardiyogram (EKG) tanısal açıdan çok yardımcıdır. Taşikardi sırasında EKG kaydı elde edilemezse 24 saatlik ritm EKG kaydı (Holter) yapılmalıdır. Taşikardi sırasında EKG çekilemeyen ve tanı konulamayan vakalarda egzersiz testi yapılarak taşikardi ortaya çıkarılmaya çalışılmalıdır. Egzersiz kapasitesini ölçmeye yarayan klasik testlerden daha çok ani ve çok yoğun egzersizin yaptırıldığı “burst” test yapılmalıdır. Nadir çarpıntı yakınmaları olan hastalarda EKG ve Holter kayıtları ile semptom anında kayıt elde edilmesi oldukça güçtür. Bu hastalarda daha uzun süreli izleme imkanı veren olay kaydedicilerin kullanılması ile taşikardi sırasında EKG kaydının yapılması mümkün olabilir. Bu yöntemle semptom anında elde edilen EKG incelenerek taşikardi olup olmadığı ve tipi ortaya konabilir.

"5-6 yaşından taşikardi için çözüm yolu aranmalı"

Hayatı tehdit etmeyen ritm bozuklukları olan hastalarda, ataklar yeterince sık ve şikayetlere neden olursa ilaçlarla tedavi gerekli olur. Bu tür ilaçlar kullanıldığı süre içinde etki ederler ve tedavi edici değildirler. Bazı ilaçlarda önemli yan etkilere neden olabilir. Süt çocuklarında taşikardilerin doğal seyrinin iyi olduğu ve zaman içinde kendiliğinden kaybolabileceği akılda tutulmalı ve tedavide gerekirse geçici olarak çok güçlü antiaritmik ilaçlar kullanılmalıdır.

5-6 yaşından sonra kendiliğinden düzelme veya kaybolma pek görülmediğinden taşikardileri ilaçlarla kontrol altında tutulan hastalarda kesin çözüm yolları aranmalıdır. Bu hastalarda kalp kateterizasyonu ile uygulanan ablasyon en önemli tedavi seçeneğidir. Küçük çocuklarda dahi çap olarak daha küçük kateterlerin kullanımı ile toplardamar ve atardamarlara zarar vermeden ablasyon tedavisi mümkün olabilir. Son yıllarda bu konuda önemli gelişmeler olmuştur. Wolff-Parkinson-Whitesendromu gibi taşikardiye yol açan mekanizmanın tehlikeli seyir gösterebileceği bilindiğinden en uygun zamanda ablasyon önerilmektedir. Hayatı tehdit etmeyen taşikardiler ortadan kaldırılmazsa birey için gelecekte fiziksel, psikolojik sorunlar ve ilaç bağımlı yaşam şekline neden olabilir.''

Hamile annedeki stres bebeğin cinsiyetini ve doğum sonuçlarını etkiliyor

Hamilelik sırasındaki anne stresinin doğumsal sonuçların yanı sıra fetal ve çocuk gelişimini de etkileyebileceği bulundu. Columbia Üniversitesi’nin yaptığı yeni bir araştırma fiziksel ve psikolojik stres türlerinin doğumun sonucunu belirlediğini ortaya koydu.

Columbia Üniversitesi Vagelos Üniversitesi Tıp Doktorları ve Cerrahları Koleji'nde tıbbi psikoloji profesörü olan doktora çalışma lideri Catherine Monk, hamile annelerdeki stresin bebekleri ve doğum sonuçlarını etkilediğini ortaya çıkaran bir araştırma yaptı.

Monk ve arkadaşları,  18-45 yaş arası sağlıklı hamile kadınlar Stres hem öznel bir deneyim hem de fiziksel ve yaşam tarzı ölçümlerinde çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğinden, anketlerden, günlüklerden ve 187 günlük fiziksel değerlendirmelerden toplanan 27 psikososyal, fiziksel ve yaşam tarzı stresi göstergesini incelediler.



Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Ekranlar çocukların beyinini yavaşlatıyor