Taytların karantinada önlenemez yükselişi

Salgın günlerinde, özellikle karantinayı partneriyle geçirenler evde şık ve bakımlı olmanın yollarını arıyor. Kot pantolonla rahat edemeyenler, pijamayla da gezmek istemeyenlerin imdadına çeşit çeşit taytlar yetişiyor. Global moda araştırma şirketi Lyst'in paylaştığı verilere göre, Nisan ayında küresel anlamda tayt satışları yüzde 18 oranında arttı. Peki tayt moda dünyasına nasıl girdi, nasıl gelişti, günümüze nasıl erişti? İşte cevapları! / Neslihan Arslan

27 Nisan 2020, Pazartesi 16:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Çiçekli elbiseler rafa kalktı

Çiçekli elbiseler rafa kalktı

Karantina koşullarında olmasaydık, muhtemelen Nisan ayı sonunda çiçekli elbiseler, mayolar, bikiniler, düğün aksesuarları ve sandalet siparişlerini vermiş; kargo yolu gözlüyor olacaktık. Yazın en güzel havalarda en güzel ayakkabılarımızla cıvıl cıvıl elbiseleri kombinleyip güneşin batışını bekleyecektik. Ancak korona virüsle birlikte evdeki hesap çarşıya uymadı evlere tıkıldık.

İyi haberler var

İyi haberler var

Evde hem rahat edip hem şık olamk isteyenler, özellikle spor çalışmalarına ağırlık verenler alışveriş sitelerinin 'tayt' sekmesine akın etti. Öyle ki Global moda araştırma şirketi Lyst'in paylaştığı verilere göre, Nisan ayında küresel anlamda tayt satışları yüzde 18 oranında arttı. İyi haber, sürdürülebilir çevreci giysi satışları, tüm zamanların en yüksek noktasına ulaştı. 

Kotların yerini tayt aldı

Kotların yerini tayt aldı

Tayt normalde daha çok spor aktiviteleri için giyilirken, -Instagram etkisi olacak- spor yaparken şık görünme kaygısı artınca, taytlar baş tacı oldu. Gardropların en güzel köşelerinde 2000'ler başı ve 90'ların aksine, kotların yerini taytlar aldı. Peki neden? Çünkü karantinada evde geçirdiğimiz süre boyuna hareketsiz kalıyoruz. İnsanlar normal bir günde harcadıkları enerjiyi şimdi evde yakmak için spora yöneliyor. Her tür spor en rahat hangi kıyafetle yapılır? Elbette tayt!


 

En önemlisi...

En önemlisi...

Yani hem evin içinde rahat edilmesi, hem de ani bir Zoom toplantısına katılabilmek açısından, taytlar en ideali olabilir. Kolay yıkanıyor, her vücut tipine uygun, her şeyle kombin ediliyor... Daha da önemlisi, esnek yapısı sayesinde kilo alınsa da küçük gelmiyor, giymeye devam edilebiliyor. Karantina günlerinde atıştırmalığı abarttığımız günlerde en önemlisi de bu. 

Şaşırtmadı!

Şaşırtmadı!

Peki taytlar hayatımıza nasıl girdi? İlk olarak sinemanın unutulmaz yüzü Audrey Hepburn, 1957 yapımı Funny Face filminde giydi. Ancak aklınıza günümüzdeki gibi tüm vücudu saran daracık taytlar aklınıza gelemsin. Bu tayt, bilek üstünde, vücudu tam sarmayan ancak bol da olmayan bir pantolon türüydü. 

Madonna'nın emrine âmâde!

Madonna'nın emrine âmâde!

Ardından moda endüstrisi sazı eline aldı, daha çok spor kıyafetleri kategorisinde çok daha dar ve esnek taytlar üretmeye başladı. 80'lerde ise, Madonna'nın emrine amâdeydi. Tesadüf değil, 80'ler aerobik ve jimnastiğin altın yıllarıydı da aynı zamanda. 

Daha uzun hayatımızda gibi

Daha uzun hayatımızda gibi

90'larda kot pantolon 'yüzünden' yaşanan bir boşluğun ardından, 2000'lerde Lindsay Lohan'lar ve Paris Hilton'ların ışıl ışıl, parıltılı kombinleriyle yeniden girdi hayatımıza. Şimdi ise, Gigi Hadid'inden tut, Kendall Jenner'ına, Kate Moss'una kadar herkes; yoga derslerinde, brunch'larda, hatta iş toplantılarında, hatta hatta gece dışarı çıkarken bile giyiyor. Şayet 2020'deki pandemi döneminde edindiğimiz alışkanlıkları devam ettirirsek, taytları daha uzuuuun yıllar giyecekmişiz gibi görünüyor. 

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İlk online date'iniz için 4 saç modeli