The Last of Us Part II inceleme – Tam bir şaheser

The Last of Us Part II inceleme – Tam bir şaheser

Çok sevilen bir oyunun yenisi çıktığında hayranlarının beklentileri çok yüksek olduğu için kolayca hayal kırıklığına uğrayabilirler. Ama bahsettiğimiz oyun The Last of Us Part II ise hayal kırıklığı kelimesini aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Ellie’nin yeni macerasına artık ortak olabilirsiniz, hadi gelin bu başyapıtı hep beraber inceleyelim. Onur Binay/posta.com.tr

19 Haziran 2020, Cuma 11:37 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

The Last of Us Part II, oyunun başında kullanıcıların hafızasını tazelemek için ilk oyunda neler olup bittiğine dair bilgiler veriyor. Amerika’da, tüm dünyayı tahrip eden virüse karşı savaşan bir kaçakçı yani Joel ve o dönemde 13 yaşında olan Ellie, Salt Lake City’e doğru yol alır. Ellie’nin, hastalığa karşı bağışıklığı olduğu için orada aşı geliştirebileceğini düşünürler.

Joel, Ellie’nin riskli ameliyata girmesi ve insanlık için bu kadar büyük bir fedakârlık yapması konusunda düşüncelidir. Sonunda öfkesini yanlış yönlendirmesi sonucu paramparça ve dramatik bir son bizi beklemektedir. İlk oyunla ilgili kısıtlı bilgi vermem oyunu oynamayan kullanıcılar için daha iyi olacak. İlk oyunu oynamadıysanız oynamanızı kesinlikle tavsiye ederim çünkü hikaye bağlantıları oldukça fazla.

Hastalığın bütün insan medeniyetini yok etmesinden birkaç yıl sonra doğan 19 yaşındaki Ellie bu macera da bize eşlik ediyor. İlk Last of Us oyunundan bu yana hayatta kalanlar artık daha rahat bir toplulukta yaşıyor. Gitar çalmak, dans etmek ve yeni arkadaşlar edinmek bunlardan bazıları. Ancak, Ellie’nin başına gelen travmatik olay onu Jackson’dan çıkarıp Seattle’a intikam peşine düşmeye götürüyor.

Şehir önce ordu tarafından, daha sonra hastalık kapanlar ve son olarak da doğanın kendisi tarafından tahrip edildi. Bitkiler oto yolun içinden çıkıyor, eskimiş ve parçalanmış gökdelenler artık sadece birer beton yığını olarak görünüyor. Terk edilmiş benzinlik ve mağaza gibi yerler Ellie’nin ekipmanlarını özelleştirmek veya tamir etmek için parçalar bulmanızı sağlıyor. Bu mekanların içinden bulduğunuz şişeden susturucu yapabilir ya da makasınızı beyzbol sopasına takıp düşmanınıza daha fazla hasar verebilirsiniz. Ayrıca, bu yerler de daha önce yaşamış, çalışmış kişilerin bıraktığı notları bulabilirsiniz. Bazen bu bulduğunuz notlar size kasa şifrelerini söyleyebiliyor. İnsanoğlu tekrardan şehire indiğinde bu sefer bir milis topluluğu ve bir tarikat geliyor. Tarikatın üyeleri birbiri arasında ıslık çalarak anlaşıyor.

Oyunda molotof kokteyli atabilir, yakın çatışmaya girebilirsiniz ama aynı zamanda iyi bir şekilde saklanmanız gerekebilir. Hatta uzun çimlerin arasına gizlenip sizi bulmamaları için dua ettiğiniz anlar olacak. Last of Us serisinin amacı sizin kendi egonuzu tatmin etmek ve kendinizi güçlü sanmanız değil, Ellie ile beraber tüm bu zorlukları beraber tecrübe etmeniz. Oyunda rakipleri gizlice alt etmek biraz zor açıkçası yapay zeka güzel ayarlanmış, merminiz bittiğinde bile birbirlerine bağırıyorlar öyle düşünün. Zombileri veya askerleri alt etmeye çalışırken en iyi yolu bulmak size kalmış. Size bol şans diliyorum çünkü ihtiyacınız olacak.

Şöyle bir örnek verelim; eğer düşmanları gizlice öldürmek istiyorsanız kesinlikle susturucu silah kullanın, eğer bıçak kullanarak bunu yapacaksanız dikkatlerini dağıtmak için şişe veya bir obje fırlatın. Yakın çatışmaya girecekseniz geliştirilmiş uzun namlulu silahınızın olmasını tavsiye ederim. Bazı düşmanları özellikle “Şişkin” benzeri olanları gizlice öldüremezsiniz pompalı kullanın; “Tıkırdayan” zombileri gizlice öldürmeye dikkat edin size yaklaştıklarında yakalarlarsa direk boğazınızı koparıyorlar. Koşucular için çok fazla ayrıntıya girmeye gerek yok, sizin zevkinize bırakıyorum.

Şiddet oldukça fazla hatta rahatsız olabileceğiniz yerler bile olabilir. Sana doğru koşan enfekte olmuş birinin inlemesi ve nefesinin yakın olduğunu düşünün! Ya da vurduğunuz kişinin son nefesini verdiğini görmeniz… Bazen de yaralı olarak yerde yatan kişi onu öldüremeyeceğinizi söyleyip size hakaret ediyor. Hızlıca yap şu işi diyor, onun işini nasıl bitireceğiniz size kalmış. Ellie bir düşmana arkadan yaklaşıp boğazına bıçak soktuğunda ya da onu boğduğunda bunu asık bir suratla yapıyor, ona baktığınızda yüzündeki öfkeyi görebiliyorsunuz.

Oyundaki mimikler oldukça güzel şekilde yansıtılmış, ara sahneleri normalde geçerim, fakat The Last of Us Part II’de hepsini izledim. Bunda oyunun Türkçe olmasının da etkisi var tabi. Sanki oyun oynamıyormuşum da film izliyormuşum gibi geldi. Kısacası aksiyon ve sinematik tarafını oldukça başarılı buldum, karakterlerin duygularını kolayca anlayabiliyorsunuz.

Vücut dili ve mimikler demişken, oyun içi fiziklere de biraz değinmekte fayda var. Özellikle gelişen teknoloji ile birlikte NaughtyDog muhteşem bir iş başarmış çünkü vurduğunuz kişilerin kafası, kolu, bacağı gibi eklemleri ayrılabiliyor, hatta merminin insan vücudundan çıktığı yere kadar görebiliyorsunuz. Bazı zamanlarda bağırsakları görmek midenizi bulandırabilir.

Karakterlerin yüzündeki her yara, çizik gibi küçük detayları görebiliyorsunuz. Çatışma anında bağırdıklarında seslerinden korkuyu hissedebiliyorsunuz. Oyunu tasarlarken sanki film gibi düşünmüşler ve kocaman bir set oluşturmuşlar. Çatıştığınız çoğu karakter bile birbirine benzemiyor yani standart NPC’lerden bahsediyorum. Daha önce Red Dead Redemption 2’de böyle detaylı bir parçalanma modellemesi görmüştüm, ancak Last of Us 2 bence şu anda en iyi modellemeye sahip oyun, zaten çatışmaya girdiğinizde bana hak vereceksiniz.

Grafikler, modellemeler ve oyun mekanikleri hepsi mükemmel ama bunların dışında mükemmel olan bir şey daha var, o da oyun içindeki diyaloglar ve flashback’ler. Karakterlerin kişilik özelliklerini daha iyi anlatabilmek için ustaca flashback’ler kullanılmış.

Uzun süredir terk edilmiş bir mekana girdiğinizde karakterlerin anılarının canlanması ve birbiriyle konuşması, etrafa bakması hoş detaylar olmuş. Oyunun grafik ve teknik başarısının bu kadar ön planda olmasının anahtar faktörü de bu aslında. Her binayı buna benzer şekilde dizayn etmek de gerçekten çok emek isteyen ve zaman alan bir iş, tebrik etmek gerekiyor.

Sonuca bağlıyorum…

The Last of Us Part II, yıllar sonra ve tam da beklediğimiz gibi geldi. Oyunu almalı mıyım sorusuna verilecek cevap bence kesinlikle almalısınız. Çünkü NaughtyDog ve Sony yıllar boyunca konuşulacak bir baş yapıt oluşturmuş. Oyunu oynama sürenize göre 30-40 saat arası bir zamanda bitiyor. Genel düşünce en az 30 saat oynanabilir diyor, bence bu güzel bir rakam.

Oyunun piyasada bir alternatifi yok, bunu kesin olarak söylüyorum. Yani, böyle komple bir paketi bir araya getirebilecek bir firma vardı onlarda bunu en iyi şekilde yapmış. Oyun, orijinal formunu koruyup daha geliştirerek bize sunuldu, hikaye içindeki gidişat sizi çok şaşırtacak inanın bana.

The Last of Us Part II, PlayStation 4 için 499 TL.


Artıları

Mükemmel hikaye

Silah geliştirme için seçenekler

Grafikler ve çevre detayları

Erişilebilir opsiyonlar oldukça fazla

Türkçe dil seçeneği


Eksileri

Oyunun eksi tarafı yok arkadaşlar.



Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Evrende yalnız değiliz