Tuğba Özay: Benim gibi bir kraliçe ancak bir kralla birlikte olur

Tuğba Özay yeni şarkısı ‘İyi ki Geldin’in klibinde bir kemoterapi hastasını canlandırıyor ama aslında aşkın ve sevginin gücünü anlatmaya çalıştığını söylüyor

07 Nisan 2019, Pazar 08:30 Son Güncelleme:
A A
Tuğba Özay: Benim gibi bir kraliçe ancak bir kralla birlikte olur

■Yeni şarkınız 'İyi ki geldin' istediğiniz gibi gidiyor mu?

İstediğimden de iyi oldu. Şarkı da klip de çok içime sindi. Onun rüzgarı esiyor şu ara ve o rüzgar beni heyecanlandırıyor. Sözü müziği bana ait. Aranjesini Suat Aydoğan yaptı. Klibin senaryosunu da ben yazdım.

■ Kemoterapi tedavisi gören bir kadını canlandırıyorsunuz klipte. Fikir nasıl çıktı?

Evet ama biz aslında müthiş bir aşk hikayesi anlatıyoruz. Klip biterken de son cümle olarak “Umudun ve direncin kaynağı sevgidir” diyoruz. Özellikle kanserli hastalardan... Bu hastalıkla mücadele etmiş ya da etmekte olan insanlardan çok güzel dönüşler aldım.

■ Şarkıda“İyi ki geldin” sözünü siz aslında kime söylüyorsunuz?

Özellikle biri için söylemedim. Ama hayatımda“İyi ki gittin” dediklerim de çok, hahaha! Onlara da bir şarkı yazacağım yakında.

■ 25 yıldır modellikten televizyona, oyunculuğa kadar birçok iş yaptınız. Kendinizi marka olarak görüyor musunuz?

16-17 yaşından beri kendi paramı kazanıyorum. Benim yaşımda kariyer yolculuğuna neredeyse yeni başlayanlar var. Ama ben 25 yılı devirdim. Haliyle tabii ki bir markayım. Şu anda bir telefon açayım,anında bir ordu oluşur arkamda.






















■ Bunu neye bağlıyorsunuz?

Yapılmamış,kimsenin cesaret edemeyeceği işleri yapmama bağlıyorum. Şöyle bir ilanla karşılaştım. Çiftliğimin yakınında bir yer satılıyor, emlakçı ilana “Tuğba Özay’ın evinin yakınında” diye yazmış. Senin adını kullanarak birileri bir şey satmaya çalışıyorsa senin marka olduğun gerçeğinin en büyük kanıtıdır bu zaten.

■ Kendinize bir öz eleştiri yapsanız?

İllaki yanlış yaptığım şeyler olmuştur. Ama geldiğim noktada kendiyle,hatalarıyla, günahlarıyla ve sevaplarıyla barışmış bir insanım.

■ Peki kendinize bir konuda iltifat etseniz, ne söylersiniz?

Yalan söylemem. Çok dürüst bir insanım. Enerjim çok yüksek ve onu herkesle paylaşırım. Giyim konusunda muhteşemimdir. Çok okur ve araştırırım. Her konuda bir fikrim, söyleyecek sözüm vardır.

■ Hayatınızda biri var mı?

Sevgilim yok ama olsa da göremezsiniz. Yıllar önce “Beni el ele göreceğiniz kişi bir tek eşim olur” demiştim, öyle de oldu. Hele öyle iki günlük, üç günlük adamlarla beni sarmaş dolaş arabalarda, balkonlarda, evlerde göremezsiniz. Birlikte olacağım adamın çok büyük sınavlardan geçmesi lazım. Beni de hayranlarımı da hak etmesi lazım. Gencim,güzelim,başarılıyım ve benim hiçbir başarımın ardında bir erkek yok.

ÜNLÜ ERKEKLERLE HAYATTA İŞİM OLMAZ

■ Siz hiç ünlü birine aşık olmadınız mı?

Benim ünlü erkeklerle hayatta işim olmaz.

■ Neden?

Ben erkek egosu sevmem. Dominant bir karakterim. İpler elimde olmalı. Güç bende olmalı, beni yormamalı. Deli manyak bir tipim. Kafam atarsa ters şeyler olur. Birlikte olacağım insanın sosyal medyası da olamaz. Millet birbirine sosyal medyadan yürüyor. Gördükçe midem bulanıyor. Ben öyle her önüme gelenle bir şey yaşamam. Benim tenim değerli, nefesim değerli. Herkes bana dokunamaz. Saçımın kokusunu içine çekemez.

■ Bunları yapabilmesi için bir erkeğin ne yapması gerekiyor?

Güzel gülsün, doğal olsun, güçlü olsun... Maddiyattan söz etmiyorum ama bir duruşu olmalı. Ben yalaka tipleri, çıkarcı tipleri sevmem. Bir aurası olmalı. Kafa dengi olmalı. Çünkü benim o kadar deli dolu çılgınlıklarım vardır ki onlara ayak uydurabilmeli. Ben karşımdaki erkeğin ayaklarını yerden keserim. Hep onu söylüyorum zaten. O kadar sürprizliyim ki ben erkek olsam kadınların alayı benimdi şimdi.

■ Nasıl yani?

Akıllarını başlarından alırdım. Hepsi bana tapıyor olurdu. Ben aşk kadınıyım, aşkı hücrelerime kadar hissetmeliyim. Karşımdakinden de bunu beklerim. Ruhumun bir yanı ağırdır. Yaşadığımın bir ağırlığı olmalı. Ama bir yanım da çocuk gibidir. O yüzden karşımdakinin beni uçurması lazım. Ben uçururum çünkü. Bugüne kadar sevdiğim insan için helikopterler mi kaldırmadım, kırmızı halılar mı döşemedim. Konfetiler yağdırır, volkanlar patlatırım. Öyle bir insanım.

■ Çok büyük mesai isteyen şeyler bu söyledikleriniz...

İşte harcayacak! O işler öyle kolay değil bebeğim. Ben babamın evinde prenses gibiydim, bir erkeğin evinde de kraliçe olmalıyım. Aşka bakışım bu yani. Ama benim gibi bir kraliçenin de kralı olmalı değil mi? Öyle harem ağasıyla olacak değilim yani.

■ Yeniden evlilik planınız var mı?

Bu saatten sonra evlenirsem ancak çocuk için evlenirim. Şu anda hiç öyle bir hayalim yok. Ama “Keşke bir çocuk yapsaymışım” dediğim oluyor.

■ Peki ileride, mesela 70 yaşınızda kendinizi nasıl hayal ediyorsunuz?

Ölmez yaşarsam Ajda Pekkan gibi olurum. Bayılıyorum ona. Enerjisiyle,sahnedeki ışıltısıyla, bedeniyle, her şeyiyle o kadar muhteşem ki... Ben de onun gibi bedenime çok dikkat ediyorum. 40 yaşımdayım, asla sporumu aksatmıyorum, çok iyiyim. Ama 20 yaşındaki kızlara bakıyorum hepsinin sağı solu sarkmış. Tabii alkol,sigara...

■ Siz kullanmıyor musunuz?

Hayır kullanmıyorum. Bence bedenimizi korumak bizim Tanrı’ya olan saygımızdır.

■ Gelecekten ne bekliyorsunuz?

Dünyayı geziyorum,daha da gezmek istiyorum. Yeni kültürleri ve yeni insanları tanımayı çok seviyorum. İşim dışında bu saatten sonra tek amacım bu yani. Ruhani şeylere merak sardım. Doğayla iç içe bir hayat istiyorum. Zaten çok şükür ihtiyacımdan fazla parada pulda da gözüm yok.

RÖPORTAJ: OYA ÇINAR

oya.cinar@posta.com.tr


Sıradaki haber yükleniyor...