Türkiye'yi bırakamayınca 37 yıllık evliliği bitti

'Sevdim Seni Bir Kere', 'İkinci Bahar', 'Pervane', 'Küçük Bir Aşk Masalı' ve daha birçok unutulmaz şarkı... Özdemir Erdoğan sadece müzik yaşamı ile değil, hayatı ve anıları ile de ilginç bir isim

31 Mayıs 2015, Pazar 05:00
A A

Röportaj: Seral Cumalı

seral.cumali@posta.com.tr

Özdemir Erdoğan 17 Haziran 1940’ta İstanbul’da doğar. Dedesi Şevki Erdoğan Atatürk’ün bürokratlarındandır. Konsolosluk da yapmış olan Şevki Bey, şiire meraklıdır, oğlunun adını da Tevfik Fikret’ten dolayı Tevfik koymuştur.

Tevfik Bey memur olduğu için çok yer değiştirir. Bu nedenle oğlu Özdemir Erdoğan’ı, babası Şevki Bey’e ve annesi Münciye Hanım’a emanet eder, eşiyle görev yerlerine gider. Özdemir 10 yaşına kadar dedesi ve babaannesiyle Göztepe’deki konaklarında çok özel bir sevgi gösterilerek büyür.

Özdemir Erdoğan, müziğe ilk aşinalığını Ermeni asıllı annesinin tarafından alır. Özdemir Erdoğan bir röportajında şöyle anlatır: “Dayım Mihran Baron gece kulüplerinde piyanistti. Anneme de piyano çalmayı o öğretmiş...

Annemin piyanosunun sesini duyunca bahçede oyun oynamayı bırakıp yanına gider onu dinlerdim...” Özdemir Erdoğan 10 yaşındayken dedesi ile birlikte ilk kez sahneye çıkacak olan Zeki Müren’i izlemeye gider.

O günden sonra uzun süre evde Zeki Müren’in taklidini yapmaya başlar. 15 yaşına geldiğinde Ortaoyunu benzeri bir grup kurar arkadaşlarıyla. Taklitler, komiklikler yaparlar. Çevresinde artık popüler biridir.

Cazdan Türkçe şarkıya

Sanata bu kadar yatkınlığına rağmen bunların eğitimini almaz. 1960’ta Suadiye’deki Ticaret Lisesi’nden mezun olur. Sonra da yedek subay öğretmen olarak Adıyaman’ın Besni Araplar Köyü’ne gider. Okulun başöğretmeni olur. Özdemiroğlu askerliği sırasında basçı Eray Turgay ile tanışınca müzik hayatı bambaşka bir yöne doğru yol alır. Onun sayesinde caz ortamına girer ve bu müziği çok sever.

Gitar dersi alır. 14 Ekim 1968’de kendi orkestrasını kurar. İsmet Sıral Orkestrası’yla gittiği İsveç’te dünya cazcılarıyla tanışır. 70’ler Fecri Ebcioğlu ve Sezen Cumhur Önal’ın yabancı şarkılara Türkçe sözler yazdığı dönemlerdir. Özdemir Erdoğan o dönem Sezen Cumhur Önal’dan gelen teklife; “Türkçe sözlü şarkı mı olur” diye yanıt verir önce.

Ama Sezen Cumhur Önal ısrarlıdır; sonunda Özdemir Erdoğan’ı ikna eder. Özdemir Erdoğan’ın söylediği ‘Duyduk Duymadık Demeyin’ adlı şarkı müzik dünyasında bomba gibi patlar. Sonra diğerleri gelir... Bu dönem geride kaldığında Özdemir Erdoğan kendi unutulmaz bestelerini yapmaya başlar... Türk ezgileriyle cazı birleştirdiği müziği büyük hayran kitlesi oluşturur.

Kanseri yendi

Özdemir Erdoğan 2006’da bademcik kanseri olduğunu öğrenir. Kızı Amerika’ya gelip orada tedavi görmesini ister. Ama Özdemir Erdoğan Türkiye’de tedavi olmayı tercih eder. Ameliyattan önce oğlunun stüdyosuna kapanır ve 15 gün kayıt yapar. “Belki ölür ya da sesimi yitirirsem ardımda son bir şey bırakmak için” diye anlatır bu hareketini. Bir konser verir ve ameliyat için doktora teslim olur Özdemir Erdoğan. 7-8 ay hiç konuşamaz, 25 kilo verir. Bir yıl süren tedavi sonunda hastalığı atlatır. Bugün müzik çalışmalarına evinde devam eden Özdemir Erdoğan kitapları ve plaklarıyla sakin bir hayat yaşıyor...

Kızının eşi ölünce boşandılar

Özdemir Erdoğan en güzel aşk şarkılarını söylerken, 1966’da Ayşen Hanım’la evlenir. Can adlı bir oğlan, Fatma Yonca adında bir kızları olur. Fatma Yonca büyür ve Amerika’ya yerleşir.

Fatma Yonca’nın eşi 1999’da vefat eder. 3 çocukla kalan, vefat eden eşinin işlerini de devralan Fatma Yonca’ya destek olmak için Ayşen Hanım sık sık Amerika’ya gider. Ayşen Hanım 2003’te kızının yanına yerleşmek ister. Ancak Özdemir Erdoğan onunla aynı hayali paylaşmıyordur.

Ayşen Hanım mahkemeye sunduğu dilekçesinde Özdemir Erdoğan’ın “Ben ülkeme hizmet etmek istiyorum” diyerek Amerika’ya yerleşmeyi reddettiği için kendisinden boşanmak istediğini ifade eder ve 37 yıllık eşi Özdemir Erdoğan’dan boşanır. Özdemir Erdoğan bir röportajında şöyle der: “Bu ayrılığın ardından ilk aklıma gelen “Sevdim Seni Bir Kere, Başkasını Sevemem” adlı şarkıyı söylemek...”

Bir şarkı iki hikaye

Özdemir Erdoğan, 1985’te Sezen Aksu ile birlikte seslendirdiği ve bir keman hocası ile genç öğrencisinin aşkını anlatan ‘Küçük Bir Aşk Masalı’ şarkısı yüzünden servetini kaybettiğini anlatıyor.

Özdemir Erdoğan, “O günlerde tüm paramı açtığım müzik okuluna yatırmıştım. Müzik okulunu ailemden miras kalan Kadıköy’deki Boran Han’da açmıştım. Bu şarkıyı da o yıl söylüyordum. Şarkıdan dolay1ı kız öğrenciler benden çok etkilenmiş. Aileler de bu durumdan rahatsız oldu. Çocuklarını çektiler. Ben yanlış anlaşılırım diye okula gitmemeye başladım. Bu kez de işim battı.

Okulu kapattım, hanı satıp borçları ödedim. Cebimde 5 kuruş kalmadı. Siz bu şarkıyı keyifle dinliyorsunuz, ama bir de bana sorun. Bu aşk masalı yüzünden miras gitti, sıfırı tükettim” diyor.

Nakarat hıncal Uluç’tan

‘Küçük Bir Aşk Masalı’nı tamamlamak üzere uzun saatlerdir eve kapanmış halde çalışmakta olan Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan bir türlü istedikleri nakaratı bulup şarkıyı bitiremezler. O gün onlarla evde olan ve başka şeylerle uğraşırken bir yandan ünlü müzik ikilisinin çalışmasını takip eden gazeteci Hıncal Uluç birdenbire o meşhur nakaratı söyleyiverir ve şarkı tamamlanır: Ne olur bir an unutup kalsak, ne olur biraz rüyaya dalsak Ne olur gerçek olsa masallar ya da biz masal olsak...

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.