Türklere göre yaşlılık 65'te başlıyor

Pfizer tarafından yapılan bir araştırmada, Türk insanına göre yaşlılığın 65 yaşında başladığı ortaya çıktı

28 Mayıs 2013, Salı 13:57
A A

Pfizer tarafından Türkiye’de sağlıklı ve mutlu yaşlanmayı konu alan, bu bilinci geliştirmeyi hedefleyen "Sen çok yaşa" projesinin tanıtımı Les Ottomans Otel’de yapıldı. Toplantıda, yaşlılık, sağlıklı yaşlanma, yaşlılık atlası ve yaşlanmaya bakış açısı konularını içeren "Türkiye’nin yaşama bakış açısı" araştırmasının sonuçları da paylaşıldı. Toplantıda konuşan Pfizer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Elif Aral, "Sen çok yaşa" projesi ile insanların daha iyi ve sağlıklı yaşamak için nelere ihtiyaç duyduklarını anlamayı amaçladıklarını söyledi. Aral, proje hakkında şu bilgileri verdi: "Pfizer’in ABD’de de yürüttüğü 'Get Old’ projesini, şimdi de Türkiye’de ’Sen çok yaşa’ adıyla hayata geçiriyoruz. Projeyi, hem sivil toplum örgütleri hem de yerel yönetimlerle işbirliği yaparak çok yönlü bir şekilde yürütmeyi amaçlıyoruz. Projeyle yaşlanmaya yeni bir bakış açısı getiriyoruz. Yaşlanmanın herkes için farklı anlamlarına odaklanıyoruz. Her dönemde daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olmak için gerekli bilgileri sunmayı hedefliyoruz."

HASTA OLMA KORKUSU VAR

Aral, bir araştırma grubu ile gerçekleştirdikleri "Türkiye’nin yaşama bakışı" çalışmasının sonuçlarıyla ilgili şunları söyledi "Türkiye’nin değişik yerlerinde, 30-60 yaş arası bin 80 kişi ile görüşüldü. Araştırmaya göre, yaşlılar, çocuklarının geleceğini garanti altına almak istiyor. Yaşlılık hayatı, çocuk ve torunlara odaklanmış durumda. Hasta olmak, korkular arasında ilk sırada geliyor. Türk insanının gözünde yaşlılık 65 yaşında başlıyor. Her 3 kişiden 1’i sağlıklı yaşamın zenginlikten daha önemli olduğunu söylüyor. Halkımızın yüzde 70’i kendini olduğu yaşta, 5 kişiden 1’i de olduğundan genç hissediyor. Her 2 kişiden 1’i yaşlandığında hayatında bir değişiklik olmayacağını düşünüyor. Bu konuda erkekler kadınlardan daha endişeli. Türk halkı ölüme yaklaşmayı yaşlılık korkuları arasında en sonlara koyuyor. ’Elden, ayaktan düşmek’, günlük işlerde başkalarına muhtaç olmak ve hasta olmak, kaygılarda ilk sıralarda geliyor. Türk halkının yüzde 20’si yaşlandığında çocuklarının iyi bir hayat kurduğunu görmek, yüzde 17’si stresten uzak yaşamak, yüzde 17’si saygı duyulan biri olmayı istiyor."

GEROATLAS PROJESİ

Projede yer alan Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan da 2000 yılından beri devam ettirdikleri Türkiye Gerontoloji Atlası (GeroAtlas) projesi hakkında bilgiler verdi. Türkiye’de 2030-2040’ta, caddelerde 5 yaşındaki çocuklardan çok 85 yaşındakilerin görüleceğini belirten Tufan, geleceğin yaşlılarının, bilinçli, bilgili, organize ve politik gücünün farkında olacağını dile getirdi. Bu profilde, istekleri için çatışmaya hazır, tüketim gücü yüksek, kaliteli hizmet talep eden ve teknolojiyi anlayarak kullanan eğitimli kişilerin ağır basacağını vurgulayan Tufan, "Uzayan yaşam süreleriyle yaşlıların çoğalması farklı sorunları da beraberinde getirecek. Türkiye, Güney Kore’den sonra en hızlı yaşlanan ülkelerden biri" diye konuştu. Tufan, araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de insanların 60 yaşından sonra aile bireylerine daha yakınlaştığını aktararak, "Kardeşlere geri dönüş oluyor. Özellikle dullar kardeşlerine daha çok yakınlaşıyor. Yaşlılar, bu yaştan sonra özgürlüklerine daha düşkün oluyor. Yük olmaktan korkuyor ve kendi ayakları üzerinde durmak istiyor. Yaşam süresi artıyor. Türkiye’de şu anda 50 yaşında olanların yüzde 20’sinin 100 yaşını görmesini tahmin ediyoruz" ifadelerini kullandı.
 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.